Sırbistan hak etmedi mi şampiyonluğu; fazlasıyla. Ama ev sahibi olduğumuz bir maçta tie-break'ten maç vermek yerine kazanmak bize yakışırdı. Hem de bu kadar hasretken, hem de bu kadar sonuca yaklaşmışken. En çok canımı yakan an ise, asla unutulmaz bu an; 9-6 öndeyiz, Ebrar güzel bir servis atmışken, rakibin alamayıp bize kaçırdığı topu, Guidetti'nin oyuncularla maç esnasında konuşup dalgınlığa sebep olması ve alabileceğimiz bir sayıyı verip, buradan çorap söküğü gibi üst üste manşet alamayıp, basit hatalar ve top öldüremememiz yüzünden maçı vermemiz...
Takım adına üzülmekten öte, en çok Eda'ya üzüldüm. Bu kadar emek vermişken, bu kadar canla başla mücadele ederken... Dediğim gibi kimseyi suçlamıyorum bireysel manada ama takımda bir kopukluk vardı, birbirini tamamlayamıyordu oyuncular. Ve top öldüremiyorduk. Ama Boskovic ve Mihajlovic ellerine geçen her topu öldürüyordu.
Terzic'in ise, biz öndeyken hep hakemlerle münakaşa yaratıp oyunu durdurup soğutma taktikleriyle amacına ulaşmasını da unutmayacağım ve Fenerbahçe'den bir an önce gönderilmesini istiyorum. Öyle bir kişilikle FB adına kazanılan bir başarı içime sinmez.
İtalyan hakem Terzic ile sanki işbirliği yapmış gibiydi. Bizim sahaya müdahale ediliyor, ama hakem bizim sahamızda pas atan pasöre karşı sahaya müdahale kararı veriyor. İtalya'nın 3. olmasının acısını Türkiye'den mi çıkartıyor?
Bir de Milli Takım Türk antreörle çalışmalı diye düşünüyorum. İkincisi, yabancı oyuncu bence ligimizde bu kadar fazla olmasın ki, Yerli oyuncularımız yedekte bekletilmesin. Hande ve özellikle Gözde'yi çürüttüler!
Sırp oyuncuların her kazandıkları sayı sonrasında düşmaca tahrik edici terbiyesiz hareketlerini de unutmayacağım. Oysa hepsi de bizim ülkemizden ekmek yiyiyorlar... Boskovic de iyi ki de Türk Milli Takımı'na gelmemiş. Sırbistan'a daha çok yakışıyor bence. Meliha karakteri başka tabi; herkeste olmuyor!


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder