27 Mayıs 2013 Pazartesi

İnsan hayatı mı, kadınlık mı?


Angelina Joli kansere yakalanma riski % 85 olduğu için göğüslerini aldırdığında, bizim Türk doktorları falan karşı çıkmıştı bu ameliyata. Neymiş, göğüsler vücuttaki hormanal dengeyi sağladığı için, ne kadar suni yoldan takviye yapılsa da vücut iflas edebilirmiş. Herhalde bu ameliyatı olan ve gerçekleştirenler bunun bilincindedirler değil mi?

Doktorluk her mikrofon uzatıldığında, sadece o ana kadar öğrendiklerinle sınırlı olan bir bilgi biriki midir? Sadece doktorluk değil, her meslektekiler her gün kendilerini güncelleyerek uzmanlıklarının hakkını  vermelidirler. Özellikle doktorluk meslek olmaktan öte çok incelik isteyen, çok özen isteyen, artısının eksisinin çok doğru hesaplanması gereken, çok yüce bir durum olmalıdır.

Ama ne yazık ki bu işi yapanlar, gördüğüm kadarıyla insanlara benim beklediğim özeni göstermiyorlar. Küçük bir rahatsızlığı olup, hastanelere gidip de bu gerçekle yüzleşmeyen yoktur sanırım. Özel doktorlarınki de iyi misafir ağırlamaktan ibaret gibime geliyor. Yapılan işler ne kadar profesyonelce tartışılır. Profesyonelliğin anlamı da o kadar tartışılır ki...

Tıp, yanlış yaptığın zaman telafisi olmayan, geri dönüşü olmayan bir alandır. Sadece üniversite sınavlarıyla falan tercih edilen bir bölüm olmamalıdır. En başta ticari olmaktan çıkarılmalıdır. Doktorluk bir gönül işi olmalıdır. Yüksek derecede empati ve vicdan, duyarlılık isteyen, estetiksel bir yaratıcılık olmalıdır doktorluk.

Çok abarttığım düşünülebilir ama hayatta candan, yaşamaktan daha önemli bir şey olabilir mi? Benim, içinde yaşadığımız koşullarda tıp dünyasına hiç güvenim yok. Bu yüzden olmam gereken bir ameliyatı geciktiriyorum. Belki sağlıklı yaşamak için kendimi riske etmememle, savunduğum gibi her türlü operasyonun gerekliliği arasında bir çelişki var diye düşünülebilir ama benim ki sadece kendimi teslim edeceğim güvenli ellere imkansızlıklar sebebiyle ulaşamamakla da alakalı. Tecrübelerim, iğne yaptırmak veya kan alma konusunda bile güvensizliğe sebep olduğu için, şimdilik erteliyorum küçük de olsa operasyonumu. Hasbelkader yapılıyor işler (Yanlış bacak kesildiğine, yanlış diş çekildiğine falan şahit olmuyor muyuz çoğu zaman). O anki hasta psikolojisi düşünülerek işlem yapılmasını bir tarafa bırakın, fiziksel olarak bile çok fazla düşünülmüyor hastalar.

Bir şey söyleyeceğim ama çok mu üzerine gitmiş olurum doktorluğun? Doktorlar risk konusunda hastalardan çok kendilerini, kendi sosyal güvencelerini, geleceklerini düşünüyorlar en çok; "Ben bu tedaviyi yaparsam, hastaya artısı eksisinden çok, mesleki geleceğim ne olur?" korkusu.

Tabi arada bir güvenilir uzmanlar çıkıyor ve ben de onları asla bırakmıyorum. Mesela çocukluğumdan beri diş problemi olan birisiyim ama yanlış uygulamalar sonucu, dişlerimin çoğunu kaybettim. Yaratıcı bir diş hekimiyle karşılaşıncaya kadar da iş işten geçmişti.

Doğrulara deneme yanılma yoluyla ulaşılabilir ama, insan hayatı deneme malzemesi olmamalıdır. Bugüne kadarki öğrenilenlerle insanların yanlış yönlendirilmemesi gerektiği gibi, insan hayatı için gerekirse bütün öğrenilenler o anlık dondurulup yapılması gereken en iyi şey ne ise o yapılmalıdır. Tıpkı Angelina Jolie'nin göğüslerini aldırdığı gibi. Bilip-bilmeden de kimse konuşmamalı, hatta konuşturulmamalıdır. Mutasyona uğramış bir gen yüzünden annesi ölmüş ve Angelina Jolie'nin de aynı durumla karşılaşma oranı % 85 riskinin teyiti olarak teyzesinin öldüğü haberini de aldık. Şimdi hak vrdik mi Angelina'ya?

Angelina'nın kendisinin de dediği gibi, bir kadının çocuklarıyla, eşiyle, dostuyla daha fazla vakit geçirmesi elinden alınmamalıdır. Hayatı kadınlık veya erkeklik (Bahanesi hormonlar) üzerine kurmak yerine, insanlık üzerine kurarsak, daha uzun yaşayabilir, yaşatabiliriz diye düşünüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder