6 Ekim 2020 Salı

5-6 Ekim 2020 facebook notlarım

 ADULT MÜZİĞİN ADI OSSİ MÜZİK!

Batı'da "Adult" dediğimiz "Yetişkin" pop müzik kategorisi vardır. Biz de ise pop müzik günümüzde sadece gençlere hitap eden ve çok satan anlamına gelir. Adult müziğin sanatçıyla alakası yoktur; çok genç bir sanatçı da adult tarzda müzik yapabilir. Nükhet Duru ilk çıktığından beri Adult kategoride müzik yapar mesela. Ülkemizde ne yazık ki SON DÖNEMLERDE böyle bir kategori yok gibidir (Oysa 70'lerde, 80'lerde çokmuş...). Ta ki Ossi müzik kuruluncaya kadar. Şimdi onun sayesinde 70'lerin ve 80'lerin pop sanatçılarına yaptığı çalışmalarla bunun tadına eriyoruz. Teşekkürler Hakan Eren... Adult müzik nedir diye sosracak olursanız; melodi ve armoni yapısı güçlü, genellikle balladlardan oluşan bir tarzdır. Yalnız her türü barındırır; Rock da olabilir, pop da, caz da, soul da, latin de, vesiare de... Hakan Eren son dönemlerde Saadet Sun, Bilgen Bengü, Işıl Yücesoy, Lale Belkıs, Semiha Yankı, Ayten Alpman, Gönül Yazar, Jale gibi sanatçılarımıza bu tarzda çalışmalar yapmıştır... Aslında bu tarza yatkın o kadar çok sanatçımız var ki... Ama sanırım günümüzde melodi sıkıntısı çekiyoruz...

Başarı derken eğer "like"dan veya sayfa takinbinden bahsediyorsanız, bunları başarı kıstası sayılmaz da, eğer siz de bu yüzden sevdiğiniz bir işte pes ederseniz, işte asıl başarısızlık odur. Başarı sevdiğin bir şeyi yapmak, bunun için emek vermek ve duyulan manevi hazdır. Ben bloglarımı 12 senedir 24 saat online güncelliyorum, düşüncelerimi sürekli paylaşıyorum ve ne reel olarak çok takipçim var ne de çok beğeni alıyorum ama birilerine, bir yerlerden dokunambiliyorsam, hele bir de insanlara yardımcı oluyor veya onları mutlu edebiliyorsam, Murat Övüç'ün milyonluk takip ve başarısından bu çok daha kıymetlidir. Ve yaptıklarının bir işe yaramasının bilinmesi veya takdir edilmek de gerekmiyor bunun için. Dediğim gibi insanın yaptığı işten haz uymasıdır başarı... Gerisi gerçekten hikaye!

Hayattaki en güzel mucize doğum olayıdır. Ben kedilerim sayesinde buna onlarca defa şahit oldum. Melek kızım bugün beşinci doğumun gerçekleştirdi ve doğum esnasında kedilerime yardımcı olurkanki manevi hazzımı hiçbir şeyle ölçemem. Onlara karşı çocuklarımmış gibi sorumluluk hissetmem, acılarını en derinden yaşamam konularına girmek bile istemiyorum... Bu yıl sanırım 30'dan fazla yavru doğdu ve doğal seleksiyon diye bir gerçek var ne yazık ki... Şu andaki evde 30 kedinin sorumluluğu bu yıl beni kedilerimi kısırlaştırtmayı düşündürdü ama zaten vicdanen hiç istemiyorum da, bir de bu doğum mucizesine şahit olmaktan vazgeçmek de ayrıca düşündürücü bir şey...

LGBTİ Aile oluşumları homofobik mi?

Türkiye'deki LGBTİ aile oluşumlarına bakarsak, aktivizmleri ve sosyal medya üzerindeki paylaşımları genellikle transeksüellikle alakalı oluyor; hiç eşcinsellik olmuyor. Sanki transseksüellik, cinsel yönelimiyle barışamamış eşcinsellik tezini onaylıyorlar gibi.

İçinde yaşadığımız erkek egemen kültürün etkisi kendini cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konusunda da gösteriyor. Mesela erkek eşcinselliğinin cinsel yönü LGBTİ ailelerini de rahatsız ediyor. LGBTİ'lerin toplumsal varoluşlarında da aileler transseksüel çocuklarına daha bir sahip çıkıyorlar. Çünkü heteroseksizmin ikili cinisyet kalıbına transseksüellik daha çok uyuyor ve heteroseksizmi daha az tehdit ediyor. Heteroseksizm ve aileleri özellikle trans erkeklikten hiç rahatsız olmuyor gibi bir şey. Çünkü heteroseksizm erkek cinisyetçiliği olduğu için, kadınların erkek gibi olması da erkekliğin namusuna zeval getirmediği için daha bir takdir edilesi oluyor. Yani kadınların erkek gibi olması övünülecek bir unsur teşkil ediyor.

Transseksüeller, eşcinsellerden daha çok nefret saldırsına ve cinayetine kurban gidiyor deniyor ama aslında işin aslı öyle değil. Nefret saldırısna maruz kalan transseksüeller genellikle seks işçisi oluyorlar. Oysa erkekliğin namusu makat olduğu için, erkek eşcinselliği daha çok nefrete maruz kalıyor, daha çok aşağılanıyor ve dışlanıyor... 

Erkek eşcinselliğinin bu kadar görünür olmasının ve rahat olmasının sebebi, transseksüellerden daha az nefrete maruz kaldıkları için değil, kimliklerinin arkasında daha cesur durabildikleri ve mücadeleyle kazanılmış bir hak söz konusu olduğu içindir.

""LUT KAVMİ NE YAA? SAÇMALAMAYA DOYMADINIZ Bİ' GİTTİ!

Ne kadar geri cahilce... Tanrı "Lut Kavmi"ni eşcisnellik yüzünden cezalandırmış da... (Gerici gazetelerde neredeyse hergün bu tarz yazılarla karşılaşıyoruz, bugün olduğu gibi).  Günümüzde doğal afetlerin Tanrı'nın eşcinsellere ceza olarak verildiğine inanılması gibi. İsteyen istediği şeye inanabilir ama insanları kendi inandığın hurafelere zorlamak aptallıktan başka bir şey değildir. Hangi akıllı inanır ki buna? Senin inancın benim eşcisnel varoluşumu karşılamadığı gibi, varoluşuma engel de teşkil ediyor. İşin en üzücü tarafı da bu tarz hurafik düşünen inanların üniveristelerde akademisyen, ülke yönetiminde en yetkili kişiler falan olması.

Erkeklerin çok eşliliğini savunan Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin (GATA) başhekim yardımcısı "gerici" Dr. Ali Edizer bu kez ameliyata entariyle giremediğine isyan etmiş kıyafet inkilabını yapan Osmanlı padişahı İkinci Mahmut'u, "Kel Mahmut" diye aşağılayarak "düdük gibi pantolonu getirdi" diye eleştiriyor.

https://tele1.com.tr/gerici-bashekim-yardimcisi.../

Yeni Zelanda başkanının eşcinselleri eşcinsellikten kurtarma saçmalığı olan eşcinsel terapiyi yasaklayacağı sözü vermesine yobaz gazete Miladın manşeti: Başbakandan 'sapıkları tedavi etmeme' sözü!.. Geriz zekalı cahil yobazlar sizi!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder