8 Ekim 2017 Pazar

Fazilet Hanım ve Kızları, Dallas'ı solladı!


Artık eskisi kadar yazmıyorum. Belki de böyle devam edecek artık. Bazen insanın yaşama heyecanı duraksayabiliyor. Etrafında olanların farkında oluyorsun ama tepki verme ihtiyacı hissetmeyebiliyorsun. Yaşam anlamlı ama, şey oluyor, yani yaşam inişleriyle çıkışlarıyla insanın duyguları, bakış açısı... İnsanın ömrünün bir süreç olması en çok etkili bu duygu hareketinde. Olgunlaşma daha sağduyulu-daha heyecansız bakabilme noktası mı? SİSTEMİN DUYARSIZLIĞI, BENİM İHMALKARLIĞIMA SEBEP OLUYOR KENDİMİN. Bazen öyle bir noktaya geliyorum ki, şu insanlarla uğraşacağıma ölürüm daha iyi diyorum. Çünkü anlamak istemiyorlar, dinlemek istemiyorlar. Çünkü duyarlılık seviyesinin çok altındalar. En zor anımda bile yalnızlığımı seviyorum; en zor anımda bile büyük yardımcımın, en iyi dostumun, tek çaremin kendim olduğumdan o kadar eminim ki. Acımı bile samimice yaşıyorum kendi başıma olduğum zaman/için. Ama bir yerden başlamak gerekecek kendime müdahaleye...

Fazilet Hanım ve Kızları'nın giriş bölümüne bakın hele..! Bugünlerde en keyif aldığım anlardan biri bu diziyi izlemek. Dizi ilk sezonda çok etkili, hatta çarpıcıydı senaryosu ve oyunculuklarıyla. Ben ikinci sezonda durağanlaşır zannetiim ama fırtına dinmek bilmiyor. Dallas'ta bile bu kadar entrika ve heyacan yokmuştur. Sen kalk baban yaşında adamla evlen, adamın kızı da senin çocuğunun babasıyla evlensin. Aynı kadına aşık erkek kardeşler olabiliyor hadi... Ama o Yasemin karakteri var ya Yasemin, bu gidişle Fazilet'in başrolünü elinden çalacak gibi. Kadın kaşıyla gözüyle öyle bir oynuyor ki... Ben Afra Saraçoğlu'nun oyuncuğunu da beğeniyorum. Güzelliğinin altında ezilmiyor artistliği. Nazan Kesal'ın altını tekrar çizersek... Nazan Kesal olmasaydı, Türk sinema-dizi dünyası % 50 eksik kalırdı. O kadar söylüyorum.

Bu arada artık dizileri TV dışında TV'nin internet sitesinden izliyorum kaçırınca işlerimden dolayı veya herhangi bir sebepten dolayı. Siyah-beyaz TV günlerinden internet TV günlerine gelmişiz kısa sürede...

Bir not daha... Avşar yapım hep keyfime göre işler yapıyor... Kırık Kanatlar en unutamadığım prodüksiyonlarından biri...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder