7 Mart 2012 Çarşamba

Eşcinseller Açık Bir şekilde Varolmadıkça Hiçbir Hakkın Garantisi Olmaz

Eşcinseller Burkalı Kadınlardan Daha Umutsuz Bir Görüntü Arz Ediyorlar


Bir arkadaşım diyor ki, "Olacak, olacak. Eşcinselleri tanıyan, haklarını veren yasa da çıkacak, muhafazakar bir iktidar tarafından da olsa eşcinsellik kabul edilecek." Aslında insanın heteroseksist bir dünyada eşcinsel olarak umut içinde yaşaması güzel bir şey ama imkansızlığa umudun gereksiz bir iyimserlik olduğunu düşünüyorum. Verilecek hak niye gasp edilsin ki? Hem heteroseksizme mi kalmış benim hakkımın verilmesi? Heteroseksizm egemen kalabilmek ve çıkarları için hakların ucunu gösterir ve iade etmeden yalanmana, yutkunmana sebep olur ve sen de öylece avcunu yalamakla kalırsın. Neden mi? Bir kere eşitlik, hak, hukuk, adalet heteroseksiszme ters düşer. Eşitlik olsa heteroseksizm olmaz. Heteroseksizmin tekrar tanımın yapmaya gerek var mı? Heteroseksizm sadece cinsel anlamda değil, hayatın kamudan özele tüm birimlerinde üstünlüğünü iddia eden ve çıkarına uygun bir şekilde kendi bildiğini okuyan-dayatan bir egemenlik şeklidir. Hal böyleyken nasıl heteroseksist iktidarlardan iyimser bir şekilde umutla hak ve eşitlik beklenebilir ki?

Afganistan'da Devlet Başkanı  din adamlarının hazırladığı "kocalar karılarını dövebilir" belgesini şeriata uygun diyerek" onaylamış. "Orası Afganistan" diyebilirsiniz ama Avrupa'ya göre de burası Türkiye denilerek hak ihlalleri yapılmıyor mu heteroseksizm ve değerlerine uygun olarak?

Haksızlığın büyüğü küçüğü olmaz. Senin hakkın sana önemli gelir, benim hakkım bana önemli gelir. Çünkü sen heteroseksüelsindir, ben eşcinselimdir. Bana yapılan haksızlık senin canını yakmaz, bana yapılan haksızlık da senin canını acıtmaz. O yüzden haksızlığın büyüğü- küçüğü, yeri ve zamanı olmaz. Haksızlık haksızlıktır ve haksızlığa uğrama konusunda hiçbirimizin birbirimizden farkı yok. Afganistan'da haklar daha fazla ihlal edilirken ben kendimi daha şanslı hissetmiyorum veya daha fazla umutlu değilim. Çünkü ikisinde de sadece heteroseksizm tarafından hakların verilmesi bekleniyor eller-kollar bağlı şekilde. Birinde-orada  ses çıkarıl-a-mıyor ama bizde de ses çıkarılmıyor. Bizimki daha kötü değil mi? Azıcık haklar veriliyor diye şükredip saçma-sapan umutlar içine giriliyor. Oysa bize verilen veya verilecek olanlar gasp edilmiş olan bizim kendi haklarımız. Ve biz onları kurtarmaya çalışmıyoruz da, bekliyoruz sadece umut ederek ama umutsuzca.

Heteroseksizmi çok iyi bildiğim için, eşcinsellerin heteroseksizme umut bağlaması Afganistan çöllerinde susuzluktan halisünasyon görmek gibi geliyor bana. Ben söke-söke haklarını iade ettiren bir eşcinsel bir çoğunluk olmadıkça, oluşmadıkça ne hakların verileceğine inanırım, ne de iade edilen haklarımın kalıcılığına. Eşcinseller kendilerinden emin olup açık bir şekilde var olmadıkça heteroseksist dünyada hiçbir hakkın garantisi olmaz kağıt üzerinde bile olsa.

Şu anda eşcinsellerin burkalı kadınlardan bir farkı var mı sizce? Hatta daha kötü durumdalar. En azından burkaların içinde kadın olduğu biliniyor. Ya biyolojik bedenlerin içinde hangi cinsel yönelimin olduğu biliniyor mu? Bilinmeyen, görünmeyen ve heteroseksizme en ters düşen şey kabul edilir mi?

O yüzden eşcinselliğin kabulü için önce içimizdeki kendimizi görmeli, sonra da bunu göstermeliyiz. Başka hiçbir alternatifi yok bunun. Yoksa Afganistan'daki kadın dövmenin serbestliğinin yasalaşması gibi, bizde de şu anda eşcinsel öldürmenin kağıt üzerinde olmadan yasal olması gibi (Çünkü eşcinsel cinayetleri meşru değilse eşcinsellik kabul edilir ve nefret cinayetleri kapsamına alınır değil mi?), kağıt üzerine geçerse de şaşmamak gerek.

Nasıl arkadaşım eşcinselliğin kabulü için "Olacak, olacak" diyorsa, bende eşcinselliğin yasaklanması için "Olmaz, olmaz deme" diyorum. Çünkü heteroseksizm egemen olduğu sürece eşcinsellerin aleyhinde olmayacak bir şey yoktur bu dünyada.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder