21. yüzyıldayız, adamlar "geri zekalı zekalı", Lut kavmi mitolojisi üzerinden eşcinselliği, eşcinsellik üzerinden CHP'yi karalamaya falan çalışıyor; ne yani CHP sizin gibi eşcinsellere sahip çıkmayıp sizin gibi insanlık dışı vahşice mi davransın; inandığınız dini bile bu vicdansızlığınızla inançsızlaştırmıyor musunuz? Din senden olmayanı kötüle mi diyor? Birisi de kalkmış bana, Lut Kavmi hikayesini saçma bulduğum için, Kuran'a inanmıyor musun diyor? Elin oğlu uzaya çıkıyor, bilimsel çalışmalarla hayata ne katabilirim diye uğraşıyor, bazı kafaların sorduğu soruya bak? Ulan neye inanırsanız inanın, bundan kime ne ama hurafeler üzerinden nefret kusmanızın akıl ve mantık dışı olduğunu sahiden göremiyorsunuz değil mi? Bunlar nasıl bir şey biliyor musunuz; A demesini öğretiyorsunuz, hayatları boyunca AAAAAA diyorlar! Sonra da benden-bizden saygı ve inanç bekliyorlar. Ben sizin hurafelerinizi kabul etmek zorunda değilim bilimsel gerçekler gereği ama sizler benim eşcinselliğimme saygı duymak zorundasınız. Duymazsanız da ha'di ordan! Tınnn! Kudurun eşcinselliğe baka baka! Eşcinseller vardır, varolackalardır; sadece sizin kafanız basmıyor, o kadar!
Diğer
Oyları çaldı dediler, şu dediler-bu dediler olmadı; İstanbul'u kaybetmenin acısıyla şimdi de eşcinseller üzerinden vurmaya çalışıyorlar CHP'yi. Gerekçeleri de Lut Kavmi. Ağlasam mı, gülsem mi bilemedim hallerine! Zavallılar!
AKP'yi destekleyenler; AKP iyi olduğu için mi destekliyorlar, hayır; aynı kafadan oldukları için. CHP'ye niye karşılar; CHP kötü olduğu için mi, hayır; Gene AKP kafasından oldukları için. Kafa meselesi yani yandaşlıkları veya karşıtlıkları; iyiye veya kötüye dayalı olduğu için değil!
Ben sesin oktavına bakmam; samimiyetine bakarım, ruhuma hitap etmesine bakarım, o sesin müziği sevmesine bakarım....Her sevdiğim sesin de doğu kullanıldığı ölçüde envai zevkimin çeşitliliğyle örtüşen bir rehabilitasyonu varduır benim için. Sevdiğim seslere baktığım zaman da bunu görüyorum. Nice güçlü sesler bende bir duygu uyandırmadığı gibi, irrite bile etmiştir beni. Hatta bunla şarkı bile söylememelidirler. Mesela Nursan Torun veya Müşerref akay! Bunların en başında da Ebru Gündeş gelir. Muazzez Abacı'yı da sevememişimdir. Muazzez Ersoy'u da hiç sevmediğimi farkettim sonraları. Müzeyyen Senar'ı sevemediğimi, bundan sonra da sevmem söz konusu olmayacağı için artık çok da dile getirmek istemiyorum bunu, saygısızlık olmasın diye. Mesela Behiye Aksoy... Gerçekten hiç samimiyet yok... Sevim Tuna mesela... Bunlar o döemin cesur kadınları olabilirle ama sadece o kadar benim için... Efelenen, dayılanan sesleri sevmem ben; isyan edebiilir çığlık çığlığa ama toplumun cinsiyetçiliğini yansıtmayacak bana...Amanda Lear gibi "dönme" kalın bir sesi de sevebilirim, Yma Sumac gibi ukala bir sesi de sevebilirim, opera veya latin gırtlağını da seveblirim, kısaca her türlü sesi severim ama yeter ki bende erkek sistemin "kalınlığını" hissettirmesin. Fotoğrafını paylaştığım Nazan Şoray'ın sesi çok naif gelir mesela bana ve ondan şarkı dinlemeyi çok severim... gibi, gibi...
Ben hiçbir zaman geçmişe ne kadar güzelmiş demem. İnsana hayatın kattıklarından daha güzel bir şey olamaz. Eski fotoğraflarıma bakıyorum, hiç beğenmiyorum. O silmeye çalıştığımız çizgiler falan var ya suratımızdaki, o çizgilerin güzelliğini görememek falan körlükten başka bir şey değildir..
Aşk dahil beklemeye değecek kadar zamandan daha değerli bir şey var mıdır hayatta; YOKTUR! Gelecekler ve gideceklerdir sonuçta; elde var sen ve zaman gene HER ZAMAN!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder