7 Nisan 2019 Pazar

Türkiye'ye eşcinsel hakları ne zaman gelirse, eşcinsel hakları da o zaman gelir!

Türkiye bilgi toplumu olmadığı sürece bilinçli bir toplum olamaz; dolayısıyla demokrasi de gelmeyeceği için insan hakları paralelinde eşcinsel haklarının da işi çok zor!


Türkiye'ye eşcinsel hakları öyle kolay kolay gelmez. Çünkü topluma muhafazakarlık hakim; e eşcinseller de bu toplumun bir parçası olduğuna göre. Eşcinsel olarak mağduriyet yaşamaları, onları demokratik düşünmeye sevk edemiyorbu yüzden. Yani toplumsal çoğunlukla aynı kafadanlar.

Gelgitler yaşamalarının sebebi de, doğalarıyla toplumsal yaşamlarının arasında bocalamalarından. Yani kendilerine-kimliklerine-doğalarına inanmak, doğalarını yaşamak, doğalarını savunmak, doğalarıyla barışmak yerine; içinde yaşadıkları toplumsal muhafazakar yaşama sığınmayı tercih ediyorlar eşcinsel geneli olarak. O yüzden Türkiye geneline dmokrasi, eşitlik ve özgürlük, kısaca insna hakları ne zaman gelirse; eşcinsel hakları da o zaman gelir.

Bilinçli eşcinsellerin çabası da, eşcinsellerin geneli cinsel yönelimleriyle barışıp homofobilerinden kurtulmadıkları sürece ve eşcinselliklerine inanıp bunu müdafa edemedikleri sürece; eşcinsel hakları içinde yaşadığımız tutucu süreci zorlayamaz, dönüştüremez, eşcinsel hakları adına bir kıpırdanma sağlayamaz. Hani alıcısı olmayınca, üretilen bir şeyin değeri olmaz ya, bilinçli eşcinsellerin çabası da sadece çok şey değiştirmeyebilir.

Zaten bakarsanız eşcinsellerin geneline, heteroseksizmi kendilerine uyarlayıp bilinçli eşcinselleri dışladıklarını görürsünüz. Türkiye'deki diğer bir sorun da bilinçli denilebilecek eşcinsel kesimin olmaması, olanların da sözde olup da farkında olarak veya olmayarak heteroseksizme hizmet etmesi.

Akıl ve mantık çerçevesindeki doğru ve yanlış bir tanedir-en azından milyonlarca değildir ama Türkiye'de her eşcinselin içinde yaşadığı muhafazakar yapıya göre kendini farklı darklı ifade edişine doğru dersen; bu ne doğru sayılır, ne de bu şekildeki bir doğruculuk eşcinsel haklarının insan haklarına dönüşmesini sağlar.

Tabii kültrülerdeki eşcinsellik anlayışını da, içinde yaşanılan kültürün dinamikleri oluşturuyor ve dolayısıyla evrensel bir eşcinselik anlayışının peydahlanmasına izin vermiyor da diyebiliriz.

Tabii bu evrensel eşcinsellik anlayışını kazanmamanın arkasında, eşcinsellerin ve de eşcinsel hareketine yön verenlerin küçük çıkarcı hesapları da sebep oluyor diyebiliriz. Oysa varoluş adına verilen tavizler bile, insanın kendi ayağına kurşun sıkmasından başka bir şey değildir. Kalkıp evrensel olmayan bir doğruya, o da kendince haklı diye destek verirsen; bu seni ileriye götürmez, kısıtlar sadece.

Olaylara toplumsal ve sosyolojik açıdan bakıp anlayışlı olmak başkadır, sadeece doğruların ve gerçeklerin savunulması gerektiği başka şeydir: Türkiye'de eşcinsel hareketinde elmayla armutların birbirine karışması gibi, böyle bir karman-çormanlık mevcuttur. Bu da işin içinden çıkılmaz hale gelinmesine sebep olmuştur, hala da olmaktadır.

Türkiye'deki eşcinsel hakları mücadelesinde kurallar, prosedürler güncellenemiyor; varolan şablonlara uyulmaya devam ediyor; bu da toplumun paralelinde bir eşcinsel haklarıyla sınırlı kalıyor. Yani insnalar ne kadar eşit ve özgüse, eşcinseller de 8 tık bile aşağıda kalıyor anlayacağınız!

Özetle şöyle de diyebiliriz... Türkiye bilgi toplumu olmadığı sürece bilinçli bir toplum olamaz; dolayısıyla demokrasi de gelmeyeceği için insan hakları paralelinde eşcinsel haklarının da işi çok zor!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder