26 Temmuz 2013 Cuma

Gerçek iktidar kim?


İdeolojilerin güzelliklerinin arkasında mutlaka bir çıkar vardır

İnsanlar biraz refah yüzü gördü mü, iktidarları yerlere-göklere sığdıramazlar. Bunun sebebi de önceki iktidarların bir şey yapmamasıdır. Oysa iktidarların görevi, vatandaşların sosyo-ekonomik konumunu en üst seviyeye çekmek için çabalamaktır zaten. Birileri yapmadıysa, senin yapman, seni muhteşemleştirmez. Sadece yapman gerekeni yapmışsındır.

İnsanlarımız ne yazık ki bunu göremiyorlar. Çünkü iyi bir şeyle karşılaşıyorlar ya. Ama sonra arkasından ne geleceğini tahmin edemiyorlar veya bazıları aşırı iyi niyetle daha güzel şeyler geleceğini ümit ediyorlar. Oysa bir yapının mayası neyse, icraatları da o doğrultuda olur. Tabi ki çoğunluğu, kendini güçlendirmek amacıyla çeşitli güzellik yollarıyla ikna edecektir en başta. Bilinçli bir insanın, ne olduğunu bildiği insanların uzun vadedeki amaçlarını tahmin etmesi gerekir. Nitekim tahmin edenler, bu konuda seslerini yükseltenler de olur ama pek kaale alınmazlar. Çünkü geleceği doğru bir şekilde görebilenler paranoyaktır güzelliklerle başları dönenler için.

Sonra n'olur, gelecek kabak gibi ortaya çıkar. Bazılarımız alışmış veya alışmaya çalışmış olabilir iktidarın ideolojisine veya bir çoğunun da zaten yapısında vardır ki, iktidarla beraber kendini göstermiştir. Bazılarınınsa, yani hep güzel şeyler yapılacağına inananlarınsa, akılları başlarına gelmeye başlamıştır hayatlarına müdahale edilmeye başladıkça ama tam anlamıyla daha gelmemiştir. Ve bunlar der ki-diyor ki, "Yapılan güzel şeyi alkışlarım, ama kötüyse de eleştiririm". Yapılan güzel şeyler, kötü şeylerin bir ön yatırımıysa, o güzel şeylerin bir anlamı olabilir mi?

Bir gün herkes yapılan güzel işlerin bir kandırmaca olduğunu anlayacaklar ama o zaman iş işten geçecek. Aynı Arap ülkelerinde olduğu gibi, başlarında erkekler olmadan kadınların sokağa çıkamayacağı günler de gelecek ama o zamana kadar da zaten şeriat yaşam biçimini bu toplum içselleştirmiş olur, laiklerin, özgürlükçülerin de kökü kurutulmuş olur.

Muhafazakar iktidarların amacının bu olacağını tahmin edemeyecek bilinçsizlikte bir çoğunluk olduğu için, benim anlattıklarım şizofrenik derecede bir paranoya gelebilir bir çoğuna ama, hiç aklınıza gelir miydi bir gün bir din adamının çıkıp da devlet televizyonundan sokaktaki hamile kadınların estetiği bozacağını ve terbiyesizlik olacağını söyleyeceği? Benim gelirdi. Çünkü öpüşmeye, elele tutuşmaya müdahale edilirse, kürtaj hakkı din gerekçesiyle kadınların ellerinden alınırsa, kaç çocuk yapacağı bile dikte edilirse, hamileliğin mahrem olup, hamilelerin sokağa çıkmasının terbiyesizlik olduğu da fetva olarak bildirilebilir bütün ülkeye. Bun da şaşılacak bir durum yok. Ne bekliyordunuz ki?

Ben iktidarların muhafazakar uygulamalarına karşıt olan bir çok kesimin de samimiyetine inanmıyorum. Onların da özgürlük anlayışı bir noktaya kadar. Nereye kadar mı? Çıkarlarını koruma noktasına kadar. Bir kişi, bir şey çıkarlarına ters düştüğü anda birden muhafazakarlaşırlar, çıkara ters düşen nokta konusunda muhafazakar iktidara boyun eğerler veya yandaş olurlar. Zaten çıkar noktasında aynı fikirde olunursa bu boyun eğmek değil, yandaşlıktır. Muhafazakarlığın çıkarsal sebeplerine boyun eğildiği sürece, özgürlük diye bir şey olmayacaktır.

Bir de şu gerçek var. Kadınlar "bedenime dokunma" diye isyan ediyor muhafazakar iktidara karşı. Peki bu kadınların kocaları ne düşünüyor acaba? Önce başımızdaki iktidarın cinsiyetçiliğine, tutuculuğuna, estetik anlayışına bir bakmak gerekmez mi? Yoksa kocaların müdahalesini normal karşılayıp da devletsel müdahalelere mi karşı çıkıyoruz? Ya kocası ve devletinkiyle aynı zihniyetteki iktidarın, kendi beyinlerin de olan kadınlar çoğunluğunu ne yapacağız? Doğacak çocuklarımızı da iktidar olmaları için yetiştirmiyor muyuz? Öyle canımızın istediği tarafından yönetilmek, canımızın istediğine yönettirmek diye bir şey olmaz eğer özgürlük istiyorsak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder