30 Temmuz 2019 Salı

LGBTİ''lerin homofobiik faşizanlığına dur demek gerekiyor!

Transseksüellik neden vardır..? Doğada nasıl biyolojik erkek veya kadın olarak tanımladığımız bedenlerde karşı cinsel bir yönelim varsa, aynı bedenlerde hemcinsel bir yönelim de vardır. Yanlış bedende doğmak diye bir şey olamaz; çünkü defo olarak kabul edilen bir şey bu kadar çok olamaz. İkincisi, eşcinselliğin defolu olmakla alakası olamaz. Eşcinseller kendilerini heteroseksüeller kadar gerçekleştirebiliyorlar mı; hem de kusursuzca. Burada sorgulanması gereken, cinsiyet kimliği diye bir şeyin varolup olmadığıdır. Ve karşımıza cinsiyet kimliği olarak toplumsal cinisyet, toplumların biyolojik cinisyetlere yükledikleri erkeklik ve kadınlık rolleri çıkıyor. Bu roller ne kadar doğrudur, ne kadar gerçekçidir, ne kadar eşitlikçidir tartışılır. Cinsiyet denilen şey, heterosekssittir, heteroseksizmin-erkek egemenliğinin bir dayatmasıdır. Transseksüellik işte bu aşamada ortaya çıkıyor. Bedeniyle-kimliğiyle-doğasıyla-varoluşuyla barışamayan eşcinseller, heteroseksist toplumun dışında kalmamak için, normalleştirilmiş rollerden birini benimsiyor ve o doğrultuda bir süreç izliyor. Homofobikleşiyor bu arada. Etrafına bakıyor, eşcinsellik toplum tarafından kabul edilmeyince, eşcinselliği anormal buluyor, eşcinselliğinden nefret ediyor ve bundan kurtulmanın yollarını arıyor. Yanı başında da çocukluktan itibaren içselleştridiği heteroseksizm duruyor. Toplumsal içselleşme doğasına baskın çıkıyor. Kendisi-doğası-eşcinsel olsa dışlanacak ve toplumsal olarak gerçekleştiremeyecek kendisini, varolamayacak. Belki varolacak da, mücadele etmek yerine kolay yolu seçiyor, daha doğrusu kolayı seçtiğini ZANNEDİYOR. Ve dolayısıyla normalin ve varolma şeklinin transseksüellik olması gerektiğine kendisini inandırmaya çalışıyor. Sonucunu tartışmaya gerek bile yok. Çünkü orgazm bedenin en önemli boşalma faaliyetidir. Eğer bu gerçekleşmezse, kişiler saldırgan olur. Transseksüellik işte bu orgazm-boşalma organlarının hadım edilmesidir. Kimse kendini kandırmasın transseksüel olunduktan sonra orgazm olunduğu konusunda. Böyle bir inanç bilim dışıdır, akıl ve mantık dışıdır. Ancak toplumsal varoluş anlamında orgazm olabilir transseksüller; o da yapaydır. Çünkü transseksüeller hayatları boyunca biyolojik anlamda ne kadın ve erkek olabileceklerdir, ne de kadın veya erkek olarak kabul edileceklerdir. Onlar toplumun gözünde birer dönmedir ve transseksüeller de bu gerçeği bilmektedirler. Transseksüel denmesinden,-heteroseksüel denmemesinden rahatsız olmalarının sebebi de bu gerçektir. Onlar kadın veya erkek, ve de heteroseksül değildirler. En önemlisi de bu onları mutlu sona götürmek yerine mutsuzluğa hapsedecektir. Birincisi toplum kabul etmeyecek, ikincisi onlarla-transseksüellerle beraber olanlar gizli eşcinsellerdir. Hani transseksüellerle beraber olan-evlenecek olan-az da olsa evlenen ve kendilerini heteroseksüel olarak tanımlayan kişiler var ya, onlar resmen eşcinseldirler, eşcinselliğiyle barışamamış gizli eşcinseldirler; heteroseksüel göstermeciliği ve kandırmacılığıyla, eşcinsel ilişkiye girmektir bu. Bakınız, bir eşcinsel, karşı cinsel ilişkiye girmek istemiyorsa, bir heteroseksül de bir transseksüelle heteroseksüel başlığı altında ilişkiye giremez. Beyinsel olarak da giremez, bedensel olarak da. Mesela ben bir eşcinsel olarak kadın bedenine dokunamam; çünkü onun dokusu bir erkeğinkinden farklı; aynı şekilde bir heteroseksüel de bir erkek bedenine dokununca cinsel yönelimine ters bir şey hissedecektir. Eğer bir heteroseksüel tanımlı bir transseksüelle ilişkiye giriyorsa, o kişinin heteroseksüleliği tartışılır. İşte tam da bu noktada transseksüellliğin varoluş sebeplerindne biri olrtaya çıkıyor. Arz-talep meselesi. Eğer gizli eşcinseller olmasaydı, yani bütün eşcinseller cinsel yönelimleriyle barışık olsalardı, zaten direkt erkek bedeniyle ilişki yolunu seçerlerdi çekinmeden. Çünkü heteroseksist bir toplumda özellikle erkek eşcinseller arası ilişki yaşayabilmek çok cesaret gerektiren bir şey. Çünkü erkek bir toplumda, erkek olmamakla aşağılanmak kadar ağır bir şey yok. N'apıyor bu gizli eşcinsleler; transseksüellerle beraber oluyorlar. Heteroseksüellik başlığı altında gizli eşcinselliklerini tatmin ediyorlar. Transseksüel tanımlı eşcinseller de heteroseksüel ilişki yaşıyoruz diye kendilerini kandırıyorlar. Transseksüellerin, beraber oldukları kişilerin eşcinsel olduğunun söylenmesine sert tepki göstermelerinin altında yatan da, gerçekleri biliyor olmaları, kendilerini kandırdıklarının hatırlatılması. Çünkü bu erkek geçinenler, transseksüelere bile pasif oluyorlar veya beraber oldukları transseksüellere aktiflik yapıp başka erkeklere pasiflik yapıyorlar. Aslında ne yapıp yapmadıkları da hiç önemli değil; önemli olan kafalarının içinde neyi isteyip neyi istemedikleri. Bunu da şuraya bağlayabiliriz. Transseksüellik, eşcinsellik, aktiflik, pasiflik; hepsi lubunyalığa çıkıyor anlayacağınız. Kişileirn kendilerini tanımlamaları ve ifade şekilleri heteroseksizm paralelinde. Toplumun homofobisi de işte bu LGBTİ denilen kesimin heteroseksistçe bir yol izlemesinden. Herkes doğasına uygun eşcinselce yaşasa, eşcinsellik mutlaka kabul edilir. LGBTİ altındaki hak mücadelesinin formu da ne yazık ki heteroseksistçe ve eşcinsellere cinsiyet kimliği üzerinden bir dayatma şeklinde. Kategorileşmenin sebeni kapsayıcılık değil, cinisyetçi bir faşizanlık. Eğer bu faşizanlığa karşı doğallığı, doğal eşcinselliği, penisli kadınlığı veya vajinalı erkekliği savunursan, ihraç edilirsin o camiadan. Onlara göre eşcinsellik var, biseksüellik var, transseksüellik var, şu var, bu var. Bu prosedürler çerçevesinde bir varoluş... Çünkü bu LGBTİ denilen oluşumlar heteroseksizmi tehdit eden eşcinsellik üzerinden direkt varoluş mücadelesine cesaret edemiyor ve LGBTİ gibi kamuflaj bir varoluşun mücadelesini veriyorlar; yoksa bu dernekler varolamazlar lobiler kaynaklarını kesecekleri için. Oysa oyunun bir parçası olarak boşa kürek çekiyorlar. Oysa doğal bir varoluş sergileseler, eşcinsellik sadece bir cinsel yönelim olarak algılanacak, sadece severken ve sevişirken kullanıldığına dair bir algı da oluşunca, toplumun sadece cinsel yönelim üzerinden kabul etmesi daha kolay olacaktır eşcinselliği. Çünkü sen kafanın içinde kendini ister toplumsal cinisyetçiliğin etkisiyle, ister doğuştan nasıl hissedersen hisset, kendini kafanın içine göre nasıl tanımlarsan tanımla; penisli erkek de olabilir kadın da, vajinalı kadın da olabilir erkek de. Yaa şöyle düşünün. Mesela çok demokratik bir dünyada yaşıyoruz. Kimse kimsenin ne olduğuna ve nasıl sevdiğine, nasıl seviştiğine bakmıyor. Mesela penisli erkekler kendileirni kadın olarak da tanımlayabiliyor, erkek olarak da ve bu tanımlamalar göre kendilerini gerçekleştirebiliyorlar. Yani kendini kadın olarak tanımlayan penisli-biyolojik bir erkeğe sen nasıl kadınsın demiyor; hatta aaa ne güzel bir kadınlık diyor. Buna rağmen illa da ben penisimi kestirip, orgazm faaliyetimi sonlandıracağım der misiniz? Zaten o kadar özgür bir dünyada yaşıyor olsak, penisi kesilmiş bir kadına ne kadın gözüyle bakılır, ne de ona dönüp bakan olur. Bu düşüncelerimden sonra transseksüellerin siz bizi anlayamazsınız, biz yanlış bedende doğduk ve bedenlerinizi değiştirerek mutlu olacağız demeleri komik geliyor. Çünkü düşünceleri geniş zamanlı değil, şu anki içinde yaşadıkları heteroseksist zamana göre.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder