2 Mayıs 2013 Perşembe

Türkiye neden eşcinsellik karşıtı?

Araştırma kuruluşu PEV'in Müslüman ülkelerde yaptığı araştırmaya göre, eşcinselliği kabul edenlerin oranı % 3'müş.
Bu da eşcinsellerin bile eşcinselliğe karşı olduğunu göstermez mi?
Veya araştırma yapılırken sadece heteroseksüellere mi sordular? Çünkü istatistiklerde bile eşcinsellerin oranının % 10 ile 20 arasında olduğu bilinir.
Araştırma şirketi mi homofobik acaba?

Eşcinselliğe karşı çıkanların oranıysa % 85'miş.
Korkunç bir rakam bu.
Çünkü her adımını attığında potansiyel bir eşcinsel düşmanıyla karşılaşacaksın.
Homofobinin de ne zaman, nerede vuku bulacağı belli olmuyor ki.

Bir erkeğin, bir erkeğe bakmasından bile kıllanılan bir ülkede yaşıyoruz.
Ailelerin çocuklarının eşcinsel olmasından korktukları bir ülkede yaşıyoruz.
Bakan'larının, Başbakan'larının, Milletvekilleri'nin bile eşcinselliği hastalık ve ahlaksızlık olarak tanımladığı bir ülkede yaşıyoruz.
Eşcinselliğin yasal olarak tanınmadığı ve yasalarda tanımlanmadığı bir ülkede yaşıyoruz.
Eşcinsel katillerinin nefret suçuyla cezalandırılmak yerine, tahrik unsuru bahanesiyle ödüllendirildiği bir ülkede yaşıyoruz.
Çünkü eşcinsel karşıtlığı bir nefret suçu değil, ifade özgürlüğü bu ülkede.
Eşcinsellerin en fazla dalga unsuru olabildiği bir ülkede yaşıyoruz.
Eşcinselliğin sadece pasif ilişki olarak bilindiği bir ülkede yaşıyoruz ki, heteroseksist bir toplumda erkekliğin namusu demektir bu.
Eşcinselliğin dini değerler tarafından lanetlendiği bir ülkede yaşıyoruz.
Hastalık bahanesiyle ruh doktorlarının muayenehanelerinde eşcinsel beklediği bir ülkede yaşıyoruz.
Askeriyesinin öğrendiği takdirde, eşcinsellere çürük raporu verdiği bir ülkede yaşıyoruz.
Resmi kurumlarının eşcinselliği kabahat sayıp, eşcinselleri işten attığı bir ülkede yaşıyoruz.
İşten atmak için en çok eşcinsellere yıldırma politikasının (Mobbing) uygulandığı bir ülkede yaşıyoruz.
Eşcinseller açılamadıkları için, gizli evlilik yapmak zorunda bırakılmalarından dolayı, eşcinselliklerinin öğrenilme korkusuyla, her türlü şantajın an meselesi olduğu bir ülkede yaşıyoruz.
Erkek egemen bir toplumda yaşadığımız için, gizli eşcinselliğin hat safhada olmasından dolayı, içselleştirilmiş homofobinin dışarıya şiddet olarak yansımasının kaçınılmaz olduğu bir ülkede yaşıyoruz.
Güvenlik güçlerinden yargısına kadar eşcinsellere karşı önyargının da hat safhada olduğu bir ülkede yaşıyoruz.
O yüzden eşcinsel avına çıkan polisler bonuslandırılıyor,
Yargı, kararlarını geleneksel yapıyı gözönünde bulundurarak veriyor.
Eşcinsellerin bile gece yatarken, sabah erkek uyanmak için dua ettikleri bir ülkede yaşıyoruz.
En önemlisi de eşcinselliğin ne olduğunun bilinmediği bir toplumda yaşıyoruz.
Bu yüzden eşcinselliğin sapıkça tercih olduğuna inanılıyor.
Daha homofobinin nedenlerini uzatabiliriz de uzatabiliriz. İlk etapta aklıma gelenler bunlar.
Bütün bu nedenlerin de nedeni, aileden eğitim kurumlarına, çocukluktan itibaren tek tip kimliklerin dayatılması sanırım. Yani erkeklik ve kadınlık rolü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder