17 Şubat 2021 Çarşamba

17 Şubat 2921 facebook notlarım

 EŞCİNSEL KARŞITLARININ ZEKA SEVİYESİ GERÇEKTEN DÜŞÜK MÜ ACABA?

Yobaz gerici gazete Yeni Akit, "İmamoğlu'nun yeni müdürü eşcinel hesapları takip ediyor, İmamoğlu böyle bir müdürü ne yapacak?" demiş. 

1. Bir insanın yapacağı işi, takip ettiği hesaplar eşcinsel olsa da etkilemez. Eğer öyle olsaydı, takip edilen her hesap sahibinin eşcinsel veya heterosesüel bir cinsel yönelimi vardır. O zaman "Heteroseksüel cinsel yönelimi olanların hesabını takip eden müdürler ne işe yarar?" diye sorgulamak gerekir. Artık insanın kapasitesinin, yeteneklerinin, yaptıkları işlerin cinselliklerinden bağımsız olduğunu öğrenin. Cinsel yönelim, canlının sadece cinsel dürtülerini yatıştırmak için bir yapısal özelliğidir. Onun dışında cinsel yönelim devreye girmez. Eğer heteroseksüeller her yaptıkları işe cinsel yönelimlerini karıştıryorsa işe orada başlayın, eğer ahlakçılık yapacaksanız heteroseksülelere yapın derim. Çünkü gerçekten buna daha çok ihtiyaç var! 2. Eğer eşcinsel hesap takip eden müdüre eşcinsel demek istiyorsanız, müdürler de eşcinsel olabilir, avukatlar veya milletvekilleri de, cumhurbaşkanları veya başbakanlar da... Kimin cinsel yöneliminin ne olduğunu, geri planda ne yaşadığını nereden biliyorsunuz? Tarihin bütün büyük filozofları, düşünürleri, mucitleri, liderleri vesaire eşcinsel. Eğer eşcinsellik insanın başarılı olmasının önünde bir engel olsaydı, bu kişiler çağların en önemli insanları olmazdı. İnsanın yapacağı işleri, cinsel yöneliminin eşcinsel olmasının etkilemeyeceğini düşünememek nasıl bir kapasitesizliktir çok merak eidyorum. Hani insan bu kadar geri zekalı olmayınca, her şeye eşcinsel karşıtlığının bulaştırıldığı boş ifadeleri anlayamıyor. Gerçekten homofobiklerin beyin kapasitesinden şüphe ediyorum. Araştırmalar doğru mu söylüyor acaba? Hani homofobiklerin zeka düzeyi düşük diye bir akademik bir araştırma haber olmuştu ya geçenlerde!

EŞCİNSELLİK AYIP DEĞİL AMA EŞCİNSELLİĞİ KABUL EDEMEMEK CAHİLLİKTİR!

Haberin başlığı şu. "MasterChef yarışmacısı yaptığı paylaşımla herkesi şaşırttı". Neymiş, benim aşkım rengarenk, gökkuşağı gibi sosyal medya paylaşımında bulunarak eşcinsel olduğunu anlatmak istemiş. Gerçekten dünyada milyonlarca eşcinsel varken, canlı tarihinden beri eşcinellik varken, eşcinsellik hala sizi nasıl şaşırtabiliyor? Bu şaşırma aslında homofobi-şcinsel karşıtlığından başka bir şey değil. Ünlülere ve sevilen kişilere  eşcinselliği yakıştıramamak diyeceğim ama aslında eşcinselliğin görünür olmasından, eşcinsellerin de başarılı olabileceğinden ve heteroseksüeller kadar varolabileceğinden duyulan bir rahatsızlık bu aslında. İstiyorlar ki, heteroseksüleliğe gölge düşmesin, eşcinsinseller sadece yeraltında yaşasın. Hayır, o devir bitti artık. Eşcinseller herkes kadar insanca yaşamak istiyorlar ve bunun da tek yolu görünür olmak, cinsel yöneliminden utanmadan toplum içersinde yetenekleirni göstererek başarılı olmak. Bilgisayarın mucidi gibi, 50-100 sene sonra, şunu-bunu bulan eşcinselmiş denilmek yerine, biz anımızı yaşayarak tüketmek istiyoruz ömrümüzü. Siz eşcinselliği ayıplayabilrsinz ama biz eşcineller eşcinselliğimizden utyanmıyoruz. Çünkü utanılacak bir şey yapmıyoruz. Eğer eşcinsellik size ayıp geliyorsa, bu sizin algı zayıflığınızdandır. Akıllarınızı sorgulayın derim. İtirazı olan defolsun!

Türkiye eşcinsel hakları bakımından Avrupada sonuncu. Oysa eşcinsel hakları, insan haklarıdır. Türkiye demokratik değildir!

Amerika+Avrupa eşcinsel hakları insan haklarıdır diyor, Türkiye eşcinsellik günah ve hastalık diyor! ARADAKİ FARK DEMOKRASİ!

Günah diye bir şeye inanmıyorum; haksızlık diye bir şey vardır; onun da çaresi adalettir; din değil!

Sen haksızlığı yap yap, sonra dinden bahset; adalet yerini bulmadıktan sonra ben ne yapayım günahı, sevabı!

Öte dünyanın garantisi mi var; herkese hakkı bu dünyada verilsin!

İktidara gelip de hak yiyenler kadar, bu hak yemeye sessiz kalıp destekleyenlerde suçludur! Herkesten hesap sorulmalı!

Bakanlar, başkanlar, vekilller, müdürler, yöneticiler..; bir İŞÇİden daha fazla maaşı asla ve asla haketmez! HAKETMEZ!

Çok özür dilerim ama, şansım olsaydı dine inanan insanlarla asla aynı gemiye binmezdim!

Hayvanlarla niye daha iyi anlaşıyorum; çünkü "saçma sapan" idealleri yok; sadece hayatlarını yaşıyorlar!

Hayvanlara, insanlardan niye daha çok saygı duyuyorum; çünkü onlar yaşamasını bilerek hayata insanlardan daha çok saygı duyuyorlar.

Evet insanlar yaşamasını bilmiyorlar; o ayıp bu günah diyerek hayatı birbirlerine zindan ediyorlar!

Keşke insanlar da hayvanlar kadar özgüvenli ve cesur olabilselerdi!

Demokrasi ve insan hakları konusunda Türkiye'nin bu haritada yeri yok biliyor musunuz? Biz daha yağın, şekerin hesabını yaparken, bu insanlar nasıl daha iyi yaşayabiliriz diye düşünüyorlar...

Ben dini inancı olmayan, hayata bilimsel gözlerle bakan bir insanım. Söylemlerimden rahatsız olan, arkadaşlıktan çıkartabilir.

Dine inanmayışımı anlayışla karşılayın. Ben kimseye hiçbir şey yapmadım ama din bana sen günahkarsın diyor! Bu haksızlık!

Yaradan beni yaratacak, sonra da eşcinselim diye beni günahkar ilan edecek öyle mi? Herkese akıl diliyorum!

Benim için yaratıcı doğadır, doğama da sonsuz inanıyorum, doğal ve dürüst kalarak da en büyük ibadetimi yaptığıma inanıyorum!

Dine inanıp da sahtekar olan çok insan gördüm ama ben inançsız biri olarak şu facebook dışında bile paylaştıklarım dışında gizli saklı hiçbir hayatım yok. Yani o kadar açık ve netim anlayacağınız. Gizlediğim şu olabilir; birilerine yaptığım yardımlar!

İnsan olabilmek içi iyilik, güzellik, dürüstlük, duyarlılık, anlayış, hoşgörü, eşitlik, adalet, yardımseverlik gibi erdemler şarttır ama bir enstrüman çalmak, fotoğraf resim gibi bir hobinizin olması, herhangi branşta bir spor yapmanız veya ne bileyim açıktan üniversite okuyarak bir alanda branşlaşmanız, ne bileyim hayvanlara yardım etmek vesaire, hatta hergün bir kitap okumak falan daha bir insan yapacaktır biiz diye düşünüyorum. Otomobile bineceğinize yürüyüş yapın, bisiklete falan binin de yerle kendinizi eşitleyin havalanacağınıza...

Geçenlerde bir alışveriş yaptım. Tamam tanıdığım biriydi ama gene de beni şaşırttı ve çok mutlu etti. Fazladan 20 lira vermişim, geri iade etti. Böyle insanlar çoğalsa, dünya o kadar güzelleşir ki... Buna da sevinilir mi demeyin. Gerçekten rakam küçük diye küçümsemeyin. Önemli olan kişiliktir ve bunu genele yaydığınız zaman sonuçları çok etkili olacaktır. Bakınız 20'li yaşlarımda pansiyonda çalışırken, patronum yandaki otele para bozdurtmaya gönderdi, sonra parayı alan otelci kasaya baktı, bozuk para yok dedi ama benden para almadığını iddia etti. Başımdan kaynar sular dökülmüştü. İşte böyle pislik bir dünyada yaşıyoruz. Çok soğudum ben insanlardan ve 1 lira bile dürüstlük yapan insanlarla karşılaşınca dünyalar benim oluyor...

Biliyorum dünya kötü ama saf ve iyi niyetli olanlar için daha da kötü, hatta çekilmez! Ben bu dünyaya uymak zorunda değilim!

Gezegenimizin Dünya olduğu ve insanlarının yalancı olduğu bu dünyada,  geçen yüzyılda, yani 20 yıl önce daha dijital fotoğraf makinalarının icat olmadığı, Euro'ya geçilmediği ve Mark'ın revaçta olduğu dönemde fotoğraf çekmeyi çok sevdiğim için o dönemin marka olarak en iyi sayılabilecek fotoğraf makinalarından birinin en üst modelini 2500 Mark'a almaya karar vermiştim. Fotoğrafçıya 1000(Bin) mark peşin verip, kalanını da fotoğraf makinasını teslim alırken teslim etmiştim. Ardan bir zaman geçtikten sonra satıcı bana, kendilerine peşinat parası Bin Mark'ı vermediğimi iddia etmişti İyiki de Bin lira peşinat verdiğime dair imzalı yazılı bir kağıt almıştım. İşte böyle... Başıma neler neler geldi... 25 yıl önce de buradaki beyaz eşycıya parasını peşin vererel müzik seti siparişi vermiştim. Parasını almalarına rağmen, aylarca İstanbul'a almak istediğim müzik setini sipariş vermeyip hep İstanbul'daki firmanın ellerinde olmadığı için göndermediklerini iddia etmişlerdi. Ben de İstanbul'u arayıp gerçekleri öğrenice, satıcı şube sanki kendilerini isspiyolamış gibi algılayıp bana kızmıştı ama müzik setim de akabinde teslim edilmişti... Ve bu beyaz eşyacılar, paralarını peşin alıp onlarca kişiyi kandırıp, sonra şubeleirni kapatıp gitmişlerdi...

Batı demokrasileri 100 yıl önceki homofobilerinden bile özür dilerken, bizimkiler daha doğa olaylarını falan eşcinselliğe bağlıyor, eşcinselliğe günah, hasatlık falan diyorlar! Sizce de traji komik bir durum değil mi? Aptalca bulmuyor musunuz eşcinsel karşıtlığına üretilen bahaneleri? Yoksa siz de mi onlar gibi düşünüyorsunuz? Pardon öyleyse!!!

Bir devletin en üst siyasi ve dini mercileri eşcinselleri nefrete hedef gösteriyorsa, ben bir eşcinsel olarak konuşurum elbet! Bedenimden istediğim şekilde tadarruf etme hakkı bana aittir. Eşcinselliğimi göstere göstere yaşama hakkına ve haklarımı savunma hakkına da sahibim. Bu düşüncem, idam edileceğimi bilsem de değişmez. Bakınız eşcinsellere karşı çok büyük insan hakları ihlali yapılıyor; Heteroseksüellerle aynı haklara sahip değiller. Mesela, her gün değişik birisiyle yatmak daha keyifliyken ve de birilerinin sorumluluğunu almadan yaşamak falan varken eşcinsel evliliği istediğimden falan değil ama heteroseksüellerin davulla zurnayla ilişkileirni kutsama hakları varken, eşcinselliğe ahlakçılık yapılması kusura bakmayın ama aptallıktan başka bir şey olamaz. Bu kültürel ritüeller beni zerre ilgilendirmiyor ama eşcinseller de herkes kadar eşit vergi veriyor ve vatandaşlık görevlerini üzerlerine ne kadar düşüyorsa yerine getiriyorlar ama sevdiği bir insan onun sosyal güvencesinden faydalanamıyor. Oysa heteroseksüellerin eşleri ve 10 tane çocuk yapsalar da, 10'u da sosyal haklardan faydalanıyor. Pardon siz adaletten ve demokrasiden mi bahsetmiştiniz. Biz de geriz zekalıyız sanırım!

Yaptığım en büyük hatalardan biri, TV'de çıktığı zaman bile osla Ebru Gündeş'i kapatmamaktır. O kadar irrite oluyorum ki!

Dürüst olmam gerekirse, bana dolaylı veya direkt homofobik davranan insanlara karşılaştığım zaman ortamdan uzaklaşmamamın sebebi nezaketimdendir. Yoksa o kişilerle içimden bir paylaşımda bulunmak hiç geçmiyor. Ortak arkadaşların falan birarada bir şey yapmak için ricada bulunmalarını, homofobi konusunu çok derinden hissedemememelerine bağlıyorum. Açık ve net söylüyorum; eşcinselliğe hoşgörüyle yaklaşmayan hiç kimseyle bir paylaşımda bulunmak istemiyorum. Susuyorsam, nezaketimdendir. Benden nefret edenlere karşı hiçbir şey olmamış gibi davranacak kadar ONURsuz değilim. Eğer bir insan homofobik-eşcinsellik karşıtıysa, işim olmaz o kişilerle...

Protesto bir haktır. Protestoyu bastırmaya çalışmaksa diktatörlük! Sistem istediğini yapacak, biz de yarabbi şükür mü diyeceğiz?

Hiç tartışmıyorsanız, hatta hiç kavga etmiyorsanız, hatta hatta hiç mahkemelik olmamaşsanız, kendinizi bir sorgulayın derim!

Sadece geçen yıl bile 2 mahkemelik, 1 karakolluk olayım, saymadığım sözlü kavgam olmuştur. Kafamdakileri sormayın!

Demokratik olmayan bir ülkede gerçekten huzurlu bir şekilde yaşayabiliyorsanız; ruhunuza fatiha!

Siz hiç hastaneye falan gidince sinirlenmeden eve dönebiliyor musunuz? Veya ödeme noktaları, market, sokaklar, parklar, bankalar vesaire... İstesem 10 kavgayla dönerim eve. Çünkü adım başı haksızlık ve yanlış giden bir şeyler var...

Arkadaşım diyor ki, seninle tanışmadna önce eşcisnselik nedir, eşcinsellerin yaşadığı sıkıntılar neler hiç haberim yoktu diyor. Genelde böyle zaten. Bu ülkede herkes sadece kendi derdini, kendi acısını biliyor...

Her sabah binamızın çöp kutusunun yanı da çöplük gibi oluyor. Bizim binadan çıkmıyor aslında o kadar çöp, genelde karşıdaki aparttan. Kendi çöp kutularını almışlar artık ama gene de bizim kutuya ve yanına çöp bırakmaktan vazgeçmiyorlar. Bir de sanki koca şehir panayıra çıkmış da, yemişler içmişler gibi poşet poşet çöpleri çıkıyor. Oysa benim bugün mesela demlediğim çayın posasından başka tek bir çöpüm bile olmadı. Ve her gün bir elalemin çöpünü temizlemek zorunda kalıyorum. Kimin koyduğunu görsem kafalarına kafalarına çarpacağım o çöpleri!

Önceden konuşup da bir daha asla konuşmayacağım insanlar var. Çünkü hiç kimse "Halil bana şu kötülüğü yaptı" diyemez. Bana kötülük yapanları affedemiyorum ne yazık ki. Benim de böyle bir huyum var. Kötülük yapana kötülükle cevap vermem ama silerim ve bir daha geri dönmem. Öldüklerinden haberim olsa bile asla kılım kıpırdamaz. Çünkü aşağıık kompleksi olan insanlardan temizlenmiş olur dünya!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder