Okuyunca inanamadım. Bir partimiz, sosyal demokrat, halkçı bir partimiz, özel kalemde çalışan iki elemanını, ofiste dans ettikleri için işten çıkarmış. Belki görüntüler video ve televizyon kanallarına yansımasaydı, işten çıkarma eylemi gerçekleştirilmeyebilirdi ama bu davranış yani dans ettikleri için iki elemanı işten çıkarmaları, bu partiyi benim gözümde hiçbir şekilde haklı kılmaz.
Altı-üstü dans etmişler. Dans bu partiyi lekeliyor mu, yoksa iş saatinde dans edilmesi partinin disiplin anlayışına çok ama çok mu ters? Şu dünyada iş saatinde neler-neler yapılıyor çok önemsenmiyor da, dans etmek mi insanların işsiz kalmasına sebep oluyor? Bu bile en demokratik zannetiklerimizin demokrasi anlayışının göstergesi. Bir de eşcinsel hakları için falan mücadele veriyorlar.
İş saatinde dans eden iki elemanına toleranssız davranan bir partinin eşcinsellere özgürlük anlayışına, samimiyet konusunda bence gölge düştü. Türkiye'de anlayış böyle olabilir, bazı kurallar olabilir kültürel yapıya göre ama dansa da her nerede ve hangi saatte olursa olsun yanlış bir şeymiş gibi muamele edilmesi benim de demokrasi anlayışıma ters. İnsanı hayata karşı motive eden bir eylemden niye rahatsız olunsun ki? Bu partinin bütün işleri aksadı mı çalışanlarının bir anlık dans etmeleri yüzünden şimdi? Yoksa siyasi bir partiyle diğer iş yerlerinin bir tutulmaması mı gerekiyor?
Hayatta herkesin öncelikleri farklıdır ama temel ihtiyaçlar dışında ben, dans gibi tüm sanatsal (dans bir sanattır ve herkes üst seviyeden teknik olarak dans etmek zorunda değildir) faaliyetleri, bir toplumu ehlileştiren, ruhsal ve fiziksel olarak iyileştiren, geliştiren en önemli unsur olarak görüyorum. Hatta ben bir ülkenin gelişmiş olup-olmamasının en büyük göstergesinin sanat olduğuna inanıyorum. Çünkü sanat çok ince, en estetik bir şey olduğu için herkesin yapabileceği bir iş değildir. Öyle olsaydı, çok hoşgörülü, hayata çok daha pozitif bakan bir toplum olurduk. Çünkü sanata değer veren toplumlar, daha bir insan olabilmiş toplumlardır benim gözümde. Ayrımcılık yoktur, cinsiyetçilik en aza inmiştir. Eşitlikçi ve insan haklarına, demokrasiye daha çok inanan ve önem veren toplumlardır böyle toplumlar. Sanat barışa vesile olduğu için kavgalar, çatışmalar, savaşlar daha az olur böyle toplumlarda.
İki çalışanın dans etmesi yüzünden konuyu sanata bağlamam belki çok saçma gelmiştir bazılarına. Bu da benim inancım ve düşüncem. Bana bir dünya çiz deselerdi, özgürce sevişen ve de dans eden bir dünya çizerdim. Çünkü mutluluğun formülü seks ve danstır. Çünkü gelişmiş toplumlara baktığımız da, seks ne ahlaksızlık, ne de dans yanlış bir şeydir.
Bu partimiz belki oy kaybetmemek adına daha üstüruplu bir görünüm sergilemek istemiş olabilir dans eden işçilerini işten çıkartarak ama benim oyumu kaybettiğini buradan açıklamak isterim. Çünkü ben her konuda özgürlüğe inanan biriyim. Yerin ve zamanın da hiçbir önemi yok özgürlüklerimi gerçekleştirebilmek için.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder