Hatta son yazımda Finlandiya'yı temsil eden yarışmacılar yarışma gecesi kadın-kadına öpüşecekleri için, TRT'nin yarışmayı yayınlamayacağını bir kez daha hatırlattığımda, Radikal gazetesi yetkilileri, "Bloğundaki yazının başlığını değiştirebilir miyiz, TRT yarışmayı yayınlayacak" demişlerdi. Ben de TRT Türkiye'nin yer almadığı yarı finalleri zaten yayınlamıyor, eğer Finlandiya finale kalırsa, öpüşme sahnesinin o zaman sorun yaratacağını söylemiş ama her halükarda TRT'nin yarışmayı bahanelerle yayınlamayacağını söylemiştim. Araya reklam sokmak bağnazlıklarının ispatı olacaktı çünkü.
TRT gazetecilere yarışmayı yayınlayacağını, Avrupa Yayın Birliği müdahale etmediği sürece öpüşme sahnesine kendilerininde müdahale etmeyeceklerini açıkladı. Ama ne oldu? Daha bir hafta geçmeden, Türkiye'nin yarışmadığı bir yarışmanın raiting yapmayacağı gerekçesiyle, yarışmayı yayınlamayacaklarını açıkladılar. Çünkü gerekçeyi geçen yıldan kendileri hazırlamışlardı yarışmadan çekilerek.
Bir anlamda TRT yetkililerinin kendilerinin de, "Zaten geçen yıl da katılmayacaktık, Azerbaycan'ın hatırına katıldık" itirafına rağmen, TRT'nin muhafazakar iktidarın bir kolu olarak Avrupa karşıtı olduğu için Eurovision'a katılmadığını söylediğimde, bana karşı çıkanlar şimdi ne diyecekler acaba?
TRT'nin Eurovision'u yayınlamayacağı konusunda kendimden neden bu kadar emindim? Çünkü görünen köy klavuz ister mi? Adamlar cinsiyetçi ve muhafazakar. Bu kadar basit. TRT'nin zihniyetine bakıp bir yıl sonrasını görmek bu kadar zor mu acaba? İyi niyetli olunabilir ama iyi niyetli olmak için bir ışık olması gerekmez mi?
Ben zaten hiç şaşırmıyorum TRT'nin ahlakçı tutumuna. Eurovision'a Hadise'den beri kadın yarışmacı göndermeyen, programlarına konuk aldığı kadın sanatçıların omuzlarını şalla, bacaklarını taytla kapatan, olmadı görüntüleri mozaikleyen TRT, eşcinsel öpüşmenin olduğu yarışma gecesine mi müsamaha gösterecek?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder