20 Şubat 2021 Cumartesi

19 Şubat 2021 facebook notlarım

 Türkiye'nin 1 numaralı özelliği ve standardı ne biliyor musunuz; standartsız oluşu, bu da hiç güvenilir olmadığı anlamını taşıyor. Anlık örneklerle açıklayayım... Dün kapalı kavanozda zeytin aldım, 900 gram çekirdek, 100 gram zeytin çıktı. Çay aldım, hem de Filiz marka, resmen toz gibi. Vesaire. Bugün mültecilerle ilgili bir kurumun telefon numarasına ulaşmaya çalıştım, iternette bulunan telefon numaraları eski, mültecilerden numarayı elde etmek ise öğleyi buldu. Yani adım başı bir standartsızlıkla karşılaşıyorsun. Hiç kimse kalitenin, iyi hizmet vermenin, dürüst olmanın derdinde değil; herkes o anı ve kendini kurtarma derdinde. Hangi Avrupa Birliği'ne girmekten bahsediyorsunuz siz? Ben AB olsam, müzakereleri bile başlatmam.

Eskiden Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne almadıkları için üzülürdüm. Çocukluk işte. Şimdi almadıkları ve müzakereleri durdurdukları için seviniyorum. Niye mi? Çünkü Avrupa, insan hakları ve insanca yaşam için korunması gereken bir bölge. Yarın eşcinsellere idam çıkınca falan nereye sığınacağız ki? Bizim devletimiz eşcinselleri korumak yerine, sapık diye ötekeliştirip, nefrete hedef gösteriyor. Eşcinsel ve transseksüel cinayetleri, bu nefretten alınan cesaretle işleniyor işte.

Bi devlete mesaj yazıp veya telefon açıp sorar mısınız; eşcinsellere neden sapık deniliyor, neden ötekileştiriliyor, neden onlar tanınmıyor ve yasal olarak korunmuyor diye. Bana ne dediler biliyor musunuz; gündemimizde eşcinsellikle ilgili bir şey yok! 

EŞCİNSELİN OYU VAR, İSTİYOR MUSUNUZ?

İnsan günümüzdeki hobbidi hobbidi şarkılar karşısında makamsal müzikleri çok özlüyor...

Biraz önce bir fotoğrafla karşılaştım ama insanları rencide etmemek için paylaşmayacağım. Resmi-devletten bir insan gelince, vatandaşların ceketlerini düğmelemesine, ceketleri yoksa ellerini birbirine bağlayıp boyunlarını eğmelerine çok üzülüyorum. Bakınız bu bir saygı falan değil; eşitsizlik, itaatkarlık, eziklik, hatta korkmaktır. Artık böyle olmasın insanlarımız; başları dik olsun ve karşısındaki resmi kimselere karşı çok rahat olunsun, bir dertleri varsa haykıra haykıra dile getirilsin... Çok üzülüyorum bu duruma çoook! Böyle giderse biz hiçbir zaman gelişmiş bir toplum olamayız...

Devlet dediğin kendini vatandaşından üstün görmez, ona en iyi hizmeti verebilmek için daha küçük bile görmelidir, oturduğu koltuğun hakkını vermelidir. Devlet dediğin sen şusun, sen busun diye vatandaşını ötekileştirmez, kutuplaştırmaz ve bunun üzerinden iktidar planları yapmaz; devlet dediğin, tek bir vatandaşını bile diğerlerinden farklı olsa da korur. Maşallah görüyorum da, kendilerine benzemeyenler terörist ilan ediliyor, lanet okunuyor!

Ben Kürt de değilim, Ermeni de, Rum da..; YÖRÜĞÜM, yani Türk ama bu ülkenin azınlık sayılan vatandaşlarına çok büyük bir özür borcu var. ÇÜNKÜ ÖTEKİ OLMANIN PSİKOLOJİSİ ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY!

Eğer bir ülkede kargaşa varsa; o ülkede eşitlik, özgürlük ve demokrasi olmadığındandır!

Hiç düşündünüz mü, bazı sanatçılarımız, yazarlarımız, gazetecilerimiz niye yargılanıyor diye? Gerçekten bu insanların vatanlarını sevmediklerine, vatan haini olduklarına veya birilerine nezaketsizlik yaptığına inanıyor musunuz? Hükümetleri, iktidarları mizah konusu yapıyor veya eleştiriyor diye kimsenin kimseyi yargılama hakkı yoktur. Eğer yargılıyorsa, bunun sebebi acı gerçeklerdir. Hükümetlerin istediğini yapıp, milletin de buna göz yumması diye bir şey olamaz. Eğer bir şeyler eleştiriliyorsa, mutlaka gerçek payı vardır. Bu ülkede insanlar elinden geldiğince çalışıyor, her şeye rağmen vergisini ödüyor ama buna rağmen açlık sınırının altında yaşıyorsa, yönetimde bir kusur vardır ve buna rağmen bir iktidar 20 yıldır değişmiyorsa, bunun adı laiklik falan değildir. Halk seçse bile, bir yöneticinin 20 yıldır iktidarda kalma isteği bana göre hiç de normal bir şey değil. Beldiye seçimlerinde İstanbul'u CHP kazanınca iltidar partisi seçimleri yenilemiş ve tekrar kaybedince bile kaybetmeyi kabul edemeyip sözcüsünün "Hiçbir şey olmasa da bir şeyler oldu" demesini hatırlıyor musunuz? Ben de diyorum ki, bir iktidar 20 yıl koltuktan kalkmıyorsa, bizim bilmediğimiz bir şeyler oluyordur mutlaka. Seçim öncesi hiç kimse iktidar partisine oy vermeyeceğini söylüyor ama bir bakmışsın gene kazanmışlar. İstanbul seçimlerinde de daha oylar sayılmadan iktidar partisinin kazandığı açıklanmış, oy tabelası dondurulmuş, ancak CHP'nin ısrarıyla aslında kazanmadıkları ortaya çıkmıştı.

Saygı rütbeye veya statüye gösterilmemeli; saygı hak edene, karşısındakine saygı duyana gösterilmeli.

Benim anlayamadığım ve kabul edemediğim şeylerden birisi, insanların haklıyken bile güçlüden korkmaları! Oysa o güç, sizin korkaklığınızdan alınıyor. Güç yeterliliği yapanların güç yeterliliği yapmalarının arkasında da yumuşak bir karınları vardır biliyor musunuz?

İnsanlar hükümetlerden korkuyor, yöneticilerden korkuyor, Tanrı'dan korkuyor; niye ki? Bir suç mu işlediniz?

Resim ile fotoğraf arasındaki fark, resime fotoğraftan daha çok yorum katabilmenizdir. Gerçekten resim sabır isteyen bambaşka bir dünyadır...

Resim; Gregory Lİtte'a aittir...

Bugün Nükhet Duru'nun belgeseli yayınlanıyor NetFlix'te. Netflix'im olmadığı için izleyemeyeceğim. Bu belgeselin normal kanallarda yayınlanmaması, ülkemizin kültürel durumunun ve de Nükhet Duru'nun hala anlaşılamadığının göstergesidir. Oysa evende bir tane Nükhet Duru var.

Bu ülkede o kadar moktan sesleri ilahlaştırıyorlar ki, Handan Kara gibi 40-50 sene önce evrensel işler yapmış mükemmel ve şahsına münhasır sesleri kimse tanımıyor bile. Hani bal gibi diye tanımlamak gerekirse, o ses Handan Kara'dır... Ne yazık ki Handan Kara'nın plakları CD üzerine aktarılmadı... Ve gelecek kuşaklara akttarılamayacak belki de... Kara Gözlüm diyince, sadece ve sadece Handan Kara derim! 

Hayatımda duyduğum en özel seslerden biri de Zerrin Zeren'dir. Tapıyorum bu sese adeta!

Tabi bu ülkede Nur Yoldaş falan niye sevilsin değil mi? Arkada çağdaş senfonik bir müzik, nasıl bestelendiği akıl sır ermeyecek kadar muhteşem ötesi bir beste... Yani fazla geliyor anlaşılacağı üzere...

Bu albümü (Sultan- ı Yegah) baştan sona dinlememiş insan var mıdır? Bence çoktur! Bu albümü hatmeyen insanlar, lütfen müzikten anladığınızı falan iddia etmeyin!

Bu şarkıyı sıkılmadan dinleyebilir misniz ki? O kadar muhteşem ötesi ki... Dinlerken zevkten ölesim geliyor..! -Elde Var Hüzün -

Nur Yoldaş'ın, hücrelerimi ahenkle dans ettiren şarkısı! - Nagehan Bustan Faslı -

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder