
Fenerbahçeli, Milli takım Kaptanı Eda Erdem'e bir güzelleme daha düzmek istiyorum. Vakti zamanında, Milli takım'ın son dönemdeki başarılarının kaynağının Eda Erdem olduğunu söylemiş, eğer o olmazsa yakalanan başarıların yakalanamayacağını söylemiştim. Takımın % 70'i gibi bir şey bana göre. 2018'de dünyanın en iyi orta oyuncusu seçildiği turnuva VNL'de, finalde 2 sayı ile kaybederek dünya ikincisi olmamız onun sayesindeydi ve diğer oyuncuların genç olması ve tecrübesizliği 2 sayı ile yenilgiye neden olmuştu. Bu yılki(2019) turnuvada Eda'sız 4. olabilmiştik ancak. O olsaydı, şampiyon olabilirdik kesinlikle. Çünkü hiçbir takım eski gücünde değildi ve 6'lı finallerde yer alan takımların hepsini alt turlarda yenmiştik. Olimpiyat elemelerinde kaldğı yerden devam ediyor Eda Erdem. Bir smaçör gibi takımın sayı yükünü de çekiyor ayrıca. Bugün grubun en zayıf halkalarından Çekya'ya karşı 2-0'dan maçı kaybetme riski bile doğmuştu neredeyse Eda'sız oynandığı için. Sonunda Eda maçın sonlarına doğru sahaya girdi, bir blok ve servis turuyla işi bitirdi... Bir uzun, bir kısa, bir 5 numaraya, vs. Takım arkadaşları hata yapmasa, servis turuyla maçı bile bitirebilirdi. O olduğu zaman, sahanın içinde her şey tıkırında işliyor çünkü. Bu sadece Eda'nın diğer oyunculara verdiği güven meselesi değil; takım içinde, üzerine gelen her topa karşı teknik olarak nasıl müdahale edilmesi gerektiğini bilip, bunu uygulayabilmesiyle alakalı. Bir orta oyuncunun sadece orta oyuncu olmaması gerektiğinin okulu gibi Eda adeta. Her orta oyuncu hem pasör çaprazı gibi 2 numaradan top öldürüp, hem de gerçek görevi blokörlüğü mükemmel şekilde yapamaz, hem de hem de ortadan kurşun yapamaz. Ama Eda, pasör çaprazlığı bile yapabilir-yaptı da! Eda, çok iyi pasörlük yapabiliyor-öyle böyledeğil-, Eda orta oyuncu olmasına rağmen defans yapabiliyor. Eda, geçen yıl Avrupa ve Türkiye'nin en iyi servis atan oyuncusuydu. Onu geçen 1.ve 2. sıradaki oyuncular da, Fenerbahçe'deki takım arkadaşlarıydı. Eda sadece oyuncu veya kaptan da değil, o bence çok iyi teknik direktörlük bile yapabilir. Eda'yı şu örnek çok iyi açıklayabilir. O yıl dünyanın en iyi kadrosunu grup, dünyanın en pahalı ve en iyi takımı olan Eczacıbaşı'na karşı tie-break setinde 13-7den, oradan 14-10'dan 12-16 ile blok ve smaçlarıyla takımı Fenerbahçe'yi maçı kazandırmış ve final oynayarak takımını şampiyon yapmıştı. Bana göre voleybolun değil, Türk ve dünya spor tarihinin en önemli şahsiyetlerinden birisidir Eda Erdem. Eda'yı, Erdem yapan, spor hayatı boyunca başarı çizgisinin hiç düşmeyip hep yukarıyı göstermesidir. Bir insanın bir gelişme ve çıkış, ardından düşüş noktası vardır doğa kuralları gereği ama Eda Erdem doğaya da meydan okuyor gibi. Yaş 32 ama dünyanın voleybolda dünyanın en iyisi ve oynadığı takımı sırtlayan kişi. 100 yılda bir gelir ancak böyle kişiler, karakterler. Artık Eda'nın başarısı kanıksanmış bir şey. Sürekli en yüksek seviyeden başarı olunca da o kadar dikkat çekmiyor gibi bir şey. Hani bir maçta bir oyuncu ekstra bir şey yapar ve maç onun sayesinde kazanılmış gibi yıldızlaşır ama Eda zaten sürekli ekstra işler yaptığı ve sürekli yıldızlaştğı için, insanları şaşırtmıyor artık.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder