8 Ağustos 2010 Pazar

Biz İki-Üç Kedi!

Kedilerimden biri eşcinseldi ve erkek kediler kapımda miyaklarlardı onunla beraber olmak için.Çiftleşme anlarına da şahit oldum.

Bu hafta içersinde bir misafirimiz oldu.Açık dış kapıdan içeri süzülen daha doğalı haftalar olmuş mini-minnacık bir kedi yavrusuydu misafirimiz.Patileri,burnunun etrafı ve göbüşü dışında simsiyah olan çağla yeşili gözlü bir kedi yavrusu.
Dünyada zaafımın olduğu hayvan dünyasının en başta gelenidir kedigiller.Kendimi onlara çok yakın hisseder,kendimi kedi zanneder,hatta SEVGİLİM beni "Kedim" diye sever.Yıllarca kedi beslemişliğim,hatta kedi ebeliği yapmışlığım vardır.O yüzden kediler de beni çok sever,güvenirler,yavrularını bile sadece bana emanet ederlerdi kedilerim.Ama müstakil yaşayamama,iş-güç,en önemlisi de onlara alışıp da şehir hayatında trafik canavarına kurban vere-vere üzüntümden kedi sevme sorumluluğunu kaldıramaz hale geldiğimden sadece sokaktaki kedileri severek tatmin ediyordum bu duygumu.Çevremdeki herkes de bilir kedi manyaklığımı.Kedileri sevip-öpüp koklarken halama "Şunların güzelliğine bakar mısın hala" derdim.Seri cinayete kurban gitmiş rahmetli halam da "Git be! kedi güzel mi olurmuş" derdi ve bana kızardı.Bakardı kedilere ama yemek yerken onlara da bir parça ekmek fırlatarak.Sosyete gibi hayvanlar süs olsun diye mamalarla beslenmezki genelde toplumumuzda.Onların görevleri,zararlı sayılan fareleri yakalamak.Kedinin de özel yiyeceği olmadığı gibi,ya kuru ekmeğe talim ederler fare avcılığı görevleriyle yada hırsızlık! yaparlar.Bunun cezasını da canlarıyla öderler tabii.Kedi öldürenin yaşlanınca eli titrermiş deseler de en gücü yetilen nedense katliamlarda kedilerdir.Hatta satanistlerin bile kurbanı değiller midir bu melek canlılar.İçlerindeki sadizmi bu masum canlılar üzerinde tatmin etmez mi psikopat ruhlular.Daha birkaç gün önce "Mahalledeki bütün kedilerin kuyrukları koparılmış kim yaptıysa" demişti Zerrin.
Köyden-kente,sarısından-siyahına,beyazından-tekirine,özürlüsünden-eşcinseline her türlü kedim oldu yıllarca.Bu yazımı da eşcinselliğe bağlamama "Pes" diyebilir bazıları ama doğanın bir parçası ise eşcinsellik bundan doğal ne olabilir ki?Evet,tekir kedilerimden biri eşcinseldi ve erkek kediler kapımda miyaklarlardı onunla beraber olmak için.Çiftleşme anlarına da şahit oldum.Karşı cins kedinin köküne kıran girmedi herhalde ki erkek kediler benim erkek kedimle çiftleşiyorlardı.Hayvan sahibine benzer klişesine de "İnsanlar hayvanların sahibi olmaya hakları yok" diye karşı çıkıyorum.Çünkü kediler bulundukları mekanı kendilerinin ve de insanların da sahibi olduklarına inanıyorlar.Siz onları kaba gücünüzle korkutmayın,bakın nasıl tahakküm kuruyorlar üzerinizde.Benim kedilerim yatağımda yatar,soframda yemek yerlerdi.Hatta acıktıkları zaman canımı bile acıtırlardı.Gerçi ben onların yemek tabaklarını hiç boş koymadım ya.Benimle markete giderlerdi,işe giderken benimle gelmek isterlerdi.Siz ona korku değil de sırf canlı olduğu için hak ettikleri saygıyı gösterin,o kendini hiç eksik hissetmez.Bu özgüvensizlik,kompleks de heteroseksizmin baskı unsurlarının yarattığı bir sorun,çıkarlarına ters düştüğü için çözülmesini istemediği,ayrı bir baş tutmasın,sürüden ayrılmasın diye.
Kedim misafir değil artık,olması gerektiği evinde,yanımda.Başına bir şey gelinceye kadar birarada yaşayacağız.O şimdiden beni sahiplendi.Beni annesi sanıyor.Isırıyor,tırmalıyor,yalıyor.Şımarık mı,şımarık,yaramaz mı yaramaz ama katlanmak zorundayım.Çünkü o daha bir bebek.Hem de bebek gibi mis kokan bir bebek.İçime kokusunu çektiğim zaman bana yaşam enerjisi ve sorumluluğu veriyor.Şimdilik püsküt! ve sütü seviyor.Diğer yiyecekleri tanıma evresinde.Zamanla onun damak zevki de gelişecektir veya bana benzeyecektir.Çünkü ben ne yersem kedilerim de hep merak edip yemek istemişlerdir.Bugün yavru kedim dondurma da tattı.Hiç soğuk falan demedi üstelik.
Adı mı?O kadar çok adı var ki.Canım nasıl istese öyle çağırıyorum fare kedimi.Göbeğimin üztünde mırıl-mırıl sesler çıkararak öyle güzel uyuyor ki,beni heteroseksizmin sorunlarından bir süreliğine de olsa uzaklaştırıyor.
Kedimin bir de yaşamda kalma mücadelesinin hikayesi var.Kedim hayvanseverliğinin arkasına sığınıp da kimbilir hangi vicdansız tarafından annesinden koparılıp üçüncü kata çıkarıldı bilmiyorum.İşkenceden mi kaçtı yoksa birisi tarafından atıldı mı,üçüncü kattan düşerken aynı binada kalan dördüncü katta kalan komşumuzun kızı tarafından tesadüfen kedinin düşeceği yerde bulunduğu için yere düşmeden yakalanmış.
Kedim şimdi çok mutlu ve özgüveni yerine gelmiş durumda.Afacanlığından ve bebek olduğu için sürekli oyun oynayıp beni fazla yorması dışında hiçbir sorunumuz yok.Yabancılara karşı da temkinli.Eve gelen oldu mu saklanıyor.Belki daha önceden birilerinin işkencesine maruz kalmıştır.Dışarıya yabancılık çekmesin diye büyüyünceye kadar kısa süreliğine çıkarıyorum dışarıya.Çünkü diğer kediler dövebilir veya başına bir kaza gelebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder