Bugünkü maçta aranan hücumcu nihayet Hande oldu ama diğer takımlar Hollanda gibi plaseleri yemeyebilir, aman dikkat. Eda'yı ezberledi ya tüm rakiplerimiz, Naz bugün Eda'ya kilitlenen Hollanda'yı değişik noktalarda vurmayı bildi. Naz böylece, ben varken, baş pasörüm dedi süper oyunuyla adeta. Kübra'nın blokları ve servisleri gene karşı tarafı kıran anlardı. Meliha bugün mevkisinin hakkını verdi. Eda elde var bir olarak hali hazırda zaten bir artıydı. Bir-iki top öldüremediği oldu ama sersemleten smaçları bize avantaj top olarak geri döndü...
Türkiye ile karşılaşıncaya kadar Hollanda'nın rakiplerine set vermeyip, Türkiye karşısında havlu atmasıysa, aslında Türkiye'nin grubunun ne kadar dişli olduğunun da göstergesi. İnanın Fransa ve Yunanistan bir çok takımı yenebilecek seviyede; tek şanssızlıkları Türkiye ve Sırbistan'ın, hatta Bulgaristan'ın olduğu gruba denk düşmeleriydi... Ben, özellikle Hırvatistan'ı Hollanda'dan daha güçlü buldum.
Bu turnuvadan istediğim, biraz önce de dediğim gibi Polonya ve Sırbistan'dan rövanşları alarak şampiyon olmak ve Eda'nın en değerli oyuncu seçilmesi. Çünkü Eda'nın Avrupa şampiyonu olmadan ve en değerli oyuncu seçilmeden veda etmesini istemiyorum!
Bu maçtaki İtalyan baş hakemin yanlış kararlarını ve Hollanda antrenörünün yenilgiyi hazmedemeyip anlamsız itirazlarını unutmayacağız; yazdık bir kenara. Türkiye'de ekmek yediğin günleri ne çabuk unuttun Jamie Morrison!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder