Pazarlık yapmayı hiç sevmem. Çünkü alın terinin, emeğin pazrlığını yapmak çok ayıp bana göre ama insanlar da piyasanın üzerinde fiyat belirleyip üste pazarlık payı eklerlerse, pazarlık kültürü diye normalleştirilmiş bir şey oluşuyor. Oysa alış-verişin de standartını oluşturup güven sorunu yaşamasak ne güzel olurdu. Pazarlık olayı kişiliksiz bir şey bana göre.
Bir tarafta vicdan ve duyarlılık duygusunu geliştiren cennet köşe, bir yanda insana evlat sevgisi tattıran serseri Nemli halı-Namı diğer Papaz Nikol, diğer tarafta Sarı Melek ve Pedro, kalp atışım-nabzım Mayhoş Gözlü Nohut Paşa'm kucağımda, bir yanda burnumu karnına gömünce derin derin nefes aldığım oksijen kaynağım Lila kızım, Bal Kız Pırılı'ma poz verdiremedim bir türlü, Bozli de karelerden birinde, Çitoşki çekyatta, Furkiş oğlan penceredeki yuvasında, Leo geldi gitti, Fırıl kzıım ise mahallenin bütün bıçkınlarını peşine takmış vaziyette...
Bir şeyden bahsetmeden geçemeyeceğim. İçime dert olur çünkü. Badmintoncu arkadaşlarım bir ara tenise de heveslendiler ama tenis oynamak onlara badmintona göre ağır gelince, aldıkları tenis raketleri elleirnde kaldı. Ara ara satmaları için aracılık yapmaya çalıştım ama alıcılar hep düşük fiyata almak istedikleir için satmadılar. En sonuncusunda da aynı olay oldu. Ben de elimde iki tane tenis raketim olmasına rağmen, satıcıların belirlediği fiyattan iki raketi daha aldım. Şimdi inanıyorum ki, raketleri ucuza almak isteyen arkadaşlar, yeni raketlerimi görünce bize pahalı sattırmaya çalıştı, kendisi ucuza almıştır diye yanlış düşünebilirler.
Bundan 20 sene önce hiç aklınıza gelir miydi; Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazetelerinin, atv, Show, Star ve Kanal D gibi televizyon kanallarının muhafazakarlaşacağını, ahlakçı olacağını ve gericilere hizmet edeceği... Oysa bu medya organları, baskıcı devlet yayın organlarının alternatifleriydi...
Türkiye'nin yoksulluk dönemlerini de gördüm, Özal ile tüketim toplumu olduğu dönemleri bir fiil teneffüs ettim, muhafazakar iktidar ile birlikte yobazlaşma ve homofobi-eşcinsel düşmanlığı sürecini de gördüm. Hayatı her şekilde tecrübe ederek gideceğim; EŞCİNSELLİĞİN YÜKSELİŞİNİ DE GÖREREK! AHDIM OLSUN!
Ben Türkiye'de şunu da gördüm. Resmi kanalların yalan söyleyerek halkı provake ettiğini. O yüzden devlete hiç güvencim yok!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder