13 Mayıs 2022 Cuma

10-15 Mayıs facebook notlarım

 10 mayıs

Benim çok özgür oluşum sadece genetiksel yapımdan kaynaklanmıyor, köyde de olsa özgür bir ailede büyümüşüm sanırım!

Karşı taraf ne anlatmak isterse istesin, eğer açıkça anlatmazsa, sizin ne anladğınız anlayışsızlık sayılır!

Bana, benim hayatıma saygı duymayan ve de akıl ve mantık dışı hiçbir şeyi, hiçbir kimseyi tınlamam!

12

GİTTİ GİDİYOR'DA MÜŞTERİYE TUZAK!

Bir yanılgıya düştüm. Dikkat etmekte fayda var. Belki de bir tuzak olduğu için yanılgıya düşmek kaçınılmaz. Örneğin Hepsi Burada'dan alış veriş yaparken, toplam bir kargo bedeli yansıyor veya Nadir Kitap'tan. Hepsi de ayn anda da olsa değişik satıcılardan yaptığın kargo ücretlerinin ayrı ayrı ödeneceğini belirtip, toplam bedel olarak ödeme yapmadan önce ekrana yansıyor. Bu çok normal ve anlaşılabilecek bir durum. Ama Gitti Gidiyor'da toplam kargo bedelinden sonra, bir de kapıda ödemeli kargo bedeli yansıyor. Çünkü alış veriş yaparken ya dikkatinizden kaçıyor ya da toplam kargo bedeline yansıtılmaması bir tuzak veya sebebini bilmiyorum. Bütün kargoların alıcılı ödemeli olacağını bilmemek diye bir şey olamaz ama bütün kargo ücretleri artık ürün siparişi verirken ödemeye yansırken, bazı ürünlerin otomatik olarak kapıda ödemeye dönüşmesi bana göre bir tuzak. Çünkü bütün kargolar, aynı firmadan bedeli belli bir limitin üzerinde alış veriş yapmak dışında zaten alıcı ödemelidir ve alıcı ödemeli ürünlerin ödeme yaparken internette bazılarının otomatik olarak ekrana yansıyıp bazılarının kapıda ödemeli olup ekrana yansımaması bana göre ilkel bir satış yönteminden öte art niyetli geliyor. Çünkü kargo maliyetleri bazı ürünlerin bedelinden yüksek olduğu için, müşterinin vazgeçmemesi için bir tuzak bu. Eğer satıcı ürününün bedelini kredi kartıyla internet üzerinden tahsil edebiliyorsa, eğer ben de kapıda ödeme koşuluna göre bir talepte bulunmadıysam, kargo bedelinin bana sorulmadan kapıda ödemeli şeklinde olması, müşteriyi bir uyutmadır. Bundan sonra Gitti Gidiyor'dan alış veriş yapmak, benim için uzak durulması gereken bir durum.

13

Çocukken geçmiş zamana ait olan genel kültüre, yaşlanınca senin yaşadığın süreç de dahil oluyor ama sen de geçmiş zaman oluyorsun bu esnada!

Opus'ta sipariş verdiğim albümlerden bir tanesi temin edilemedi. Bu vesileyle aradığım iki albümü PTT AVM'de ucuz buldum. Onlar da albümleri temin edemedikleri için iptal ettiler siparişimi. Bu albümleri ararken, yıllardır almak istediğim ve diğer AVM'lerin temin edemediği albümleri çok daha ucuza buldum. Son alış veriş sitesinin-Gitti Gidiyor'un kargo poltikasını şikayet ettim. Haklı olduğumu söyleyip 50 liralık indirim çeki verdiler. Bununla da eksik olan diğer 7 albümümü aldım. Sevdiğin şeylerin takipçisi olursan, sorunlar da çözülüyor, sürprizler de birbiri ardına geliyor. Hani çekim yasası dedikleri işte bu. Yani oturduğun yerden, ellerini göğe açarak olmuyor. İstemen ve çabalaman gerekiyor. Bütün bu olanlar arşivimdeki diğer eksikleri de gözden geçirmeme ve diğer sitelerden temin etmeme vesile oldu. Teşekkürler hayat, teşekkürler BEN

14

Pardon da, karnını hayvanları öldürmek dışında başka şekilde doyurabilecek bir yetisi olan insan türüne ben asla güvenemem!

15

Hayatta özel ilişkilere dair şunu öğrendim. Sen birileirni sev ama ne hayatını bu sevginin etrafında döndür ne de bu sevgi için talepte bulun. İnsanlar kendi istekleriyle sevsin. Seninde ekstradan bir iafadede bulunmak gerekmiyor bu konuda. Seviyorsan seviyorsundur, onunla mutluysan mutlusundur. O da zaten bunu görüyordur. Aşkı, sevgiyi eğer abartmazsanız, ne kaybetme korkusu yaşıyorsunuz, ne de karşı taraf üzerinde herhangi bir şekilde bir baskı hissetmediği için; kalacaksa kalıyor, gidecekse de gidiyor, dönmek isterse de dönüyor. İlişkileri toplumsal bazda illa ki netleştirmek, adını koymak ve onu belli bir kalıp içersine sokmak gerekmiyor. Önemli olan o an mutluysan, o anın tadını çıkarmak. Çünkü zaman hızlı geçiyor; hesap kitap yapacak kadar uzun değil.

1727 yılı diye de bir yıl var. O yıl Henrich Schulze, Gümüş Nitrat ve Nitrit Asite batırlan Kalsiyum karbonatın mor renge dönüştüğünü bulmuş ama Osmanlı devleti savaşlardaymış o yıllar!

Osmanlı ile gurur duyuluyor ama yaptığı icatlarla değil de savaşlarla! İlginç! Çünkü bir icadı yok!

"Yazı" ne kadar önemli bir şey bilgiyi asırlar boyunca geleceğe taşıyabildiği için...

50 yıllık hayatımda teknolojik manada jetonlu telefonlardan ev telefonlarına, cep telefonlarından akıllı telefonlara, plaklardan kasetlere, CD'lerden hard disclere ve dijital platforma, radyodan TV'ye, TV'den internete, daktilodan bilgisayara, mektuptan e-maile, gazete ve dergiden sosyal medyaya, filmli fotoğraf makinesinden dijital fotoğraf makinesine neler gödüm yaa. Sanırım dünyanın sonuna geldik. Akıllı telefon sanırım geldiğimiz en üst nokta. Herkesin elinde var ve bütün dünya avuçlarımızın içinde. 7'den 70'e herkesin bu kadar bağımlı olduğu bir gelişme tarih boyunca olmamıştır sanırım. Bütün hayatımız orada artık. Alışverişlerimizi bile pazara çıkmadan oturduğumuz yerden yapıyoruz ve sınırsız seçenek var. Bir ürün mü arıyorsun; satıştaysa eğer, ertesi gün elinde. Bankalarda kuyruk bekleme sırası diye bir şey kalmadı. Ne kavgalar ederdik o kuyruklarda. Oturduğumuz yerden ödemeleri yapabiliyoruz. Artık sınavlara bile okula gitmeden internet üzerinde girebiliyoruz. Oylarımızı da cep telefonundan verirsek, tam olacak. O zaman oy kaybı yaşamayız. Çünkü kimin nereye o veridği belli olur. Çünkü bilgisayarlar sayacak oyları.

ADAMLAR 100 YIL ÖNCE NELERLE UĞRAŞIYORLARMIŞ; ELBETTE BİZ GERİYE GİDERİZ. BU ÜLKEDE GÜNÜMÜZDE BİLE FÜTÜRİZM KİMİN UMRUNDA OLABİLİR Kİ? KELİMEYİ BİLE KÜFÜR OLARAK ALGILAYABİLİRLER.

BU CAHİL İNSANLAR OLDUĞU SÜRECE DÜNYAYA BARIŞ GELMEZ!

20 Mayıs’ta Derince Açık Hava Sahnesi’nde konser verecek olan Aynur Doğan’ın konseri iptal edildi. Konserin iptal edildiğini Twitter hesabından duyuran Derince Belediyesi “İlçemiz sınırları içerisinde özel bir firmanın yapacak olduğu konser organizasyonunun yapılan detaylı inceleme sonucunda uygun olmadığı tespit edilmiş olup, etkinlik belediyemiz tarafından iptal edilmiştir” ifadelerini kullandı.

16

EŞCİNSELLERİN ZAFERİ! SİZ GİDECEKSİNİZ, BİZ DEĞİL! 

PARDON HOMOFOBİK DENİZ AKKAYA NEREDE, NE ZAMAN ORTAYA ÇIKACAK ACABA?

Yobazlık çağın gerisinde kalmaya ve ekarte olmaya mahkumdur. Eşcinsel düşmanları istediği kadar eşcinselleri, LGBTİ'leri toplumun dışına itmaya çalışsın, istedikleri kadar haklarını ellerinden alsın; hak yerini bulacaktır eninde sonunda. Hadi bu evliliği de engelleseniz ya; ne kadar trans kadın - hetero evliliği gibi gözükse de, sonuçta temelde bu bir aynı biyolojide doğmuş iki cinsiyetin evliliğidir; sadece ambalajı farklıdır. Yemezseniz de yedirirler işte böyle! Afiyet olsun; yiyemeyenler kudursun!

16

Dışarıda yemek yiyince karnımın niye doymadığını çok iyi biliyorum. Çünkü insanın karnının doyması için özgür yemek yemesi gerekir. Ağzını şapırdatacak, çorbayı höpürdeteceksin ki, dilimizde bulunan tad alma dokuları bunu beynimize iletebilsin. Yoksa hapur hupur değil de ayıpmış gibi ağzımızı kapatıp küçük küçük yiyerek, lokmalar ağzımıza değmeden midemizin çekmecesine sanki yakıt koymuş gibi oluyor. Yani fizksel olarak hissetmeyince, beyine sinyal gitmiyor. Bir de gözümüzün doyması gerekiyor önce. Tencereyi yanına koymayıp, doymazsam daha çok var hissini duymayınca doymuyorsun işte. O yüzden dışarıda yemek yiyince, bir de eve gelip de yiyiyorum veya dışarıda doymayacağımı bilerek evde yemek yiyerek dışarıda yemeğe çıkıyorum. Ok?! Oha diyebilirsiniz bana!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder