Sen "çocuğumun eşcinsel olmasını istemezdim" dersen, senin eşcinselliğini heteroseksüeller kabul eder mi?
Kusura bakmasınlar ama eşcinsellerin, özellikle transseksüellerin "çocuğumun eşcinsel olmasını istemezdim" lafına irrite olduğum kadar hiçbir şeye irrite olmuyorum. Bilinçlisi de çocuğunun eşcinsel olmasını istemiyor, bilinçsizi de. Zaten kendileri de sihirli bir dokunuşla heteroseküsel olmayı ne çok isterlerdi. Çocukluk anılarını anlatırlarken duymuyor muyuz, geceleri yatmadan önce Tanrı'ya dua ettiklerini "Sabah uyanınca erkek veya kadın olayım" diye?
Belli bir bilinçlenmeden sonra eşcinselliğe veya diğer cinsel kimliklere dini açıdan baktıklarında kendilerinin de Tanrı'nın, hayatın çocukları olduklarını, bilimsel açıdan baktıklarında doğanın bir gerçeği olduklarını, tercih olamayacığını; heteroseksist homofobik-transfobik bir toplumda yapısal olmasa kimsenin eşcinselliği, transsesküelliği, kısaca LGBT'liği tercih etmek istemeyeceğini söylüyorlar ama sanırım tam anlamıyla kendileriyle barışamıyorlar ki, gene de hetero doğmak istediklerini, çocuklarının eşcinsel olmasını istemediklerini söylüyorlar.
Homofobinin, transfobinin tam anlamıyla biteceğine inanmamaları da, kendilerine inançlarının tam olmamasından, bu yüzden de kendileriyle tam olarak barışamamalarından. Tamam homofobi, taransfobi var ve öldürülüyoruz da bu yüzden ama, mücadele etmemize rağmen başarıya ulaşamamızın sebebi her ne kadar heteroseksist sistemin homo-transfobisi olsa da, bu fobiye cesaret veren bizim fobimiz. Dışarıda eşcinselliğe karşı bir nefret var, öldürülebiliriz ama içmizdeki kendimize olan nefreti ve de korkuyu üzerimizden atmadığımız sürece, heteroseksizm bizi, içini kendimizin doldurduğu bizim silahımızla vurmaya devam edecektir.
Doğanın bir gerçeğini istemek veya istememek de diye bir şey olabilir mi? İstesen ne olacak, istemesen ne olacak? Şu an egemen olan sistemin kendi çıkarına uygun kuralları, engelleri vardır kendine uymayan ötekilere karşı ama, doğayı-kendi gerçeğini inkar edip, çoğunluğa dahil olmak isteyince ve çalışınca, kendimizi yıpratmaktan ve bizleri mağdur edenlerin eline koz vermekten başka ne geçiyor elimize. Bir kerecik de doğaya, her ne şekilde olursa olsun bizi hayatla buluşturduğu için şükredelim. "LGBT olmasaydım" demek, kendini inkar etmek, doğaya karşı gelmek demektir. Doğa, düzenine uygun kendini gerçekleştiriyor. Zorluk çıkaranlarınki akılsızlıktan başka nedir ki?
Hamilelik döneminde, "erkek olsun, kız olsun farketmez, yeter ki sağlıklı olsun" derlerken bile, çocukların eşcinsel olabilecekleri hiç akıllara getirilmez. Böyle bir temelden de, yeterli sayıda homofobik veya transfobik olmayan LGBT'ler beklemek pek akıl karı değil değil mi? Zaten kendisini-cinsiyetini ve cinsel yönelimini çok seven LGBT'lere deli gözüyle bakmıyorlar eşcinseller, transseksüeller bile!
Sahi transseksüeller ötekileştirilmeseydi homofobik mi olurlardı? LGBT'ler erkek eşcinsellerin daha görünür olmalarından dolayı kendi içlerinde pozitif ayrımcılık istiyorlar ama içten-içe de erkek eşcinselliğine karşı, kendi içimizde bir ötekileştirme hissediyorum. Bu ötekileştirme, kurtulamadığımız kendi içimizdeki homofobiden mi kaynaklanıyor, yoksa buna bağlı olarak LGBT mücadalesine tam olarak dahil olamamaktan mı?
Söylemeyi unutmuşum. LGBT'ler çocuklarının eşcinsel veya transseksüel olmasını istememelerinin nedenini, heteroseksist dünyada homofobiye karşı zor durumda kalmalarını istememelerine bağlıyorlar ama bana bu kendi zayıflıklarının ifadesinden başka bir anlam taşımıyor. Benim ailem de belki benim eşcinsel olmamı istemeyebilirlerdi veya istemiyorlardır da bana laf söylemeye cesaret edemiyorlardır ama ben hiç de şikayetçi değilim eşcinselliğimden. Üstelik benim "tuzum" hiç de kuru değil. Heteroseksist sisteme ekonomik olarak bağımlı biriyim. N'aber! Sanırım çok narsistim ki, ötekileştirilmeye rağmen eşcinselliğimi bile sevmekten vazgeçemiyorum!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder