Yaprak Dökümü dizisinin fragmanlarında iyilik-doğruluk-güzellik timsali Ali Rıza Bey'in kötü gelin Ferhunde'yle barıştıklarını gördüm.Tüylerim diken-diken oldu.Duygusallaştım,ağladım.Barışmak-barış,demek bu kadar çok güzel bir şey ki,senaryo da olsa insan sevgiye,barışa çok hasret olunca böyle bir boşalma yaşanabiliyor istem dışı.Barışık olmanın değerinin anlaşılabilmesi için illa ki egoların kitlesel savaşı yaşayıp acı çekmesi mi gerekiyor?Savaşların ve nefretlerin üzerine kurulmayan barış olamaz mı?Hayat hep güllük gülistanlık olamaz mı?Olabilir ve olmalı da?Yeter ki zır cahil olup heteroseksizmin kölesi olmayalım.
En ötekisi olmasına ve de en gereksiz acıları yaşamasına rağmen ben eşcinselliğin heteroseksizmle barışmasını istiyorum.Eşcinsellik mücadele etmeden her halukarda kaybedeceğine ve acı çekeceğine göre,eşcinsellerin heteroseksizmin kendileri için yazdıkları kaderi yaşamak yerine kendileriyle barışmaları gerekiyor önce ve anlatmaları gerekiyor eşcinselliği durmadan heteroseksizmi barışa ikna edebilmek için.Barış sağlanıncaya kadar eşcinsellerin kendilerini anlatma çabaları bir fedakarlık gibi görünse de mücadelenin bir gerekliliği olmalı.Ne kaybedeceğiz mücadele ederek,derdimizi anlatarak.Nefret cinayetlerinde bir azalma mı oluyor kendimizi kamufle ederek.Sadece sıranın kendimize gelmesini beklemekten başka bir şey değil bu sessiz bekleyiş.Hatta heteroseksizmi güçlendiren bir cesaret kaynağı "Kendileri bile kabul etmiyor eşcinselliği"diye.
Mücadelemizin ana metaforları kendimizle barışmak,eşcinselliği anlatmak ve haklarımıza sahip çıkabileceğimizi göstermek olmalı.Bunları yaptığımız zaman bilinçli bir eşcinsel olarak var olduğumuzu,kaçmamız,saklanmamız gerekmediğini ispatlayacağız.Bir şeyin iyi veya kötü varolduğunun kabul edilebilmesi için gözle görülmesi gerekiyor ve var oluştan utanılmaması.Unutmayalım ki,yokla mutlak zafer için savaşılır ama eşcinseller var olursa her iki tarafından kazanma ihtimali vardır.En güzeli ise savaşmadan birbirini kabul ederek birarada rengarenk yaşamaktır ama önce varolmak gerekiyor.Önce eşcinsellerin kendileriyle barışmaları gerekiyor heteroseksizmin eşcinsellikle barışabilmesi için.Eşcinseller olmayınca heteroseksizm kimi muhatap alır sizce.
Ben heteroseksizmin bütün mezalimlerine rağmen geleceğimiz için öfkenin,nefretin üzerine de olsa barışılması gerektiğine inanıyorum.Barış için barışmaktan başka da çare yok ama eşcinselliğimizden asla ödün vermeyerek.Çünkü biz onun için acı çekiyoruz,onun için mücadele ediyoruz ve etmeliyiz.Çünkü heteroseksüellik eşcinseller için sorun olmuyorsa,eşcinsellik de heteroseksüeller için sorun olmamalı.Aslında sorun yok,sorun üretiliyor heteroseksizmin var oluşu için.Eşcinselliğin bir sorun olmadığını anlatırsak heteroseksizm diye bir şey kalamayacak zaten.Heteroseksizmin temel direği erkeklik ve o da günümüzde başta seksüellikle ifade ediliyor.Eşcinselliğin erkekliğe bir tehdit olmadığı anlaşıldığı zaman heteroseksizm erkekliğe de ihtiyaç duymayacak ki.Sırtlarından erkeklik kamburunun atılması onları da,yani heteoseksizmi de rahatlatacak.Yani-yani eşcinsellerin kurtuluşu erkekliğin de kurtuluşu olacak.
Bütün eşcinseller kendileriyle barışsa,heteroseksizmle bir dünya barışı imzalanabilir.Bütün savaşların sebebi bastırılmışlıkların bahanelerle egoların kitlesel savaşa dönüşmesiyse,en büyük tabu ve de bastırılmışlık,özgürce yaşanamamışlık cinsellikse,daha ne duruyoruz.Barışalım,sevişelim,barışalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder