Susarak zaten uzun vadede de olsa kaybediyoruz,bari konuşarak hemen kaybedelim de,sadaka niyetine bahşedilen yaşamlarla sığıntı gibi idare etmeyelim.
İnsan anlaşılmayınca,anlaşılmak istenmeyince konuşmak istemeyebiliyor artık.Konuşmanın,derdini anlatmanın gereksiz olduğu anlar çok oluyor heteroseksizmin
ağırlığının fazla hissedildiği ortamlarda.Anlatacak çok şey olduğu ve de anlatmanın gerekli
olduğu zamanlarda bile.Bu bir hayata küsüş,bir yılma,bir umutsuzluk,bir yapayalnız kalma ve
yalnızlığını en derinden hissetme hali.Kendin olduğun sürece,sisteme uymak için iki yüzlü
olmadığın sürece hep yalnız kalacağının da bir tokadı.
Çünkü eşcinseller görünür olup çoğalamadığı sürece yalnızlığa ve de yenilgiye mahkumdur.
Etrafında tutunacak bir dalının olmaması gelecekteki yalnızlığınla yüzleşmeni sağlıyor acı da olsa. İnsanın cinsel yöneliminin tek suçu olması,attığı her adımda,aldığı her nefeste bu yüzden
ayrımcılığa maruz kalması,ne kadar yaşama mücadelesi için itici güç olarak kullanabilme
fırsatı yaratsa da,açık bir eşcinsel olarak,tek olmak bu fırsatı değerlendirme imkanı bırakmıyor."Hep yılmayacağım,mücadele etmeliyim" diyorsun ama hep kaybediyorsan eşcinselliğin yüzünden,şevkin kırılıyor.Gitmek isteyebiliyorsun,gidecek yerin olmasa da,nereye gideceğini bilmesen de.
"Neden?" sorularını çok yoğun sorduğun anlar olabiliyor homofobinin yükünün çok ağır olduğu dönemlerde.Öfkenin yerini hissiyatsız bir kenardan bakış alıyor.Duyarsızlığı,acımasızlığı gördükçe bu zamana kadar "Nerede,kimlerle,nasıl" yaşayabildiğine şaşırıp kalıyorsun."Ben bunları hak edecek ne yaptım?"diyorsun.Sahi eşcinseller bu ayrımcılığı hak edecek ne yaptı?Bana kalkıp da,özellikle bazı eşcinseller herkes hak ettiği yaşamı yaşar demesin.Ne olursa,kim olursa olsun,bir canlının kendisi olarak yaşama hakkını kimse elinden alamaz ve farklılığı yüzünden kimse vicdansızca davranmamalı.
Öğrendik artık deneye-yanıla eşcinsellere eşit muamele yapılmayacağını.Yaşamak istiyorsak,hep geride kalacağımızı,daha fazla mücadele etmemiz gerektiğini.
Ama nereye kadar,ne zamana kadar?
Anlatmalıyız,daha çok anlatmalıyız.Bu küsmeler ayrımcılığın şok anları sonrası.Susarak
zaten uzun vadede de olsa kaybediyoruz,bari konuşarak hemen kaybedelim de,sadaka niyetine
bahşedilen yaşamlarla sığıntı gibi idare etmeyelim.Yaşayacaksak insan gibi yaşayalım,kendimiz gibi olalım ama asla heteroseksizmi besleyerek yaşayan bir ölü olmayalım.
Eşcinselsem öyle varım,yoksa ben olmamın hiçbir anlamı yok.
Her yenilgi,yeni bir başlangıç için itici bir güç olmalı tekrar yenileceğimizi bile bile.Yaşama karşı bu bağışıklık da belki birgün heteroseksizm virüsünü etkisiz kılabilir eşcinselliğe karşı.En
azından virüsü güçlendirmekten daha iyidir mücadele edip de hep kaybetmek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder