23 Aralık 2010 Perşembe

Zamanda Yolculuk

Amaç demokratik bir kültür olmaksa başka Oscar Wilde'ların günümüzde de ölmesi gerekmiyor ki eşcinsellere haksızlık yapılmaması için.Bir tane bile Oscar Wilde yetmez mi homofobikliğin insanlığa dair olmadığını anlamak için.

Kolera salgınının patlak verdiği Ekim ayının ortasından bu yana Haiti'de 45 kişi,büyü yaparak bu hastalığı adada yaydığı suçlamasıyla önce kama ve taş darbeleriyle,sonra yakılarak linç yoluyla öldürülmüş.Koleradan ölenlerin sayısıysa 2591.

Zamanda yolculuk hep tartışılır gerçekleşip-gerçekleşmeyeceğine dair.Şu anda filmlerde tatmin ediyoruz zamanda yolculuğumuzu.Kahramanlar müdahalelerle toplumsal felaketlerin önüne geçip kurtarışlar yapıyorlar.

Oysa mantıklı düşünürsek şu anda yaşadığımızı zaman ve mekanda zamanda yolculuğu 24 saat içersinde yaşıyoruz ve müdahlelerle kurtarışlar yapmak,felaketleri önlemek için zamanı boş verin,mesafe yolculuklarına bile gerek yok.Teknolojinin ilerlemesiyle dünya birbiriyle sürekli iletişim halinde.Ayrı frekanstalar ayrı mesele.Coğrafik sınırlarla birlikte kültürel farklılıklar aynı zamanda farklı dönemlerin yaşanmasına sebep olyor.

Bir tarafta açlık,susuzluk,salgın hastalık,en önemlisi cehalet-bilgi yoksunluğundan dolayı katliamlar,modern cadı avcılığı,savaşlar,bir yanda "nasıl sömürgecilik yapabiliriz de kişi başına yıllık gelirimizi daha da yükseltebiliriz" derdinde dünyanın sorumsuz çobanlığını yapan duyarsız güçler ve güdümündeki kuklalar,programlanmış robotlar artık aslında çağımıza uygun olarak.

Günümüzde hala kolera gibi salgın hastalıkların olduğu ülkelerle beraber büyücülüğe inanan bir geri kalmışlık hüküm sürerken,kurtarılması gereken daha öncelikli sorunlar olabilir mi?Adamlar kalkmış yani Birleşmiş Milletler eşcinsellerin modern cadı avcılarının kurbanı olurlarsa cinayet sayılıp-sayılmayacağına karar vermeye çalışıyorlar.Önce "cinayet değildir" de karar kılıyorlar ama sonra cinayet sayılmasına müsade ediyorlar çoğunluk istememesine rağmen.

Dünya dediğimiz ve canlıların yaşadığı gezegen,doğruların ve yanlışların,yüzyıl öncesiyle günümüz modernliğinin aynı anda yaşandığı,gözlemler yapılarak doğru kararlar alınıp,yerinde müdahalelerin yapılabileceği kocaman bir laboratuvar gibi olduğu halde bilgi ve imkanlar dahilinde toplumsal fayda yerine egosal tatminlerle deney fareleri gibi insanlarla dalga geçmenin bir faturası olması gerekmez mi?Faturayı da koşullandırılmışlara ödetmek varken niye alıştıkları rahatlarını bozsunlar ki?Bu kapitalist düzene tahammül edemeyenlere büyücüymüş,düzen bozucuymuş diye koşullandırdıklarını saldılar mı üzerlerine heteroseksist düzen kendi rayında ilerlemeye devam eder işte.

Eşcinsellere hasta,sapık demekle,kolera hastalığını yaymakla suçlananları büyücü iddiasıyla linç etmek arasında bir fark var mı?Yok.İşaret ediyorsun-gösteriyorsun,koşullandırıyorsun,cesaretlendiriyorsun,cinayet işleyenleri bir de tahrik olmuşlar da öldürmüşler bahanesiyle ödüllendiriyorsun tekrar tekrar cinayet işlesin,eşcinselliğin kökünü kurutsun diye.Sonra da münferit bir olay diye üstünü örtmeye çalışıyorsun.İşte heteroseksizm böyle bir şey.

Bir tarafta eşcinselliği suç sayan,eşcinselleri idam eden ülkeler,bir tarafta eşcinsellere haklarını veren,geçmişte eşcinsellere yapılan haksızlıklardan dolayı haklarını iade edip günah çıkartan ülkeler.Aynı anda yaşanan doğrular-yanlışlar,güzellikler-çirkinlikler,iyilikler-kötülükler,en kötüsü de insan olamamışlıklar cahillikten dolayı ve bu cehalete göz yuman bilgiyi faydaya dönüştürememiş heterokapitalist sistemin köleleleri.

Dünyayı-dünyadakileri kurtarmak varken batırmanın alemi var mı?Bırakın herkes hayatını yaşasın,bırakın yaşayalım.Heteroseksist dayatmayla siz ne kadar mutlusunuz,siz ne kadar tatmin oluyorsunuz?Yoksa siz kötülükle,çirkinlikle,olumsuzluklarla mı beslenip var oluyorsunuz?Kimse biz demokrasi adına,refah adına,insan hakları adına çalışıp-çabalıyoruz diye kendini kandırmasın.Herkes heteroseksizmin kölesi olmuş işte.Yaptığınız her eylemde heterokapitalist sistemin bir parçası yok mu,söylediklerinizle yaptıklarınızın bile çeliştiği?Hepiniz lafla peynir gemisi yürütmeye çalışmıyor musunuz?

Geçmişte eşcinsellere yapılan haksızlıkları görmek,anlamak ve haklarını iade etmek için önce illaki haksızlık mı yapmak gerekiyor?Haksızlık yapanlara bakıp gelecekte hak iade etmek yerine şimdiden hak yemeseniz olmaz mı?İnsanlar deneme tahtası değil ki,kötülüğün iyi bir şey olmadığını ve kimseye faydasının dokunmadığını anlamak için deneme-yanılma yoluyla öğrenesin.Geçmişe ve günümüze,günümüzdeki demokratik ve anti demokratik kültürlere bakarak,zaman kaybetmeden ve kimseye haksızlık yapmadan medeniyet noktasına gelebilirsin.

Amaç demokratik bir kültür olmaksa Oscar Wilde'ların günümüzde de ölmesi gerekmiyor ki eşcinsellere haksızlık yapılmaması için.Bir tane bile Oscar Wilde yetmez mi homofobikliğin insanlığa dair olmadığını anlamak için.Ha bizim İngiltere,Avrupa,demokratik olmaya niyetimiz yok diyorsanız,bari insanları kandırmayın.Düşünceniz gibi yönünüzü de geriye doğru dönün ki,biz de ona göre önlem alalım,koruyalım kendimizi eşcinseller olarak homofobiden.Demokrasi diye oyalamayın kimseyi.Gerçek demokrasiler eşcinsellik gibi doğanın gerçeklerini inkar etmez çünkü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder