30 Ağustos 2017 Çarşamba

Eşcinsel mücadelem için engel teşkil eden kuru kalabalıklara ihtiyacım yok, olamaz da!


Facebook cinsel bir istismarı mağdurun ifadeleriyle paylaştığım için, kurallara aykırı bularak sayfamı bir günlüğüne paylaşımlara kapattı...
Eğer mağdurların ifadeleri müstehcen olarak değerlendirilip genel ahlaka ve kanunlara aykırı olarak değerlendiriliyorsa, sansürlenirse mağduriyetler nasıl giderilecek?
Eğer bir şey kanunlara aykırıysa, bunun sosyal medyadan önce bu ifadelerin açık bir şekilde ulusal gazetelerde kullanılmasının engellenmesi gerekmez miydi?
Sanırım birileri şikayetçi oldu. Şikayetçi olanlar da ahlakçı ve açık ve dürüst bir şekilde varolmayı hazmedemeyenlerden başkası olamaz.
Oysa ben sosyal medyadan önce de vardım, Türkiye'de eşcinsel hareket olmadan da vardrım.
Elbette konuya dair mücadele amacıyla oluşan etkileşimlerden ben de faydalandım ama bu internet çağında dış yardımcı faktörler olmadan varolamayacağım anlamına gelmez.
Türkiye'deki, hatta dünyadaki bütün oluşumlarla ve de sosyal medyaya dair veya şu anda kullanılan iletişime dair her şey ile irtibatım kesilse bile, eşcinselliğimi bir şekilde varedebilecek bir özgüvene, cesarete ve bilince sahip birisiyim.
Hele bu saatten sonra engellenmem ve durdurulmam, dahası itici güç olarak kullanabileceğim bir fırsat olabilir benim için.
Çünkü benim için yaşamak özgürlükle eş anlamlıdır. Ben ikame yaşama biçimleriyle nefes alamam.
Ve de bazıları gibi yapay cinisyetçi varoluşlarla kendimi kandıramam.
10 Haziran 1969'da doğan bende, bastırılması mümkün olmayan bir gey enerji var ve ben bu enerjiyi yaşadığım coğarafyada yaymakla mükellefim.
Bunun A şahıslarının gelmesiyle veya B şahıslarının gitmesiyle falan etkilenmesi söz konusu bile olamaz.
Gelenler zaten geldikleri gibi gittiler. Çünkü hepsi de asimilasyona müsait yapıya sahiptiler. Yani cinsiyetçilerdi ve bunun için mücadele veriyorlardı.
Oysa queer olan eşcinsellik olmasına rağmen kendin inkar edenlerle hangi hak mücadelesi kazanılabilir ki cinsiyetçilikle, heteroseksistlikle?
Türkiye'deki oluşumlara bakın, aktivist geçinenlere bakın... Hangisinin sürekliliği var; hangisi bu işe ömrünü vakfetmiş; çocuğun eşcinsel olunca veya üniversite döneminde hobi olarak veya kendini göstermek amacıyla bir basamak olarak kullanılarak yapılamaz ki eşcinsel hakları mücadelesi.
Bunun için doğa karşıtlığının canını acıtması gerekir ki, doğanı içten bir şekilde mücadele edebilesin.
Bakıyorum da aktivist geçinenlere, heteroseksizmi pekiştirerek kendi kuyularını kazıyorlar.
Yaşadığım sürece eşcinsel enerjiyi kabul ettirmek için devam edeceğim; çünkü benim varoluşum birilerine, bir şeylere bağlı değil, olamaz da.
Çünkü benim kuru kalabalıklara ihtiyacım yok!

Not: Sayfam paylaşıma kapatılmadan önce bazı ahlakçılardan, "Şikayet edip sayfan kapatılınca gününü görürsün" gibi tehditler aldığımı da belirteyim de etrafımızda ahlakçı olan ne kadar ABCDE.. harflerinin olduğu da bilinsin. Kendi gerçeklerinden kaçanlar, gerçekler hatırlatılınca ahlakçı kesiliyorlar nedense. O ahlakçılık bir gün onların canını reel olarak acıtacakır kaçınılmaz olarak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder