(Veya "aşk sekstir" kısaca)
Hayatta bazı şeyler vardır, toplumsal sebeplerden dolayı dile getirilemez. O dile getirilmeyen şeylerin bize hissettirdiklerini de topluma uygun şekilde ve ahlak çerçevesinde tanımlarız. Uzatmayacağım. Muhafazakar toplumlarda mesela seks yaparız, aşk yaşadık zannederiz ve de bize hissettirdiği güzel duyguların adına toplumun kabul edeceği şekilde aşk deriz.
Seks olmasa aşk yaşanır mı peki? Deli divane aşık olduğunuz kişiyle asla seks yapmayacak olsanız, o aşkın ömrü ne kadar sürer, ondan da önce aşk diye bir şey olur mu acaba? Seks yapma ihtiyacımız doğuyor ve bunu giderebileceğimiz birisiyle karşılaşınca aşık olduğumuzu zannediyoruz.
Seksin adı aşk olmasa, seks bitince aşk biter mi? Aşk bitti deniyor, oysa seks heyecanı kalmıyor. Bazıları kendini kandırabilir bizim aşkımız hiç bitmedi diye. Seksten sonraki alışkanlıklara aşk diyorsanız sizin bileceğiniz bir şey.
Kanımızın deli aktığı, yani seks hormonlarımızın güçlü olduğu dönemlerde aşkımızla yanıp yıkılmamızın sebebi de bundan.
Ayrılıkların olmasının sebebi de seks yetersizliklerinden. Seksin süper yaşandığı dönemlerde neden ayrılık olmuyor? Belli bir yaşa, seks gücünün azaldığı ve bittiği döneme kadar birbirine katlananlar da, ondan sonra zaten ayrılmıyorlar. Çünkü ayrılmak veya başkalarına gitmek için bir sebepleri kalmıyor.
Sevgililer birbirlerini en çok ne zaman kıskanıyorlar? Seks olarak birbirlerini çok arzuladıkları, birbirlerinin bedenlerini tam olarak keşfedemeyip heyecanın bitmediği dönemlerde kıskanıyorlar. Belli bir yaştan sonra birbirlerinin umurlarında bile olmuyorlar.
İnsanlar neden birbirleriyle evleniyorlar? Seks yapmak için. Çünkü, özellikle heteroseksist sistemin oluşturduğu ahlakçı yapı, ancak devlet onayıyla izin veriyor sekse. Ahlaksız kabul edilen batı toplumlarında neden evlilik bizdeki kadar önemli değil? Çünkü seks ihtiyaçlarını özgürce giderebiliyorlar.
Demokratik olarak gelişmiş ülkelerde eşcinseller heteroseksüellerle eşit haklara sahip olmak için evlilik istiyor ama gelişmemiş ülkelerde, birbirini kıskandıkları için birbirlerine sahip olmak ve ilişkilerinin kabul edilmesi için.
Artık bırakalım aşkın gözlerde başlayıp, kalplerde nihayetlendiğini masalını. Aşk seksle başlar, seksle biter.
Dünyadaki bütün kavgaların sebebi de seks enerjisinin sağlıklı bir şekilde boşaltılamamasıyla alakalı. Bütün dünya denesin bakalım özgürce sevişmeyi, ne olacak? Tabi ki barış olacak. Savaşlar ve huzursuzluklar seksin özgürce yaşanmadığı ülkelerde olmuyor mu? Ahlaksız-mahlaksız en huzurlu yaşayanlar sekslerini özgürce yaşayan toplumlar değil mi?
Bazıları çirkin insan seviyor, neden? Çünkü seksleri güzel. Bazılar güzel insan seviyor huyu çirkin olsa da, neden? Çünkü seks arzularının kıstası güzellik. Bazıları hem çirkin, hem de seksi olmayanları tercih edebiliyor, neden? Çünkü onlar da sekse parayı tercih ediyorlar. Siz hem seksi olmayan, hem de parası olmayanı tercih edeni gördünüz mü? Ben görmedim şahsen.
Ben de bir zamanlar aşık olduğumu zannettim. Çünkü seks hormonlarımın daha aktif olduğu dönemlerde, seksini beğendiğim insanları kaybetmek istemiyordum. Bu arada bazıları güçlü seksin yanında, karakter, kişilik de arayabilir. Mesela ben, dünyanın en güzel ve de en seksi kişisi de olsa, kişiliğini beğenmezsem ve o beğenmediğim kişilik bir de benim özgürlüğümü kısıtlıyorsa, kibar değil kabaysa bir de, hiçbir şansı yok, olmadı da. O yüzden ben hayatımın hiçbir döneminde tam anlamıyla aşk yaşayamadım. Seks enerjim azalıp, bitme noktasına gelince de aşka inancım kalmadı zaten. Çünkü seks bitince aşk gidiyor.
Tabi hayatın hiçbir döneminde az veya çok insanın bedensel ve duygusal ihtiyaçları ve paylaşımları bitmeyebilir ama seks olmayınca artık daha seçici oluyor. Yani daha fazla karakter, kişilik arıyor artık karşısındaki kişide. Olmayınca da adına aşk dediğimiz o şey, önceliğini yitiriyor. Belki bir süre sonra yalnızlığın konforuna alışıp, kimsenin kahrını çekmeye yanaşmıyorsun.
Zaten ben hayatım boyunca seks beraberliklerim dışında bir kişiyi hayatımda tutmadım, tutma taraftarı da olmadım. Beraberliklerim hep seks süresi kadar oldu. (Bazıları erken boşaldığı için saniyelik oldu.) O yüzden yapım gereği uzun vadeli beraberlik taraftarı olmadım hiçbir zaman. Seksten sonra beraber olduğum kişiyi niye ayak bağı yapayım ki kendime. Seks de diğer ihtiyaçlar gibi sıradan benim için özgürce yaşayabildiğim için. Mıncık-mıncık hale getirip ortamı kokutmanın hiçbir anlamı yok. Diğer anlamda paylaşımlar için de aynı ortamda ömür boyu geçirmemiz şart değil ki.
Unutmuşum, bir yastıkta kocayanlar sadece alışkanlıklar değil, sosyo-ekonomik bağımlılıklar sebebiyle de birarada yaşamak zorunda kalıyorlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder