Bugün Başbakan'ın "Dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz" lafı yüzünden transseksüel bir arkadaşımla kavga ettik. O da dindar bir gençlik yetiştirilme taraftarı. Çünkü gençler sureleri-duaları bilmiyorlarmış. Peki sen duaları biliyorsun ama Arapça olduğu için ne anlama geldiğini biliyor musun?" diyorum. Şükretmekmiş. "Peki kaç kişi biliyor?" dedim (Çünkü herkes çıkarına uygun kafasına göre yorumluyor, kalıbına uyduruyor). "İşte öğrenmesi gerekiyor." dedi. Yani ne derlerse ona inanalım ve şükredelim. Bu kadar basit. Gerçekleri bilmek ve sorgulama hakkımız yok!?
"Peki sen cinsel yönelimin ve cinsiyet kimliğin yüzünden inandığın dininle çelişmiyor musun?" diyorum (Hatta çatışıp, kendisiyle büyük savaşlar veriyor). "Benim inandığım dinim eşcinselliğe karşı değil." diyerek yalan söylüyor. Çünkü inanmadığı ne cinsiyet kimliği ve cinselliğini yaşamaktan vazgeçebiliyor, ne de korktuğu veya doğruluğuna inandığı heteroseksizm ve değerlerine sırtını tamamen dönebiliyor. Bu resmen ikiyüzlülük. Cinselliğini heteroseksizme karşı yüzdürebildiği kadar yaşayacak, zorda kalınca dindar kesilecek. Daha geçenlerde beraber olacağı kişi ilişki sonrası banyo imkanı istemiş, o da "senin yaşadığın ilişki cenabetlikten daha günah değil mi?" demiş.
İnsanın inançları cinselliğini yaşamasına engel teşkil etmemeli ama inandığı ve savunduğu heteroseksist değerler temel yaşamsal özgürlüklerini kısıtladığı için doğal yapısıyla çelişmesine sebep oluyorsa, bu kadar iki yüzlü olmak ve kendisini bunalıma sokan baskı unsurlarının ateşli savunucusu olmak yerine birazcık da kendi hakları için mücadele etse, kendisiyle barışsa, kendisine saygı duysa daha iyi olmaz mı? Oysa cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği yüzünden iki kere intihara kalkıştığını anlatmıştı.
Zaten eşcinselsen ateist damgasını yemen kaçınılmaz. Hatta dine uymayan her bir şey yüzünden dinsiz ilan edilebilirsin. Oysa benim bildiğim dinde zorlama yok. Aşırı dindarların baskılarını, dayatmalarını, ayrımcılıklarını, ahlakçılığını, hatta inançlarıyla tamamen ters düştüğü için eşcinseller gibi kendilerine benzemeyenlere nefret beslemelerini ve hedef göstermelerini, şiddet ve cinayetlere karşı tepkisizliklerini, duyarsızlıklarını anlayabiliyorum da, eşcinsellerin veya benzer kimlikte olanların birbirlerinden nefret etmelerine, kurtuluşu heteroseksizm ve değerlerinde aramalarına bir türlü anlam veremiyorum.
Herkesin istediği şeye inanma hakkı vardır ama inanmama hakkı da vardır, olmalıdır. Beni, benim gerçeklerimi, benim yaşam biçimimi, hem de doğal yaşam biçimimi kabul etmeyen heteroseksist değerleri sahiden ben niye kabul edeyim ve inanayım? Heteroseksizm ve değerleri yüzünden ben ayrımcılığa, şiddete maruz kalıyorum, bazı arkadaşlarımız öldürülüyorlar. Beni, eşcinselliğimi yok sayan, yanlış bulan değerler için ben niye kendimden, kendi gerçeğimden, eşcinselliğimden vazgeçeyim? Gerçek beni ben olarak kabul eden her şeye bana zarar vermediği sürece ben de saygı duyarım ama beni hastalıklı ve de ahlaksız bir sapık olarak gösteriyorsa bu inanç biçimleri, kendim olarak en ötekisi olmaya razıyım.
Hep "onlar" haklı, her şeyin doğrusunu "onlar" biliyorlar, nefretlerini onlar kusuyorlar ama kendilerine benzemeyenler özgür olup kendi hayatlarını yaşarlarsa kötü örnek oluyorlar bahanesiyle hedef gösteriliyorlar. Ötekileştirilenler kendilerini savunmaya kalkarlarsa, "onlar" rencide oluyorlar, hakarete uğramış sayıyorlar kendilerini ve tahrik olup ötekilere hadlerini bildiriyorlar.
Bütün bu baskılar, dayatmalar ne için yapılıyor; İyilik, güzellik, doğruluk için. Peki dikiş tutuyor mu? İki yüzlü olduğun sürece evet. Yani yaptıklarıyla söyledikleri birbirini tutmuyor, ahlakçılığa en aykırı davranışlar da ahlakçılardan çıkıyor. Tabi gizli kaldığı sürece sorun yok. Saklayabildiğin sürece her türlü ahlaksızlığı yapabilirsin. Önemli olan sistemi rahatsız etmemen, düzeni bozmaman. Gerçekten heteroseksist değerleri bu kadar fanatik savunanların, savundukları şekilde yaşadıklarına inanıyor musunuz? Ötekiler ne olursa olsun en azından yalancı, sahtekar değil.
Ben en çok eşcinselliğime inanıyorum. Hiçbir zaman tereddütüm olmadı zaten. Heteroseksist değerler de asla ve asla kendime olan inancımdan vazgeçiremez. "Onlara" göre eşcinsellik ne kadar hastalık ve ahlaksızlık olarak tanımlanıp eşcinseller hedef gösterilse de, ben de eşcinselliğimle o kadar çok barışık, o kadar çok memnunum eşcinselliğimden. Eğer cinsel yönelimimi seçme imkanı verilseydi, tereddütsüz eşcinselliği seçerdim tekrar. Çünkü çok güzel bir şey. Umarım özendirmemişimdir!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder