Din, faşizm, tıp, aile, medya ve devlet sarmalındaki eşcinseller!
Amerika- Chicago'da zenci eşcinsel-lezbiyen bir kadın, belediye başkanı olurken ve halk tarafından sevinçle karşılanırken, Müslüman Arap bir ülke olan ve krallıkla yönetilen Brunei'de eşcinsellere taşlanarak ölüm cezası verilmesi yasası çıkartılıyor.
Müslümanlara göre eşcinsellik bir ahlaksızlık ve ateşli müslümanlar eşcinsellere idam cezasını savunuyor hangi ülkede olursa olsun, demokrasiyle yönetildiği iddia edilen Türkiye'de bile. Bakınız Yeni Akit gibi dinci gazetelere; her gün eşcinselleri hefed gösteren nefret söylemlerinde bulunuyor. Ülkü ocakları gibi milliyetçiler eşcinsellere tehditler savuruyor, sokaklara eşcinseller idam edilsin diye afişler yapıştırıyorlar. Kendini psikolog ilan eden bazı şarlatanlar da tedavi edelebileceğini iddia edip, eşcinselliği hastalık olarak lanse ediyor. Tutucu aileler eşcinsel çocuklarını doktorla, hacı-hoca üflemeleriyle değiştirmeye çalışıyor eşcinsellik günah veya hastalık diye, olmadı şiddet uyguluyor, olmadı daha da ötesi doğu bölgelerimizde aileler eşcinsel oldukları için çocuklarını öldürüyor...
Devletimiz hala eşcinsellik konusunda kılını kıpırdatmıyor sanki eşcinsellik hastalıkmış, günahmış, suçmuş gibi ve eşcinsellere yapılan mezalimi görmezlikten geliyor eşcinselliği tanımayarak, eşcinsellere yapılan saldırıları nefret suçlaıı kapsamına almayarak; bir anlamda suça ortak oluyor resmen dolaylı olarak da olsa. Göremiyor mu heteroseksüelce yasaların eşcinsellere yapılan saldırıları ve onlara karşı işlenen suçları karşılamadığını; bal gibi de görüyor ama işine öyle geliyor; Çünkü Türkiye muhafazakar (sözde)bir demokrasi! O muhafazakarlık kelimesi onları kurtarıyor, vicdanlarını rahatlatıyor olsa gerek!
Yasaları, hukuğu bir tarafa bırakın; nerde insanlık, nerede gerçek anlamda sahtekarca olmayan vicdan? Zaten demokrasi ile vicdan paralel değil mi? Vicdan varsa demokrasi de vardır, demokrasi yoksa cehalet vardır. Evet, homofobi cehaletin bir ürünüdür, akılsızlığın ve mantıksızlığın ürünüdür...
Müslümanlara göre Batı ahlaksız bir ülke. Oysa insanlara, insanca yaşama hakkını vermek mi ahlaksızlık, yoksa onları taşlayarak linç etmek mi ahlaksızlık? Size şu kadarını söyleyeyim lafı uzatmadan... Ahlak denilen şey insana, insan haklarına, insanın insanca yaşamasına saygı duymaktır; bir insanın cinsel yönelimine, kiminle nasıl sevgisini gerçekleştireceğine, SEVİŞECEĞİNE, CİNSEL İLİŞKİDE BULUNACAĞINA karışmak ve bu yüzden ona müdahale etmek, onu aşağılamak, dışlamak, ona şiddet uygulamak ve ONU ÖLDÜRMEK değildir!
Müslüman ülkelerdeki eşcinsel karşıtı olan insnaların ülkenin başında olması falan size tuhaf gelmiyor mu akıl ve mantık çerçevesinde? Şu kadarını söyleyeyim; bir ülkenin medeni olup olmadığı, o ülklenin eşcnsellere verdiği hak kadardır. Eğer bir ülkede eşcinsel hakları yoksa; o ülke karanlık, geri, yobaz, antidemokratik bir ülkedir!
Bireylerdeki homofobiyi de ben kapasiteye, kapasitesizliğe bağlıyorum. Çünkü cehalet de kapasitesizlikle alakalı bir şey; sadece eğitim, yetiştirme tarzı, heteroseksizm veya siyaset gibi çevresel faktörlerle alakalı olamaz. Homofobiklere bakıyorum da, algıları, kapasiteleri cinsel dürtüler seviyesinde. Adam vrya kadın karşı cinsten mi hoşlanıyor; dine de, aileye de, topluma da, siyasete de, tıbba da, aklınıza ne gelirse hayata dair her şeye aldığı o zevk seviyesinden-penceresinden bakıyor, doğrunun kıstası da sadece o oluyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder