13 Temmuz 2010 Salı

Eşcinsel Olabilmeliyiz

Eğer eşcinsellik örnek teşkil edip heteroseksüelleri eşcinselliğe özendirecek diye korkuyorsa heteroseksistler,ya iradelerinde problem vardır,ya da homofobilerinin altında yatan bastırılmış eşcinsellikleri.

Aslında gelenekselleşerek normalleşen ve yaşam kültürünün bir parçası haline gelen bir çok ritüel heteroseksizmin çıkarına dayalı bir uzantısı.Bunun en bariz örneği de heteroseksüel ilişki biçiminin,insan soyunun devamlılığı için seçeneksiz tek doğru ilişki biçimi olarak dayatılması.

Evliliğin doğaya aykırılığını kanıtlayan ve Amerika'da yayınlanan “Seks ve Şafak: Modern Cinselliğin Tarih Öncesi Kökenleri” adlı kitabın yazarlarına göre,evlilik insanların doğal eğilimine ters düşüyor.İnsanlar,tarıma geçmeden önce avcılık günlerindeyken herkesin herkesle seks yaptığı,çocukların sorumluluğunun ortak olduğu gruplar içinde yaşıyordu.Milattan önce 8000’de yerleşik hayata geçilmesiyle erkekler birden,sahip olduklarını miras bırakmak için hangi çocuğun kendinden olduğu hakkında endişelenmeye başlayınca zorunluluk haline geldi.Kadınlar da üreme özelliklerini zenginliklere erişmek ve hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları korunmayı elde etmek için kullanmaya başladı.

Eşcinselliğin kabul edilmeyişinin ve homofobinin sebebi de işte bu heteroseksist çıkarlara ters düşmesinden.Hastalık olarak görülmesinden manevi değerlere ters düşmesine kadar hepsi bahane.Yoksa eşcinselliğin kime ne zararı olmuş ki bugüne kadar.Biri eşcinsellik,diğeri karşı cinsellik.Eşcinsellik kötü ise,cinselliğin her türlüsü kötü olur.Cinselliğin illa üreme gibi bir amaca hizmet etmesi gerekmiyor ki.Çocuk sahibi olmak istemeyen veya doğurmadan çocuk sahibi olmak isteyenler suç mu işlemiş oluyorlar?Üstelik aşırı derecede homofobik olanların veya erkekliğin göstergesi olarak çok eşli olanların tatminsizlikten dolayı bastırılmış eşcinsel oldukları bilimsel olarak da kanıtlanmış.Durduk yerde insan neden eşcinsellikten nefret etsin ki kaygısı yoksa.

Angelina Joli neden kızının erkek gibi giyinmesine ve erkek ismiyle çağrılmasına karşı çıkmayıp kızına arka çıkıyor?Çünkü hiçbir çıkar ve kimlik kaygısı yok.O bir biseksüel ve parası çok diyebilirsiniz.İyi ya,maddi gücünün veya biseksüelliğinin arkasına sığınarak kolay yolu seçip kamufle olmak yerine "kendi" olabilme cesaretini gösteriyor.Demek ki eşcinselliğin gizil olmasının sebebi heteroseksizmin her türlü gücünü bireyler üzerinde kullanıp baskı uygulamasından kaynaklanıyor.Her eşcinselin gücü olsa özgüvenini kazanıp açık olabilecek,görünür olunca da eşcinseller çoğunluk oluşturup eşcinselliğin doğallığı kabul edilecek.Normalleşmesi demek de aile kurumunun,dolayısıyla heteroseksizmin çöküşü demek.

Gene gele-gele kısır döngü olan,maddi çıkar ve mirasın kime bırakılacağı Milattan önceki yerleşik hayata geçiş dönemine geliyoruz ve bir türlü ilerleyemiyoruz.Bu kısır döngüden kurtulanabilmenin tek yolu,çıkar kaygılarını bir kenara bırakıp evrenin,doğanın bir parçası olan canlıya armağanı kısacık hayatı kendisi olarak yaşama hakkını çok görmemek ve her canlının bu hakka sahip çıkması egemen güçlere rağmen.

Evlat edindiği 3 ve kendi dünyaya getirdiği 3 olmak üzere 6 çocuğa sahip olan Angelina Jolie kızına “Toplum insanları belirli kalıplar içine sokmamayı öğrenmeli. Kendini dilediği gibi ifade etmek çocuğun gelişiminin bir parçasıdır” sözleriyle destek veriyor.

Zaten bugüne kadar asparagaslar dışında kim eşcinselliğinden dönmüş ki.Döndürmeye çalışmak kendisi olamamaktan dolayı bunalımdan başka neye yarar.Kendisi olamayanın ne kendisine,ne de başkasına faydası olur heteroseksizme hizmet etmekten başka.Her ne kimlikte olursa olsun,ruhsal ve fizksel sağlıklı bireylerden oluşan bir dünya da yaşasak daha huzurlu olmaz mıyız.

Yıllar önce okuduğum bir kitapta,aile ikiz erkek bebeklerini doğduktan hemen sonra sünnet ettirirlerken bir tanesinin cinsel organı,sağlık görevlisinin ihmali sonucu yanıyor ve uzmanların aileyi ikna etmesiyle de ameliyat ettirip çocuklarını kız gibi yetiştiriyorlar ama ergenlik dönemiyle birlikte kimlik bunalımına giriyor çocuk.Kendini erkek çocuk gibi hissediyor kız olarak yetiştirilse de.Sonunda ailesi gerçekleri açıklayarak tekrar ameliyatla erkek bedenine sahip oluyor ve sağlıklı bir ruh haline geri dönüyor.

Demek ki zorlamakla,yetiştirme tarzıyla hiçbir alakası yok eşcinselliğin.İnsan durduk yerde eğilimini,hem de heteroseksist bir dünyada hangi akla hizmet değiştirsin ki.Heteroseksüeller zorlamakla veya gönüllü olarak eşcinsel olamıyorsa,eşcinseller de hiçbir çevresel faktörün etkisinde kalmadan eşcinsel olarak doğmuşlardır.Hem seçim olsa bile,bireyin seçebilme hakkına kim karışabilir ki?Eğer eşcinsellik örnek teşkil edip heteroseksüelleri eşcinselliğe özendirecek diye korkuyorsa heteroseksistler,ya iradelerinde problem vardır,ya da homofobilerinin altında yatan bastırılmış eşcinsellikleri.

2 yorum:

  1. Merhaba, yaklaşık bir iki ay öncesinde blogunuzu fark ettim. Oldukça ilginç ve bilgi dolu bir blog. Eşcinsellik hakkında öncesinde bilmediğim pek çok şey öğrendim. Eşcinseller ne yazık ki Türkiye'de büyük bir baskı altındalar. Bu noktada yaptığınız yayınların eşcinseller için oldukça yararlı olduğunu düşünüyorum. Dilerim, yazmaya devam edersiniz...

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim.Heteroseksizm eşcinselliği kabul edinceye kadar eşcinsellere cesaret vermek amacıyla mücadeleme devam edeceğim.

    YanıtlaSil