2 Mart 2012 Cuma

Eşcinselliğin Yaşlılığına İnanmayan Eşcinselin Huzur Evi mi Olur?

İnsan olmanın, insanca yaşamanın yeri zamanı mı olur? "Biz"de ne yazık ki oluyor işte. Çünkü burası "orası" ve de doğruluğuna inanılmış ve değiştirilmesi mümkün olmayan heteroseksist bir sisteme kaptırmışız kendimizi.

Geçici de olsa hayatta kalmayı sağlayacak geçici çözümlere karşı olan ayrımcılık mağdurlarınıysa "tuzu kuru" olarak düşünüyorum. Sanki ürettikleri kökten çözüm yolları daha eşcinselliğin doğallığının bile kabul edilmediği bir dönemde hemen kabul edilecek, hayata geçirilecekmiş gibi. Ya o zamana kadar acil kurtarılması gerekenler ölürlerse, "kalan sağlar bizimdir" mi diyeceksiniz?

Ben önce bir canlının yaşama, nefes alma hakkının elde edilmesine inanırım. Olmayan bir canlının haklarının ne önemi olabilir ki? Eşcinseller olmayınca, kalmayınca eşcinsellik kabul edilse neye yarar, kabul edilmese ne kaybedilir? Eşcinsel hak mücadelesi esnasında eşcinsellerin kurtarılması da düşünülmelidir aynı anda. Bu da mücadele planı dahilinde olmalıdır.

Bazı eşcinseller ne kadar eşcinsel yaşlı evlerini eşcinselleri toplumsal yaşamdan soyutlama olarak görse de, eşcinsel olarak varolabilmek ve de insanca yaşayabilmek soyutlanmaktan daha önemlidir. Zaten cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği dışında da satatüsel olarak sınıflar oluşmuyor, soyutlamalar yapılmıyor mu kapitalist dünyada? Bu soyutlanma belki de kendi yaşam biçimimizi oluşturup eşcinselliğimize inancımızı arttıracak, bu da dışarıya karşı yok edilemez bir gerçek duygusu yaratıp varoluşumuzu meşrulaştıracak.

İspanya'dan sonra Amerika-New York-Manhattan-Chelsea'de yaşlılar için huzur evi açılmış. Bana huzur evleri eşcinsel yaşlılar için öncelikli ihtiyaçlar olarak gelmesine rağmen dış ülkelerde açılmaya başlayan eşcinsel yaşlı huzur evlerine bilinçli eşcinsellerimiz gettolaşma düşüncesiyle karşı olduğu gibi, bilinçsiz eşcinsellerimize de gerçekleşmesi uç örnekler olarak geliyor. Çünkü "biz"ler daha eşcinselliğin meşruluğuna bile inanmıyoruz. Eşcinsellik kabul edilsin ama heteroseksist sistemi rahatsız etmeden kabul edilsin. Hatta eşcinselliğin doğruluğu, doğallığı kabul edilmesin, sadece eşcinseller cinselliklerini, duygusallıklarını gizli-saklı yaşasın yeter. Yani hetero-hetero yaşayalım, yaşlanalım biz eşcinseller de. Açık bir eşcinsel olarak yaşarsak ailemiz, çevremiz üzülür, zor durumda kalırlar, biz de mutsuz oluruz bu yüzden, kendimizi dışlanmış gibi hissederiz, doğruluğuna inandığımız heteroseksizm olmadan yaşayamayız biz!!!

Ben gerçekten çevre baskısının bir bahanesi olduğuna inanıyorum eşcinsellerimizin. Çünkü eşcinsellerimiz daha eşcinsel olarak doğulup, eşcinsel olarak yaşlanılabileceğine inanmıyorlar. Onlara göre de eşcinsellik ya erkek gibi görünüp cinsel yolla tatmin edilen bir bedensel ihtiyaç, yada tamamen toplumsal cinsiyete inanıp, cinsiyet rollerinden birine sahip çıkmak, ya da yan çeşni.

Siz hiç görmediniz mi eşcinsellerin genelinin açık ve de eşcinsel olarak yaşlanan, eşcinselliğinden ödün vermeyen eşcinsellere tuhaf gözle baktığını. Eşcinsellik eşcinsellerimize  göre de gençlikte yaşanılan cinsellikten ibaret ne yazık ki. Belli bir yaştan sonra eşcinsel olarak yaşamak heteroseksizme karşı denyoluktan başka bir şey değil eşcinseller için de. O yüzden ölen yaşlı açık eşcinsellere pek üzülünmez. Belli bir yaştan sonra haddini bilmelisin! Tabi bu yaşlı haklarına bakışla bir paralellik taşıyabilir ama yaşlı eşcinsel olmak hiç kabul edilemez bir şey heteroseksist bir toplumda. Yaşlı eşcinsellik algısı, parası çok olan eşcinselin arpasının fazla gelip "oğlancı" veya "sevici" olması  gibi bir seviyeyede. Bu durum yazarlarımızdan eşcinsellerimize kadar aynı şekilde düşünülmüyor mu?

Velhasıl bizler bile eşcinsellerin yaşlanabileceğine, eşcinselliğin yaşlılığına inanmıyoruz. O kadar vahim bir eşcinsellik bakış açımız var anlayacağınız. Eşcinselliğin yaşlılığına inanmayan eşcinselin huzur evi de olmaz değil mi? Olsa olsa evladının eline düşmüş eşcinselliğinden mahrum gizli bir eşcinsel dede olur, nine olur!

Aklıma gelmişken, huzur evi diyince insanların aklına neden hep salonların içine tıkıştırılmış sayısı çok yaşlı ve de mecburiyetten görevmiş gibi hizmet veren memurlar akla gelir? Neden insanların huzur içinde yaşayabileceği şekilde dizayn edilmiş evler ve de eşcinselliği kabul etmiş, eşcinsellerle sağlıklı paylaşımlar yaşayabilecek sosyal insanlar akla gelmez? Her şeyde, her alanda bir şartlanmışlık hakim değil mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder