Erkekliği yücelten hiçbir unsura RTÜK sesini çıkarmazken, acaba eşcinsel nefretine, şiddetine ne diyecek? Hiçbir şey demeyecek. Çünkü RTÜK dediğimiz sansür uzmanları homofobik toplumdan farklı düşünüyor olabilir mi? Farklı düşünseydi, özendirir ve ahlak bahanesiyle bugüne kadarki eşcinsel sahnelere ceza kezmezdi. Ancak nefret ve dalga unsuru olarak kullanıldığı zaman sesini çıkarmıyor eşcinsellikle ilgili sahnelere RTÜK.
Toplum homofobik, bu toplumun yönetimi ve kurumları da homofobik ama sanatının ve sanatçısının da homofobik olması kabul edilebilir bir şey değil (Dizilere de ne derece sanat denir ayrı mesele). Hadi senaristler yazdı diyelim, oyuncu neden böyle bir sahneye sesini çıkarmıyor (Ali Sunal'ın, bir dönem bir transseksüelle ilişkiye girdiği için eşi tarafından terk edildiği iddia edilmişti. Çok art niyetliyim sanırım; Acaba bir şeyleri ört-bas etmek için senaryoda Ali Sunal'ın parmağı mı var diye düşünmedim desem yalan olur)?
Eğer homofobinin yanlışlığına dair mesaj veren bir sahne olsa anlayacağım ama, resmen homofobi meşrulaştırılmış. Peki yapımcıya ne demeli? Yapımcılık öyle sudan sebeplerle sadece para kazanmak mıdır? İnsanda toplumsal ve de sanatsal sorumluluk olmaz mı? Hadi hepsini de geçtim. İnsanın, insanlığa karşı, insani sorumluluğunun olması gerekmez mi? Yoksa canlıları, erkekler, kadınlar, eşcinseller ve hayvanlar diye kategorilere ayırıp ona göre mi muamele yapılıyor? Benimki de soru mu? Tabiki de öyle yapılıyor.
Homofobi sadece dizilerde kalmıyor ki. Şiddeti, nefreti, cinayeti bütün topluma sirayet edip, eşcinselleri, transseksüelleri, bütün LGBT'leri mağdur duruma sokuyor. Amaç da bu zaten. Değil mi? Medya dünyamız sağolsun, Oscar'lık çok güzel homofobi dersi veriyor izleyicilere; Homofobik bireyler yetiştiriyorlar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder