İnsanın ailesi sahip çıkmazsa çocuğuna, heteroseksist bir toplum ve devlet sahip çıkar mı? Çıkarsa heteroseksist sisteme ters düşerler. Bu da heteroseksist toplum ve devletin kendine ve kendini var eden alt birimlerine ihanettir. Çünkü transseksüeller gibi farklılıklar heteroseksist üst birimler tarafından savunulursa, sahiplenilirse, bu üst birimler kendileriyle çelişip hesap veremezler. Verseler bu sefer alaşağı edilebilirler. Varoluş garantilerini sağlayan tabanlarına neden ihanet etsinleri ki.
Egemen sistemlerin, yok edilme kaygılarından dolayı insanlık dışı gaddarlıklarını anlayabiliyorum da, insanların kendi canlarını-çocuklarını sistem için feda etmelerini anlayamıyorum. Aslında anlaşılmayacak bir şey yok: 1. Onlar da insanlıktan nasiplerini alamamışlar. 2. Sistem dediğimiz ne ki; Ailesinden devletine kadar hepsi bütünün bütünün birer parçası. O heteroseksist sistem kendiliğinden varolmuyor. Her ne şekilde olursa olsun en alt birim tarafından peydahlanıp iktidar seviyesine kadar taşınıyor. Tabanda homofobi olmasa, devlet heteroseksistlik mi taslar veya tam tersi taban da heteroseksistlik olmasa, devletler homofobik mi olur. Al takkeyi, ver külahı!
Hep diyorum, tepeden de homofobiye karşı mücadele yapılsın ama değişim, dönüşüm kendimizle başlayıp, ailelerin evrilmesiyle sonuç verecektir. Hükümet dediğimiz yönetimi de, devletin bütününü de, geleneği-göreneği de vareden, besleyip büyüten, heteroseksist sistemin kökü, kaynağı olan ailedir. LGBT'ler yasal haklarına kavuşsa bile, o haklara sahip çıkılıp aileler ikna edilmediği sürece ne kadar işe yarar tartışılır. Eğitimmiş, yasaymış, şuymuş-buymuş ama öncelikle ailelerin eşcinselliğe inandırılması ve yüreklendirilmesi gerekiyor. Zaten biz homofobiye karşı en büyük savaşı kendimize ve ailemize karşı vermiyor muyuz? Heteroseksist sisteme rağmen bile çevremizden uzaklarda varolmaya çalışmıyor muyuz? Oysa kendimizle barışıp ailelerimizi ikna etsek, ne kaçmamıza gerek kalacak, ne de büyük savaşlara.
Bu, yasal haklarımızın öncelikli olmasına karşı çıktığım anlamına gelmesin. Öncelikle yasal güvencemiz şart. Bütün haklarımız o yasanın üzerine temellenecektir. Ama, düşünüyorum da, biz kendimize-cinsel kimliğimize bile sahip çıkmıyorken, yasal haklarızımızı gerçekten kullanabilir miyiz veya kaçımız, ne kadar kullanmak ister. Demek istediğim, yasal haklarımıza öncelikle LGBT'lerin de hazırlanması gerekiyor. Zaten o potansiyel olsa, o haklara sahip çıkılıp, şimdiye kadar çoktan yasallaştırılırdı ayrı mesele.
Gerçekten LGBT'ler bir çok şeyi göze alarak içinde yaşadıkları çevreye kendilerini kabul ettirmeye çalışsalar, aileler de kabul eder, devlet de kabul eder, yasalar da kabul eder. Bazı çevrelerde can güvenliği riski var diye hep kaçarsak, hiçbir yere varamayız demem çok katı gelebilir ama, bir yere varabilir miyiz gerçekten. Asıl mesele de belki o; Burasının Türkiye diye hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanmamız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder