2 Temmuz 2020 Perşembe

2 Temmuz facebook notlarım! Paranoya değil gerçek!

AKP sosyal medyayı yasaklayacak mıymış;bu devirde yasaklarla iktidarda kalınamayacağını öğrenemediler bi gitti.Gidişleri hızlanır!

Yandaş gazete Sabah yazarı Hilal Kaplan'a göre, eşcinsellere güvenli bir hayatı AKP tesis etmiş!

İnsanın devletine güvenememesi, bir şey olunca devletten şüphelenmesi ne kadar kötü bir gelinen nokta. Sosyal medya falan yavaşlayınca, kesin devletin işidir diye düşünüyor insan hemen! İşin en kötüsü de bunun kişilerin paranoyası değil de, gerçeğin ta kendisi olması!

KRAL ÇIPLAK, SİZ DE!
Şu dünyada para için onurunu, şerefini, haysiyetini satan, yalan söyleyen, inanmadığı şeyleri savunan, inanmadığı kişilerin yanında duran o kadar çok insan var ki... Rüzgar nereden eserse arkasın alan, kimin darısı çoksa onun tavuğu olan iki yüzlü... Aslında bu dediğim gibi olmayan o kadar az insan var ki! Gerçekten insanın karnını ağrıtıyor bu bozuk durum ve psikolojik etkiyle kusma noktasına getiriyor insanı. Biraz dürüst olalım hayata karşı artık diyorum. Psikolojimin kaldıramadığı bir insanlık süreci yaşıyorum. İnsan ne umutlarla çıkıyor yaşam yoluna ama etrafıma bakıyorum ve insnalığın durumunu gördükçe bu mu hayat diyorum. Hep bir yalan, hep bir çirkeflik, hep bir acımasızlık ve vicdansızlık, hep bir çıkarcılık... Artık normal hale gelmiş bu saydıklarım. Ve bu kirli sistemi sürdürmek için bir çaba insanlarda... Hayatta hiç kimseye, hiçbir şeye güvenim kalmadı. Ben paranoyak falan değilim, insanların güvenilir hiçbir tafaı kalmamış. Ve hala yarabbi şükür diyen bir kalabalığın olması, hayatın en acı-masız- tarafı. Yazık diyorum. Bir gün kendi canları yanınca, akıllarının geleceği başları bile kalmayacak. İnsanların savundukları şeylerin akıl ve mantıkla hiç alakası yok. Yaa insan ben ne diyorum demez mi, ağzından çıkan tutarsızlıkları falan görmez mi? Şu anda hayatta değiliz de, kötü bir masalın içindeymişiz gibi hissediyorum; çünkü bu kadarı gerçekten çok fazla. Umarım kralın çıplak olduğunu herkes bir gün görür; umarım kendileri çıplak kalıncaya kadar sürdürmezler bu yalanı...

Kadınlara ve eşcinsellere AKP döneminde güvence gelmiş. Peki neden en çok bu dönemde öldürülmüşler demezler mi adama?

"Böyle başa böyle tarak" lafını o kadar çok severim ki. Pardon o laf böyle değil miydi; siz kafanızda doğrusunu seslendirin artık!

Etrafıma bakıyorum da, o kadar gayesiz ki insanlar; acaba diyorum, bunların hepsi mi nemalanıyor sistemden?

AKP; Twitter, facebook, Youtube, İnstagram ve Wikipedia'yı sevmiyor; neden; satın alamadığı için! Kapatmakla yetiniyor!

AKP sosyal medyayı neden sevmiyor; gerçeklere tahammül edemiyor! İnsanlar da AKP'den korktukları için gerçekleri dile getiremiyor!

İnsanlar AKP'den neden korkuyor anlamıyorum. Hepsi AKP'den nemalandıkları için mi acaba diyeceğim ama yooo! Eee?!

Bir insana yanlışlarını yüzüne söylemezseniz ve dur demezseniz, yapar da yapar; bunu anlamak bu kadar zor mu?

Açıkça söylüyorum; AKP'yi bitim kadar bile sevmiyorum ve gitsin artık, GİTSİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİN!

2 TEMMUZ; 1990 Mina'da şeytan taşlamaya giden hacı adayları tünelde sıkıştı; 1426 kişi öldü. 2 TEMMUZ 1993; Sivas Madımak Oteli YOBAZLAR tarafından yakıldı. Otelde bulunan kişilerden 35'i sanatçı 37'si yanarak öldü.

Devlet neden Sivas Madımak Oteli'nden yanan 35'i sanatçı masum 37 kişinin yobazlar tarafından yakılmasını yıl dönümünde hatırlamıyor; VİCDAN BUNUN NERESİNDE?

Sivas'ta yanan sadece 37 kişi değildi; eşitlik, özgürlük ve demokrasiydi. O insanları yakanlar da sadece görüntüdeki yobazlar değildi; eşitlik, özgürlük ve demokrasiye karşı çıkan tüm zihiyetti; o yobazlar, sadece demokrasi ve laiklik karşıtlarının uzantısıydı.

Eşcinselliğe din üzerinden günah diye karşı çıkmak, akıl-mantık, bilim ve gerçek dışı dışıdır. Burada psikolojik vaka eşcinsellik değil, korkuya dayalı nefret olan ötekileştirme politikası homofobidir. Çünkü günah ne laboratuvarlarda incelenebilir, ne de akademik bazda dayanaklı bir şekilde tartışılabilir ama eşcinsellik bireylerin hissederek içinden gelen duygularla yaşadığı, kendini gerçekleştirerek mutlu olduğu ve de bu yüzden bireyin ne kendisine ne de başka birisine zararı olan bir şeydir. Bunu anlamak çok zor bir şey değil. Tabi anlamak isterseniz!

Bülent ersoy, keşke, sisteme karşı bir gün de eşcisnelliği savunsaydı!

Erol Evgin'in yıllar önce tül kadın çorabı giymesi gündem olmuş. Halil söyledi mi, Halil herkesi eşcinsel yapıyor oluyor. Bana ne ki elalemin eşcinselliğinden? Ben hissettiklerimi söylüyorum ve bir eşcinsel bir eşcinseli şıp diye anlar! Bu ülkede kim cinsel yönelimini çok rahatça açıklayabilmiş ki; evlenirsen, çocuk sahibi olursan, artık ne olursan ol..! Bir de eşcinsellerin bile, bazılarına eşcinselliği konduramama homofobisi var ya, deli ediyor beni. Eşcinsellik kötü bir şey de mi konduramıyorsunuz? Ruh hastaları!

Soner Sarıkabadayı kadar bütün şarkılarının melodisi aynı olan başka bir şarkıcı dünyada görmedim. Hiç sevmediğim Seren Serengil bile ondan daha başarılı bu konuda. Çünkü en azından seçtiği şarkılar biribirne benzemiyor ama Soner Sarıkabadayı'nın, aynı mırıltı üzerine söz yazarak kendin besteci sanıp sadece kendi şarkılarını söylemesi, müzik tarihinin en büyük vurdumduymazlığı. Birisi besteci olmadığını hatırlatmaya cesaret edemiyor mu?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder