Bugün Dünya Lezbiyenler Günü'ymüş. Eşcinsel bir arkadaşın paylaşımını görmesem, hiç farkında bile olmayacağım. Lezbiyenlik denilen kadın eşcinselliği, kadın eşcinsellerin özgrülüğü için gerçekten üzerinde ayrıca durulması gereken bir konu. Lezbiyenlik, oran olarak erkek eşcinselliğinden düşük olmamasına rağmen hiç o kadar da görünür değil. Bunun nedenleirni hiç düşündünüz mü..?
Kadın eşcinselliğinin heteroseksit yapıyı tehdit etmediği düşünüldüğü için, heteroseksist dünyanın ve erkek egemen düzenin umrunda olmayabilir mi?
Erkek egemen dünyada, kadının namusunu erkekliğin tehdit ettiği anlayışı, lezbiyenliğin daha rahat yaşanmasını sağlamış olup ve bu rahatlığın lezbiyen hakları aktivizmine ihtiyaç hissettirmeyip görünür olmasının önünde bir engel teşkil etmiş olabilir mi?
Erkek egemen bir dünyada kadınların ikinci sınıf görülmesi, lezbiyen kadınları da hak mücadelesi konusunda baskılamış olabilir mi?
Eşcinsel hakları mücadelesinde lezbiyenlere karşı pozitif ayrımcılık adına lezbiyen kelimesinin L harfi eşcinselleri temsil eden LGBTİ kısaltmasının başına alındı. Eşcinsel derneklerde lezbiyen oluşumlara yer açıldı, sonra bağımsızlaştılar falan ama gene de istenilen çoğunlukta görünürlüğe ulaşamadılar bir türlü...
Lezbiyenlikte benim dikkatimi çeken bir nokta da şu; Lezbiyenler aşk insanları. Sanki aşk, hak hukuktan bile daha önecelikli onlar için. İkili ilişkilere uzun vadeli olması açısından erkek eşcinsellerden daha fazla önem veriyorlar gibime geliyor ve aşk/sevgili konusuna kafayı çok fazla takıyorlar. Oysa erkek eşcisnelliğinde genelde hiç de öyle değil. Giden sevgilinin bir gün yasını tutarız, ikin gün tutarız, üçüncü gün yeni erkeklere çoktan yelken açmışız... Erkek eşcinselliğini algıda kadınlaştırıyorlar ama aslında nasıl lezbiyenler ikili ilişkilerde aşka daha çok önem veriyorsa, erkek eşcinseller de aşkı seksleştiriyorlar sanırım! Yani erkek eşcinseller kadınlaşmıyorlar, sadece kadınsılaşıyorlar.
Peki lezbiyenler de erkek eşcinseller gibi daha görünür ve aktivist oalbilirler mi? Toplumun genel yapısı değişmediği sürece, aynı tas aynı hamam devam eder gibime geliyor. Ayrıca bir de şunu gözlemledim. Lezbiyenler toplum içersinde daha dikkatli davrandıkları için, erkek eşcinsellerle veya transseksüellerle görülmekten, onlarla biraraya gelmekten çekiniyorlar gibi. Yani daha homofobik gibiler. Belki yanılıyorumdur.
Af buyurun ama lezbiyenlerde hemcinsel ilişkiler toplumsal cinsiyet rolleri benimsenerek, yani kadınlık ve erkeklik rolleri benimsenerek daha fazla yaşanıyormuş gibi. Ve sorduğun zaman "biz lezbiyeniz"i kabul etmiyorlar. Biri ben erkekğim, diğeri de ben kadınım diyor; Trans kadın ve gizli erkek eşcinsellerin yaşadıları gibi. Yani bu durum-yani eşcinsel değiliz hali lezbiyenlerde daha fazla gibi.
Başka eklemek isteyen var mı?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder