Bana transfobik diyenler, ancak cinsel yönelimiyle barışamamış homofobik eşcinseller olabilir... Aslında transseksüellerin ne kadar tepkisini çekse de, söylediklerim birebir tecrübeye dayalı olduğu için bazı trans arkadaşlarımızın görmek, duymak istemediği, kabul edemediği gerçekler. Transseksüellikle ilgili düşüncelerimin örneklerini, bana transfobik diyenlerin karşısında konuştursam ne derler acaba? Evet, transseksüeller geçiş ameliyatından sonra gizli eşcinsellerin öznesi olmaktan çıktıkları için yalnızlığa mahkum kalıyorlar. Evet, trans konumundaki eşcinsellerle beraber olan erkekler hiçbir şekilde heteroseksüel değiller. Kimse ne kendini, ne de başkalarını boşuna kandırmasın. Transseksüellere gidenler eşcinselliğiyle barışamamış penise giden gizli eşcinsellerdir. Çünkü erkek görünümlü bir eşcinselle beraber olurlarsa, ibne diye damgalanmaktan ödleri kopuyor. O, en maço görünen, erkeğim diye horozlanan ve travestilerle, pasif eşcinsellerle beraber olanların; ben eşcinselim diyenlerden hiçbir farkları yok. Hepsi de ortamını buldular mı pasif oluyorlar. İşte bu yüzden, penisini kestiren ve ben kadınım diyen transseksüeller bir süre sonra yapayalnız kalıyorlar. Dolayısıyla aşksız kalıyorlar, hatta müşterisiz kalıyorlar. Size söylediklerim masal gelebilir ama ameliyatla penisini kestirip ben kadınım diye geçinen eşcinseller seksten zevk bile alamıyorlar. İşkenceye dönüşüyor seks onlar için. Dolayısıyla onlarla beraber olanlar da bu işkenceye ortak olmak istemiyorlar. Çünkü onlarla beraber olan erkekimsiler onlarda aradıklarını bulamıyorlar. Ne mi arıyorlar; PENİS! Trans geçiş ameliyatıyla assolist havalarına giren bir arkadaşımız, aldığı hormonlar yüzünden 120 kiloya ulaşınca, diğer trans arkadaşından, yani kestirmeyenden müşteri dilenmiş, hem de koskoca İzmir'de. Oysa trans olmadan önce Denizli'nin en güzel bir numaralı, en rağbet gören eşcinseliydi... Geçiş ameliyatı olanlar bin pişman oluyor ama iş işten geçmiş oluyor. Seksten zevk alamamak ve orgazm olamamak ne demek tahmin edebilirsiniz. Buna bir de yalnızlık ve seks işiçiliği yapamayınca yoksulluğu eklerseniz... O LGBTİ derneklerinin, trans geçiş sürecini anlatmaları falan, kendi çukurlarına herkesi düşürmek etmek istedikleri için. Şunu kafanıza iyice sokun artık; mutlu transseksüellik yoktur; sadece mutluluk oyunu oynayan transseksüeller vardır!
Duygularımızın, aşkımızın, sevgimizin, seksimizin belli bir kalıbı ve ambalajı olması şart değil. Doğanın yarattığı dışında bir bedenle mutlu olmak diye bir şey yok. Penisinizi kesitirince veya vajinanızı diktirince zevk almak, orgazm olmak diye bir şey olamaz. Mutlu olmanız için; barışın artık bedeninizle, kendinizle, eşcinselliğinizle, farklı bir şekilde varoluşunuzla. Toplumsal cinsiyetten doğuştan kadın olanlar bile hayır görmemiş, trans kadınım diyen eşcinseller mi hayır görecek?
Hayatta sadece ve sadece iki cinsiyet vardır; O da doğuştan gelen biyolojik cinsiyettir; penisli erkek, vajinalı kadın! Bir de cinsel yönelim vardır eşcinsellik veya heteroseksülelik gibi. Ok!?
Doğuştan kadın veya erkek olanların bile cinsiyet kimliğine inanmıyorum. Cinsiyet kimliği denilen şey, öğretilen ve dayatılan, dolayısıyla içselleştirilen toplumsal cinsiyet rolleri ve davranışlarından başka bir şey değildir. Ben demiyorum bunları, uzmanlar diyor.
Cinsel kimlik sadece 4 tanedir; Biyolojik erkeklik ve kadınlık, heteroseksüellik ve eşcinsellik; diğerleri ruhsal problem!
Çocuklarının transseksüelliğini destekleyen ebeveynler, erkek çocuklarının pasif ilişkiye girmesinden utanan homofobiklerdir!
Çocuğunun trans geçiş ameliyatını destekleyen bir annenin düşünceleri: Elbette çocuğumun karı gibi dötünü başını oynatmasını istemedim. Erkek mi kadın mı belli olmalıydı.Ve çocuğumuzu eşcinsellikten kurtarıp ameliytla kadın yaptırdık. Hem böylece Tanrı katında da bir yeri oldu. Tanrı bizi sınadı ve biz o sınavı başarıyla verdik!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder