Dünya-lılar hiçbir zaman "eşcinsel" olmayı göze alabilecek kadar cesur olamadı, olamaz da; "yürek" ister çünkü!
Başlık önce tırnak içindeki kelimerin orjinalleriyle idi ama facebook bunu, bu başlıkla paylaşmama izin vermedi. "t*p" ve "d*t" idi bu kelimeler.
Bir varoluş dünyasında yaşıyoruz ve insanlar varolurken heteroseksizm formülü üzerinden toplumsal cinsiyete uygun şekilde varoluyorlar; buna uymayanlar zaten marjinal olarak ötekiliştiriliyorlar. Çünkü o marjinal denilen kişiler aptal değil; doğallar, akıllarını kullanabiliyorlar. Eğer şu anki dünyada varolmak istiyorsan, kadınlığı ve erkekliği benimseyecek ve rollerini uygun şekilde oynayacaksın, mümkün olduğunca aptal olacaksın cahilliğin paralelinde, görgüsüz olacaksın, acımasız olacaksın, kibirli olacaksın, yalancı olacaksın, kaba olacaksın, kısaca tüm çirkeflikleri taşıyacaksın üzerinde. Önümde giden kadınlardan biri boğaza vermiş kendini, biri kuaföre vermiş eskittiği en açık sarı beyaza yakın saçlarıyla, genç kızın biri mıncık mıncık aşka vermiş kendini telefonda işveli işveli konuşurken...
Değişik değişik dükkanlar yolda giderken ihtiyaç gidericilikleri dışında insnaların komplekslerini tatmin etmeye çalışan; güzellik merkezleri, fitnes salonları, organizasyon şirketleir, perde dizaynır, ihtiyaçtan değil de gösterişten tıkınma noktaları-restoranlar... Bununla beraber marketler ama onlar da kapitalist hükümdarlığının birer şubesi şeklindeler. Tek hoşuma giden hayvanseverlerin yasaklanmasını istediği petshop'lar. Oysa onlar olmasaydı hayvanların ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaktık insanların hayvanlara yaşama alanı bırakmadığı dünyada; onlar da ticari düşünüyorlar ama işimize yarıyorlar sonuçta. Bakınız ben kuaföre gitmesem de olur, restorana gitmesem de olur(dj de dışarıda yemek yerken insanların sevdiği insalarla yemek yemekten hoşnut kaldığından bahsediyor; bu mudur insanlar açlık sınırında yaşarken; Power FM görgüsüz kesime mi hitap ediyor, yanlış dj seçimimi?), para verip aletli cimnasitik yapmasam da olur, perdmin bir dizaynı olmasa da olur, düğüne drneğe bile gerek var mı da organizasyon şirketlerine ihtiyaç olsun?
Kısaca insanlığın kapasitesi ölçüsünde bir kendini gerçekleştrime arenası dünya. Bunu yaparken de acımasızlığını da kullanıyor, birilerini çiğniyor, bu çiğnemenin üzerinden bencilliğiyle ego krallığını tatmin ediyor KORKAKÇA.
Kimisi İstanbul hayaliyle yaşıyor ki bana gör bir hayaller çöplüğü İstanbul; çünkü ben o hayalin ne olduğuna bakarım önce; para mı vicdan mı, arabesk mi opera mı, vesaiR? Janset de İstabul'u bırakıp bir ilçeye yerleşenlerden; çünkü nefret duygusunu yaşamak istemeden sakinliği tercih etmiş. 21 yıldır aynı erkekle aşk çerçevesinde yaşamayı ve ayrılmamayı, evlenmemiş olmaya bağlıyor. Çünkü boşanmak için evli olmak gerekiyor değil mi; açılımı; aşkı bitirmenin yolu evliliğin getirdiği baskılarla çirkinleşmektir.
HER MACERA SONUNDA YİNE YALNIZIM; ÇÜNKÜ EŞCİNSELİM!
Eğer hayata sıkı sıkı sarılmasaydım, başarılı olamazdım ve başarısız bir eşcinselin gözünün yaşına bakmayacak kadar acımasız homofobik dünya. Ama gerçekten ben takmıyorum kafayı homofobiye; dile getirmemin sebebi, insanların nasıl bu kadar basit olabildiği bu konuda. ULAN ORDA BİR DELİK VAR VE O DELİKTEN NASIL TASARRUF EDECEĞİM, ANCAK ÖRÜMCEK BEYİNLİ DOGMATİKLEİN DERDİ OLABİLİR! BU KADAR MI ELEK GİBİ BEYNİNİZ?
Ama ben açık homofobikleri, kapalı homofobiklerden daha çok severim; çünkü savunma hakkı vermiş olurlar bana arkamdan bıçaklamak yerine, arkamdan konuşmak yerine, arkamdan insanlara beni hedef göstermek yerine; kim kaybeder; bildiğim tek şey, KAYBEDİLDİĞİMDİR! Çünkü insan kendini bildikten sonra, kendine sahip çıktıktan sonra, kaybetmiş sayılmaz; bilinçli birini kaybetmektir asıl kaybetmek. Ben 007 Robenson Crusoe!
Ayrıca homofobidir benim eşcinselliğimi vareden, eşcinsel olarak beni güçlü kılan. Homofobiyi aşamamak, homofobiyle mücadele edememek diye bir şeyi asla kabul etmiyorum. Homofobiyle mücadele etmek, mesela inşaatta çalışmaktan bile milyon kat daha kolaydır! Tabi kişinin kendini bilmesi, kendi gerçeğini kabul etmesi, kendisiyle barışık olması gerekiyor bunun için.
Brezilya seçimlerini, "oğlum eşcinsel olacağına ölsün" diyebilecek kadar eşcinsel düşmanı biri olan Jair Bolsonaro kazanmış. Demek ki insanların çoğu, oğlunun eşcinsel olmasındansa ölmesini tercih edebilecek kadar aptal, beyinsiz. Evet eşcinsel karşıtlığı aptallığın verdiği bir cahilliktir ve aptalları cahiller yönetmektedir. Empati kuramayan bir insan gerçekten aptaldır. Yani hayattaki tek doğrunun kendi olduğunu sanmak ve diğer her şeyi yanlış bulmak, aptallıktan başka bir şey olabilir mi? Ulan benim içimden gelen hislerimden sana ne GERİ ZEKALI!
Fatih Aksoy da dizilerde eşcinsel karakter olmaması homofobisine dayanak bulmuş halkı göstererek; seyirciler de alkışlamış. Konuyu irdeleyen bir gazeteci de eşcinselliği komedi unsuru olarak göstermektense, dizilerde hiç eşcinsel karakterin olmamasının daha iyi olacağını söylemiş. Yani eşcinsellik yok sayılsın öyle mi? Ulan yanlış olarak bile sunulursa, varolan bir şeyin yanlışını düzeltmeye çalışırız; bu kadarda mı düşünemiyorsun geri zekalı? Sen yanlışı ahlaksız olarak sunarsın, bundan rahatsız olan biri de kalkar eşcinselliğin ahlaksızlık olmadığına dair bir rol yazar. Burada tartışılması gereken, eşcinselliğin neden sadece bir cinsel yönelim olarak sunulamadığı; sunulup sunulmadığı olmamalı.
Bir şeye daha değinmek istiyorum son olarak. Sosyal medyada da karşılaşıyorum homofobik ayrımcılıklarla. Ben ne yapıyorum; bu kişilere eşcinsel muamelesi yapınca, yani eşcinsel olduklarına dair imada bulununca nasıl tırstıklarını anlatamam. Yani gizli eşcinsel olduklaırnı ima edince, yani yaşayamayıp yaşamak istiyorsa yardımcı olabileceğimi falan ima edince... Çok da öfkeleniyorlar; belki karşılarında olsam öldürecekler! Gerçekten bu dünyada eşcinsel olmak veya eşcinsel sanılmak kadar ürkütücü hiçbir şey yok. İnsanların üzerine eşcnsel olarak yürürsen kafalarına silah doğrultmak kadar etkili oluyor inanın! Ve eşcinsellik dışındaki sosyal medya sayfalarında bana saldıranların eşcinsel çıkmasınıysa içselleştirilmiş bir homofobi olarak görüyorum!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder