Kim ne dersin, öyle veya böyle, hamgi amaçla olursa olsun eğitime de hizmet veriyor ya; benim gözümde muteberdir! Teşekkürler Gülben Ergen...
Bu şarkıyı (Panda) sanırım en çok ben seviyorum. Bana göre pop müziğimizin en yüz akı şarkı ve kliplerindendir...
Bu ülkede Gülben Ergen'in bir pop müziği sanatçısı olduğunu bilmiyorlar daha; müzik algısı o kadar zayıf işte!
Bana göre Türkiye'de yaptığı işi en ciddiye alan sanatçıdır Gülben Ergen. Çok güzel pop şarkılar söylemiştir. Bu şarkıyı, ne bileyim Sezen Aksu, Yıldız Tilbe söylese pop ketegorisinde değerlendirilir ama Gülben Ergen söyleyince pop olmuyor. Nasıl oluyor yaa? O kadar hit şarkı çıkardı ki Gülben Ergen, çünkü her albümündeki 10 şarkı da hit düzeyinde oluyor...
***
İşte diyorlar ki, Atatürk olmasaydı, Türkiye gene bu düzeyde olurdu, kadınlar milletvekili falan gene seçilirdi... Hadi yaa! İran, Irak, Suriye, Arabistan vesairede niye öyle olmuyor peki? Bakınız bu ülkede kadınlık erkekliğin güdümünden bile çıkamıyor daha. Eğer Atatürk olmasaydı, kadınlar milletvekili falan seçilmezdi bu ülkede. Laik partiler dışındaki partiler milletvekili adayı gösteriyor ve çıkarıyorsa, sadece oy toplamak için göz boyamacadır. Laik partiler dışındaki kadın milletvekillerinin, o partinin siyasi anlayışını değiştirecek bir gücü oluyor mu, yoksa sadece verilen direktifleri mi yerine getiriyor? Sizce muhafazakar paritilerden kadın Başbakan veya Cumhurbaşkanı çıkar mı? Bakınız CHP'deki Canan kaftancıoğlu'na; Kadının gücünü- bağımsız şekilde nasıl hissettiriyor. Mesela AKP'de öyle bir kadın gücü var mı? AKP'deki kadınlar sadece AKP'ye oy toplamak için varlar gibi; bağımsız bir bakış açıları var mı sizce eşitlik, özgürlük, demokrasi adına; AKP'deki kadınlar bile kadını şiddetten koruyan İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkmıyor mu? Diyebilirsiniz ki, muhafazakar partilerin amacı zaten demokrasi değil ki. İşte ben de onu diyorum; demokratik insanlar eşitlikçi ve özgrülükçü olmaz; şu anda görünür olan kadınlık da diğer partilere karşı yenilmemek için bir göz boyamaca! Yani muhafazakarlıktaki kadın görünürlüğünün sahibi de laik Atatürk-çülüktür. Çünkü laiklik muhafazakarlığı yarışa iterken, muhafazakarlığı da ucundan bucağından demokratikleştiriyor anlayacağınız...
Atatürk olmasaydı, Türkiye gene aynı Türkiye olurdu diyenleri kaale almamak gerekir. 20 yolda 200 yıl geriye gitmedik mi? Adamlar eşcinsellik günah diyor. Günah üzerinden siyaset yapma noktasında geldik. Biz 100 sene, hatta 500 sene önce günah üzerinde siyaset yapmıyorduk; Osmanlı'dan günümüzde hiçbir lider, hiçbir zaman eşcinsellik günahtır diye halka propaganda yapmamıştır. Biz son 20 yılda 200 değil, belki 500 yıl geriye gittik ama insanlar bunu içselleştirdikleri için artık normalleştirdiler ve musmutlu, demokratik, özgür, eşit ve sosyoekonomisi yüksek bir düzeyde yaşıyoruz zannedebilir. Dolar 8 lira olmuş, paramız çok değer kazandı diyenler ve buna inananlar var. Ekonomi bakanı neredeyse her gün ekonomimizin gücünden bahsediyor. İnananlar o kadar çok ki... Cumhuriyet kurulalı 100'e 3 kalmış ama biz daha açlık sınırının altında, Avrupalı'nın hayvanlarına yaptığı harcamayla geçinmeye çalışıyoruz. Avrupa'nın İkinci Dünya Savaşı'ndan-sıfır noktasından sonra geldiği düzeye bakın, bir de bize. Tabi bunu görebilmek bile bir gelişmişliktir ama biz bunu bile göremeyip, Avrupa'dan daha iyi olduğumuzu iddia ediyoruz. Yazık diyorum...
Bu ülkede insanlar hurafelere inanmak yerine, eğer her gün Atatürk'ün Nutuk eserinde tek bir sayfa okusaydı, şimdiye kadar gelişmiş bir ülke olurduk!
***
Kadınlığı, kadınları anlamakta güçlük çekiyorum. Olya Sharypova isimli kadın, tenisçi sevgilisi Alexander Zverev'den defalarca şiddet gördüğünü söyüyor, bir keresinde bayıltıncaya kadar boğazımı sıktı diyor. NEDEN? Çok aşık olduğun için mi, seni mutlu eden tarafları daha fazla olduğun için mi, "kadın" olduğun için mi, e ekomomik bağımsızlığın da var, e sen de ünlü biri sayılırsın? Ne için terk edemiyorsun senin için tehlike arzeden bir erkeği? Macerayı mı çok seviyorsun, sadist misin, ünlü olduğu için mi terkedemiyorsun, bağımlı mısın bu erkeğe, seni tehdit mi ediyor, dünyada onun ayarında başka erkek mi yok..? Haa, söyle, neden dayağını yiyiyorsun-uz böyle erkeklerin? Erkeğin şiddetini aşk ve sevgi mi sananlardansın-ız? Bana kadın olmadığın için konuşması kolay diyebilirsiniz?... Hadi ordan! Sizden alasını bilirim kadınlığın ve erkeğinin dayağını yiyip oturan böyle bir kadınlığın içine mıçayım!!!
Beeen, bana şiddet uygulayan bir insana asla saygı duymam, onunla bir daha yolum asla ve asla kesişmez ve hukuksal olarak o şiddetin hesabını sorarım... Eğer kadın isem, eğer kendime saygımı kaybetmemişsem..! Tabi böyle bir kadınlık, toplumsal kadınlık modeline uymadığı için çok marjinal geliyor değil mi bir çoğuna? Böyle kadınlar ya feminist, ya lezbiyen, ya da bir çeşit olur değil mi?
Şiddetine maruz kalıp da erkeğini terk edemeyen kadınların en büyük bahanesi çocuklar oluyor; şiddetin çocuklarda çok büyük travmalara sebep olduğunu düşünemeyecek kadar cahil misiniz? SANIRIM ÖYLE!!! Diyebilirsiniz ki, bu ülkede psikolojiyi düşünen kim, herkes ekmek derdinde; BAK O KONUDA HAKLISINIZ! E o zaman ekonomik özgürlüğünüzü erkeğe bağlamayacaksınız; içinde yaşadığınız kültür sizi çalışmadan koca parası yemeye mi koşulluyor; pardon yaa, o kültürü kadınlığın lehine dönüştürebilecek eğitim ve kapasiteniz yoktu değil mi? En önemlisi sizin ayaklarınız üzerinde durma ÇABAnız da yoktu değil mi? Haklısınız, bu dünyada her şey kadınların aleyhinde olacak şekilde kurgulandığı için, sizin yapabileceğiniz bir şey yoktu değil mi?!! UNUTMUŞUM!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder