31 Ağustos 2010 Salı

Eşcinsel Olunmaz,Doğulur

Çevre nedeni değil,bahanesidir eşcinselliğin

Onu geçen yıl bu sıralar tanımıştım.Şehir meydanında şadırvanın altında tozlu terliklerinden çıkardığı ayaklarını havalandırıyordu.Ayaklarının altı su toplamış,bembeyaz mantar ve nasırlarla sanki birkaç santimlik bir katman oluşmuştu tabanında.

Askerden yeni gelmiş ve iş arıyormuş bu yürüyemez hale gelmiş ayaklarla.Yurtta büyüdüğü için yaşı 18'e gelince sokakta kaldığından askerlik dönüşü ne yatacak yeri,ne de sürekli ikamet edebileceği bir şehir olmadığından nerede iş bulursa oraya yerleşmeyi düşünüyor.

Gazetelerde okuduğum skandal ve sapıklık şeklinde yer alan kendi cinsleriyle bir arada bulunanların,özellikle yetiştirme yurtlarında yaşandığı iddia edilen,genellikle örtbas edilmeye çalışılan bu tür ilişkilerin doğruluk payını sormuştum ona.Bu tür ilişkileri yetiştirme yurtlarında kalıp da yaşamayanın nadir olduğunu söylemişti.

O kendini eşcinsel olarak değil de,"Yapıcı" olarak tanımlıyordu.Birkaç hafta sonra tanıdığım eşcinsellerden öğrendiğim kadarıyla cinselliğini paraya dönüştürmeye çalışıyormuş.

Bir-iki yıl içersindeki gazete haberlerinden bir çırpıda aklıma gelen cinsiyet kamplaşmasından oluşan homofobiyle ilgili olanlara bakarsak;
Çin'de nüfus planlaması sebebiyle tek çocuk mecburiyeti,heteroseksist dünyada erkek çocuk sahibi olmak için kız çocuklarının anne karnında katledilmesine sebep olduğundan,artan erkek nüfusuyla eşcinselliğin yaygınlaştığının düşünülmesi,
Model kadın voleybolcu Frencesca Piccinini'nin lezbiyen olduğunu açıklaması ve bugüne kadar oynadığı takımlardaki kadın arkadaşlarının neredeyse tamamına yakınıyla yattığını itiraf etmesi,bunun doğal olduğunu savunması,
Güreş Eğitim Merkezleri’nin yatılı bölümlerinin eşcinselliğe neden oluyor düşüncesiyle kapatılması,
Daha bu yıl Ağustos ayında İngiliz gazetesi The Times'ın haberine göre Afganistan’da zor koşullarda genellikle silah eğitimi dahi olmadan çalışan polis güçleri çareyi birbirlerine yakınlaşmakta bulduğunu, 8-14 kişi halinde dolaşan birlikler arasında eşcinselliğin hızla yayıldığını, polisin sokakta bile el ele yürüdüğünü, birliğin en küçüğünün genellikle komutanın sevgilisi olduğunu yazmıştı.

Tarama yaparsak örnekleri çoğaltabiliriz daha.Haberlerin hepsinin arkasında kendi cinsiyle birarada bulunmak zorunda kalanların cinsel anlamda birbirlerine yakınlaşma yani eşcinsel ilişki korkusu,homofobi var.

Sonradan eşcinsel olunuyorsa kendi cinsinle biraraya gelince,o zaman herkes potansiyel birer eşcinsel ve heteroseksist bir dünyada kendilerini bastırmak zorunda kalıyorlar.Eşcinsel olunabiliyorsa,eşcinsellikten vazgeçip heteroseksüel olurdu eşcinseller heteroseksist dünyanın mezalimini yaşamamak için.Eğer eşcinsellik yönelim değil de sapılmış bir durumsa dünyadaki milyonlarca eşcinselle,heteroseksüelin sapıklık oranını karşılaştırırsak,heteroseksüellerin daha sapık ve hasta olduğunu gösteren bir tablo çıkardı ortaya.Heteroseksüellerin olamadıkları veya olmak istemedikleri eşcinsellik anormal sayılıyor,ama eşcinseller heteroseksüel olamayınca heteroseksüellik eşcinsellere göre olunamayan olsa da gene normal sayılıyor.Eşcinsellikle heteroseksüelliğin arasındaki en büyük fark,heteroseksüellerin empatisinin olmayıp hayatın renklerini göremeyecek kadar kör olmaları mı,bencilliklerinden gerçekleri görmek istememeleri mi?Ayrımcılığa maruz kalanlar,heteroseksizm karşısında azınlıkta kalıp çaresizlikten mi eşitlikçi oluyorlar,yoksa gerçek çaresiz heteroseksistler rahatlarını bozmamak için korkudan ayrımcı mı oluyor?

Hem heteroseksüellik bu kadar doğal ve doğanın tek gerçek cinsel yönelimiyse,azınlık olarak gördükleri eşcinselliğe karşı bu kaygı-korku niye?Mesela ben eşcinsel olarak heteroseksüel olmaktan korkmuyorum.Çünkü heteroseksüel olma ihtimalim sıfır.Heteroseksüel olmaktan korkulmaz diye düşünülebilir heteroseksüellik doğru! çoğunluğu oluşturduğu için ama ben heteroseksüel olsaydım bile heteroseksizmi gördükten sonra o kategoride yer almak istemeyeceğimden,eşcinsel olmaktan korkmadığım gibi heteroseksüellik benim için korkulacak sınıfta olmasına rağmen bile asla heteroseksüel olmaktan korkmazdım.Çünkü hiç heteroseksüel olmakla ilgili bir kaygım olmadı ki.

Eşcinselliğin kime ne zararı olmuış ki bugüne kadar da korkuluyor eşcinsellikten.Bu dünya ve dünyadakiler heteroseksizmden çektiği kadar başka bir şeyden çekmiş midir acaba?Bu korkuların sebebi bastırılmışlık olabilir mi korkulana karşı içlerinde bir şeylerin dürtüklendiği?

Dünya keşfedilmeden önce de yuvarlaktı ama düz zannediliyordu.İnsanlar da eşcinselse eşcinseldir ama kendilerini yani eşcinselliklerini keşfedinceye kadar kendilerini heteroseksüel zannedebilir,eşcinsellikleriyle barışıncaya kadar da homofobik olabilir.

Bir de ayrıca egemen oldukları ve de çıkarlarına en uygun alanlarda heteroseksüelliğe toz kondurmuyorlar da olmamasının çok önem arzetmediği hatta olmamasının işlerine yarayacağı bazı alanlar için homofobileri depreşiyor.Futbol bir erkek oyunu ve erkek yoğunlaşması bu oyunda çok daha fazla.Dedikodular da bayağı yaygın eşcinsel futbolcuların olduğuna dair.Neden eşcinselliği futbola yakıştıramıyorlar?Çünkü heteroseksist kitleyi sürükleyebilecek dünyanın en güçlü afyonlarından biri futbol.Bu illüzyonist gücü-silahı bırakmak işlerine gelmez.

Heteroseksizm bir çok alanda çelişmekten de alıkoyamaz kendini.Hetero cinselliğinin de baskı unsuru olmasını bırakmak istemediğimden cinsiyet kamplaşması yaratır ama aynı cinsiyetlerin bir arada bulunması eşcinselliklerini keşfetmelerini kolaylaştırınca daha fazla rahatsız olur.Bu çelişki bile heteroseksizmin ipe-sapa gelmez keyfi bir çıkar-baskı unsuru olduğunu göstermez mi?Çelişkiye güvenmek için haklı hiçbir neden olamaz.Milli Eğitim Bakanı kırsal kesimde kızlardaki eğitim oranını yükseltmek için erkek ve kızların ayrı okullarda okutabileceğini savunmuştu.Ya homofobik değil! ya da uzun vadeli ve de heteroseksizmi geniş boyutlu düşünmüyor galiba.

Karşı cinsin bulunduğu ortamda büyürsün,erkek-baba figürü eksikliği eşcinsellik nedeni olarak gösterilir,figürün bol olduğu ortamda yaşarsın gene eşcinsellik nedeni olur.Dünya ana-baba figürü üzerine kurulmuş ve her yer örneklerle dolu zaten.Onlar gibi olmaktan,onlar gibi olmaya zorlanmaktan kendimiz olamıyoruz.Bu heteroseksizme hiçbir türlü yaranılmıyor.Kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor işte bireylerle.Sanki o bilmiyor mu çevrenin eşcinselliğin sebebi değil bahanesi olduğunu!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder