BİZ İNSNALARIN BİRBİRİMİZE KARŞI ANLAYIŞLI VE YARDIMCI OLMAYA ÇALIŞMASI GERÇEKTEN ÇOK MU ZOR? BEN 15 KEDİYE BAKIYORUM VE ONLARA BİLE BİRBİRİYLE KAVGA ETMEMELERİ, ANLAŞMALARI İÇİN TELKİNDE BULUNMAYI DENİYORUM. OYSA BİZ İNSANIZ; KONUŞABLİYORUZ, DÜŞÜNEBİLİYORUZ... Yabancılara yardımcı olmaya çalışırken, gerçekten yabancı düşmanlığının ne olduğunu öğrendim. Yabancıya yardımcı olanlara bile düşman oluyorlar biliyor musunuz? Ve beni en çok üzen de, yabancılara maaş karşılığı yardımcı olmaya çalışanların, benim gibi kişisel çabasıyla gönüllü yardımcı olmaya çalışanları kırmaları... Gün gelecek herkese yaptıklarını hatırlatacağım... Yabancılar üzerinden para kazanıyorlar, bir de yabancıları ve yabancılara yardımcı olmaya çalışan gönüllüleri üzüyorlar...
Bugün emniyette polis memurlarından biri, hiç gereği olmadığı halde sert çıkıştı ve üzdü. Hiç gereği yoktu. İnsan oraya geliyorsa, bir durum olduğu için geliyor. İnsanlık gereği yabancılara talep doğrultusunda rehber olmaya çalışıyorum Türkçe bilmedikleri için. Senin üzerine ne vazife diyebilirsiniz? Ben İNSANIM sayın seyirciler, "İNSAN"! Anlayabiliyor musunuz? İNSANlık ne demek bilir misiniz siz? Sizin hiç başınız sıkışıp yardım istemiyor musunuz birilerinden; reddedilince ne düşünüyorsunuz? Bu arkadaşımız, yani yabancı uyruklu arkadaşımız, devlet hastanesinde tedavi sonrası, ücreti ödeyemeyince, hastane yetkilileri pasaportunu rehin olarak aldılar, sonra da kaybetiler. Kayıp resmi evraklar emniyet birimine gönderildiği için, biz de bu sorunu halletmeye çalışıyoruz. Polise pasaport için gidiyoruz, karşılaştığımız tüm polisler bize yardımcı omaya çlışırken, bir tanesi yüksek ses tonuyla, tehditvari, pasaportu olmadığı için, yabancı arkadaşı ülkesine göndermek rapor tutmaktan bahsediyor. Nereden bilecekmiş kaçak olmadığını? 1 senedir burada bu arkadaş ve kaçak olsa polise pasaport için kayıp duyurusunda bulunmaya gider mi? Aslında hiçbir şey yapamaz o polis. Çünkü bu yabancının resmi olarak Türkiye'de yılda bir defa yenilettiiği ikamet hakkı var. Mülteci değil anlayacağınız. Her yıl bir yıllığına yenileterek yabancı statüsünde ikamet ediyor. Eğer gayri resmi olarak Türkiy'de bulunsa, şimdiye kadar sınır dışı edilmez miydi? Kaçak olsa elinde belgelerle devlet kurumlarında dolaşabilir miydi? Hiç tartışmak istemediğim içim, kusura bakmayın, rahatsız ettik diyerek çıktık polis şubesinde. Yani tartışsan ne olacak, üst birimlere şikayet etsen ne olacak... Evrenimden tek dileğim; beni ne yabancı konumunda bulundursun, bundan sonra da kendi ülkemde bile resmi kurumlara muhtaç etmesin; kendi çöplüğümde sessizce öleyim. Gerçekten emekli olduktan sonra elimi ayağımı çekeceğim şu kargaşadan. Köyüme gidip, sessiz sedasız insanların uzak olduğu arsalarımdan birine bir kulübe yapıp, orada yaşayacağım. Lanet olsun bile demek isteiyorum artık beni üzenlere. Değmez çünkü...
Beni hiç ağlarken gördünüz mü; hayır; birkaç defa olmadı değil. Ama bundan sonra beni ağlarken görme ihtimaliniz sıfır. Çünkü kalbimi taşa bağladım. Çünkü böyle gerekiyor; çünkü ne acizizm, ne de zavallıyım! Gururluyum ve dimdik ayaktayım! Çünkü hiç kimse benden daha güçlü değil!
Suriyelilere değil de, Suriyeliler üzerinden uygulanan çıkarcı politikaya karşı olduğumu daha önce söylemiştim. Ben Türkiye'ye ne kadar çok yabancı gelirse, o kadar çok mutlu olanlardanım. Çünkü onlar bu ülkedeki bir şeyleri düzeltebilir diye düşünüyorum! Yoksa başka türlü umudum hiç kalmadı!
Yaşasın Türkiye'deki Suriyeliler, İranlılar, Afganlılar, Özbekler, Azeriler ve tüm yabancılar. İyi ki varsınız! Sizleri seviyorum.
Birkaç yıl içersinde maddi-manevi kendimi topladıktan sonra, eşcinseller, hayvanlar ve yabancılar için dernekleşeceğim ve çatır çatır haklarını savunacağım... Onlar için barınaklar ve sığınma evleri yapmaua ÇALIŞACAĞIM; Ne kadarını kurtarabilirsem, o kadar kazançtır vicdanen benim için. Benim hayallerimi ev, araba, lüks, tatil gibi şeyler süslemiyor ne yazık ki... Vicdan denilen şeyin hakkını layığıyla vermeden ölmeyeceğim!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder