25 Ağustos 2018 Cumartesi

Hücum gücümüz eksik; Eda Erdem takımın yarısı!


Voleybol ile ilgili yazılarıma eleştiri geliyor doğru tespitler yapmadığıma dair. Ben tespitlerimin arkasında hala duruyorum; çünkü veriler ortada.
Bazı oyuncularımızdan fazla beklenti içinde olmamazı gerektiğine dair o kadar çok örnek var ki. Neslihan ve Esra Gümüş de 20'li yaşlarının başındaydı Milli Takım'da, hatta Seda Tokatlıoğlu 18 yaşındaydı ama takımın dinomalarıydı. Bir insanda potansiyel varsa, 18 yaş üstü Millli Takım sürecine kadar kendini gösterir mutlaka. Tabi iyi bir antrenör bir oyuncunun geride kalmış bir yeteneğini var ise eğer, iyi bir çaba ve çalışmayla ortaya çıkartabilir ayrı mesele. Ama mesela Gözde Yılmaz 27 yaşında; daha ne kadar bekleyeceğiz? Herkes Gözde Kırdar olmayabilir. Bir de Gözde Kırdar acaba sonradan mı kendini geliştirdi, yoksa Esra Ve Natalia olduğu için sonradan mı Milli Takım'da yer bulabildi tartışılır. Ne fiziksel avantajlar yeterlidir iyi bir voleybolcu olmak için, ne de kolun çok güçlü olması. Elbette fizik ve güç en önemli unsurdur sporda ama bunun kullanılamaması doğal avantajları yok eder. Ben Hande'ye kötü oyuncu demiyorum ki; pasör çaprazı oynatılsın diyorum. Çünkü şu anki pasör çaprazımız takımımızı her zaman sırtlayamıyor. Hande Baladın benim cesaretiyle, özgüveniyle şu anda en beğendiğim genç smaçörümüz; DİYORUM Kİ, HANGİ MEVKİDEN FAYDALI OLACAKSA TAKIMA, ORADAN OYNATILMALI. BUNDA ANLAŞILMAYACAK BİR ŞEY VAR MI? EBRAR DA ÇOK YÜKSEK BİR ENERJİSİ OLAN SPORCUMUZ; EĞER İSTİKRARLI OLURSA, NEDEN TAKIMI EMANET EDECEĞİMİZ PASÖR ÇAPRAZIMIZ OLMASIN Kİ?
Gelelim hücum gücü eksikliğimize. Hücum gücümüz eksik değil de, onun için mi takımı orta oyuncularımız sırtlıyor. Genellikle sayı yükü Eda ve Zehra Güneş'de değil mi? Dünyadaki diğer takımlara bakın; GENELLİKLE sayı makineleri pasör çaprazları veya 4 numara smaçörleri değil midir? Örneğin İtalya'da Egonu, Rusya'da Gonçarova, Sırbistan'da Boskovic, Amerika'da Bartsch-Hackley, Hollanda'da Slöetjes, Kore'de Kim, Çin'de Zhu vesaire değil mi? Hande 4 numarada olduğu sürece biz Hande'den tam anlamıyla faydalanamıyoruz hücum gücü olarak. Meryem de çatır çatır bir pasör çaprazı değil. Öyle olsaydı, Eda ve Zahra'dan kat be kat skorer olması gerekmez miydi? Tabiki de Meryem'ide çok seviyor ve takdir ediyorum ama "2 numarada işte şu var, sıkışırsak sayıyı alırız" diyebileceğimiz bir çapraz değil. Biz Dünya kadınlar Ligi'nde hücum gücümüz iyi olduğu için mi şampiyon olamadık, yoksa iyi olduğu için mi?
Bu söylediklerimin nesi yanlış? Onun dışında dünkü yazımda Meliha, Şeyma, Eda, Zehra, Simge, Cansu... Herkesten övgüyle bahsettim. Sanırım Eda'nın çok iyi-komple bir oyuncu olmasını dile getirmem rahatsız ediyor bazılarını. Evet, altını kalın bir şekilde çizerek tekrar söylüyorum; Eğer Eda olmasa, bu takım % 50 gücünü kaybeder. Çok iyi oyuncu olan Zehra bile Eda gerideyken tıkanıyor. Eda olmasaydı, Türkiye Kadınlar Ligi'nde 6'lı finallere gidemezdi. Bu kadar net söylüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder