31 Ocak 2021 Pazar

YARINA ÇIKMAYA SENEDİM Mİ VAR?

 YARINA ÇIKMAYA SENEDİM Mİ VAR?

50 yaşından sonra baş gösteren bazı sağlık problemleriyle birlikte, geçmiş yaşantıma baktığımda hiç "keşke yapmasaydım" dediğim ve aldığım kararlardan, yaşama biçimimden hiç pişmanlığım yok. Gerçekten bir insan, o an neyi öncelikli ve çok yapmak istiyorsa, onu yapmalı. Çünkü yarına çıkacağımızın garantisi yok ki. Mesela ben yemekte bile kurallara uymam; önce canım tatlı çekiyorsa, tatlıyı yerim. Çünkü karnımı doyurduktan sonra tatlı canım istemez ki benim, yer kalmaz bir kere... O yüzden hayatta neyi yapmayı istiyorsam, bütün toplumsal kuralları yok sayarak onu yaptım, onu yaşadım. 

Mesela patronlara para kazandırmaktan başka bir şey olmadığı ve bu ülkede insanın istediği işi yapması mümkün olmadığı için-çünkü geri kalmış toplumlarda çeşitlilik yoktur- çalışmayı asla sevmedim ve emeklilik için primimi tamamladıktan sonra çalışmadım ve 13 yıldır çalışmıyorum ve hayatta aldığım en güzel kararlardan biridir. Çünkü bu ülkede işçilerin emeğinin karşılığını almamasının yanı sıra kendimi paraya değişmedim. Para nedir; ihtiyaçlarımızı karşılayan bir araç. E bir ülkede hak ve adalet yok ise, başa geçen zengin oluyorsa, ne kadar çalışırsan çalış nafile, o yüzden minumum yaşayıp, kimsenin kahrını çekmemek en güzeli. 

Sonrasında bir eşcinsel olarak, heteroseksist düzene evlilik gibi bir aptallık yaparak(yani yapmadım) prim vermedim. Ne oldu kendimi bu konuda feda etmeyerek; dedikodumu mu yaptılar; Ayol aptalların dedikodusundan bana ne? Çevrem bu yüzden mutsuz mu oldu; kendi sorunları. Homofobiyle-eşcinsel karşıtlığı ve zorluklarıyla karşılalmadım mı; Karşılaştım ama bu beni koşullara göre yaşamamı öğretti, daha güçlü kıldı. 

Hiç şunum olsun, bunum olsun diye de çabalamadım. Dünya malı, dünyada kalır çünkü. Öyle başarılı olayım falan diye de çabam olmadı. Neyi başaracaktım ben; elektrik bulunmuş, internet bulunmuş, telefon bulunmuş, televizyon bulunmuş... Neyi icat edecektim, neyi başaracaktım; Dünyayı cahillerden de kurtarmak mümkün değildi; çünkü nasıl biyolojik evrim varsa, sosyolojik evrim de var; insanların düşe kalka öğrenmesinden başka çareleri yok; Devrim, mevrim hikaye; aslolan evrim! Benim için en büyük başarı, hayatı istediğim gibi yaşamak oldu ve bunu da başardığıma inanıyorum. Güvenilir ve de duyarlı bir insan olmak, kişisel anlamda en büyük başarılarım. Onun dışında hayatımı müzikle, sanatsal şeylerle keyiflendirmeye çalıştım işte. 43 yaşından sonra da, yani çalışmayı bıraktıktan sonra da spor yapmaya çalıştım; bisiklet binmeyi öğrendim, yüzmeyi öğrendim, tenis ve badminton oynadım... 

Hiçbir alanda uzmanlaşmadım. Çünkü ben her şeyi öğrenmeyi seven bir insanım ve bunu birilerinin belgeyle tescillemesine gerek yok. Öldükten sonra her şey yalan. Çünkü benim varoluş şeklim birilerinin onayına dayanmadı hiçbir zaman; hayatımı istediğim gibi yaşamak, tek varoluşumdu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder