22 Aralık 2010 Çarşamba

Homofobik kültürlerin demokratik bir dünyada yeri olamaz,olmamalı.

Steaua Bükreş Başkanı Gigi Becali,eşcinsel olduğu yönünde dedikodular çıkan futbolcunun transferine izin vermemiş.
Aynı zamanda Avrupa Parlementosu üyesi olan Bükreş başkanı, Steaua'yu ailesine benzeterek, 'Benim aileme gay giremez! Takımıma istediğim oyuncuyu almak benim en doğal hakkım. Eşcinsel futbolcu oynatacağıma B takımla sahaya çıkarım, hatta kulübü kapatırım daha iyi' diye konuşmuş.Bunun bir ayırımcılık olmadığını savunan Becali, 'Ben kanunlara değil, İncil'e bağlıyım' diyerek yasalara da meydan okumuş.
Transfere izin vermez tabii maddi-manevi güç onda olduğu için;Kapitalizmin maddi,heteroseksizmin manevi gücü.Cesaretin kaynağı heterokapitalizmin gücü kısaca,herkesin içselleştirip normalleştirdiği.
Heteroseksizm,küçük-küçük birimlerinden oluşan ötekiler üzerinden varoluşunu gerçekleştiren en büyük aile.Yeri geldiğinde birbiriyle savaşan ama eşcinselliğe karşı bir bütün-güç olan,kendi yapısal hazımsızlığını nefret,şiddet ve cinayet olarak farklılıkların üstüne kusan,hatta bunun için yani eşcinsellik karşıtlığı adına gerekirse futbol kulübü başkanının kulübünü kapatmayı göze aldığını iddia ettiği gibi kendini yok etmeyi bile göze alan heterosesksist bir ideoloji.
Eşcinselliği kabul etmemenin ayrımcılık olmadığını klüp başkanı gibi bütün heteroseksist birimler savunmuyor mu?Manevi değerlere yani heteroseksist değerlere bağlılıklarından dolayı kanunlar kağıt üzerinde kalmıyor mu?Gerektiğinde her anlamda infazı korkusuzca gerçekleştirmiyorlar mı?
Ayrımcılık dediğin ne peki kendine benzemeyeni yok saymak,yok etmek değilse?Farklılıklara kötü muamele etmek ayrımcılık değilse,ayrımcılık diye bir şey yok öyleyse.Herkes kafasına göre assın,kessin kendine benzemeyeni,sonra da manevi değerleri dayanak göstersin yaptıklarına.
Herkesin manevi değerleri birbirine benzemek zorunda mı?Manevi değerler cinsel yönelimler arasında olduğu gibi kültürler arasında da farklılıklar gösteriyor.Kimin manevi değerler doğru öyleyse?Herkes kendi değerlerinin haklılığını savunacaktır hetero doğasıyla.Eşcinsellerin manevi değerleri,insan hakları ne olacak peki?Heteroseksizm kendi değerlerini yani erkek değerlerini insan hakları diye dayatıyor,dayatmak zorunda kendi çıkarları için,azınlık hakları,eşcinsel hakları olursa heteroseksizm olmayacağından çünkü.
"Birleşmiş Milletlerin LGBT bireylerin maruz kaldığı yargısız infaz ve diğer yasadışı cinayetlere karşı korunması için sunduğu tasarı kabul edildi."
Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın temsilcileriyse oylamaya katılmamış,tasarının tamamının onaylanmasındaysa çekimser kalmış.
Bu ne demektir;Biz eşcinselliği kabul etmiyoruz.Eşcinsellere haklarını vermediğimiz gibi onlara yapılan ayrımcılıkları,cinayetleri kasıtlı da olsa ancak münferit suçlar olarak değerlendirebiliriz.Hatta eşcinselliği manevi değerlerimize aykırı olduğu için tahrik unsuru olarak değerlendirip,eşcinselleri dolayısıyla eşcinselliği tamamen yok etsinler diye suçluları cesaretlendirmek için suçsuz bile ilan edebiliriz.
Önerge sözde demokrat ama açıkça homofobik olduğunu ilan edebilecek kadar bile cesur olamayıp,oy kullanmayan 17 ve çekimser 27,açıkça karşı çıkan 55 ülkeye karşı 93 oyla kabul edilmiş.Bunlar taraf tutamayacak kadar bile cesareti olmayan,yarı demokratlığın arkasına sığınarak sağ gösterip sol vuran,ülkelerindeki eşcinsel cinayetlerine duyarsız kalan homofobik ülkeler.
Eşcinselliği kabul etmeyen kültürlerin demokrasi haritasında yeri olamaz,olmamalı.Demokratik olmak istemeyen,demokratik geçinerek demokrasinin nimetlerinden faydalanıp kendi çıkarlarını gerçekleştiren bu ülkelere,amaçlarının muhafazakarlığı,heteroseksizmi,homofobiyi resmileştirmek olduğunu bile-bile yaptırım uygulamamak da bir suç değil mi Birleşmiş Milletler nezdinde?Yargısız infaz, yerinde infaz ve keyfi infaza yönelik önergede “cinsel yönelim” içeriğinin oylamaya sunulmasının mantığı ne?Bir insan eşcinselse kültürlere göre yargısız infaz edilebilir mi demek istiyor Birleşmiş Milletler.Bir de utanmadan yargısız infaz, yerinde infaz ve keyfi infaza yönelik önergeden “cinsel yönelim” içeriğini önce çıkarmışlar da,yeniden oylamayla dahil etmişler.
Birleşmiş Milletler dediğin ne ki zaten?Herhalde evrenin demokrasi gezegeninden Dünya'ya gelen demokratik insanlardan oluşmuyor?Onlar da heteroseksist dünyanın temsilcileri değil mi?Onlar da heteroseksizmin tamamen yok olmaması yönünde toleranslı olacaklardır mutlaka.Heterokapitalizmin ayakta kalabilmesi için şu anda ötekilerin hala kurban edilmesi gerekiyor ve her şeyin bir sırası olduğu için eşcinsellerin kurtarılmasına daha sıra gelmemiş demek ki.Daha kaç eşcinsel cinayeti daha seyredilerek heteroseksizm kana doyacak bakalım?
Birleşmiş Milletlerin gerçek demokrat olduğuna inandığımız üye ülke temsilcileride mi demokratiğiz diye bizi kandırıyorlar acaba?Yeri geldiğinde dünyayı yakıp-yıkan demokratik ülkeler homofobiyle mi baş edemiyorlar?Hepsinin yumuşak karnı kapitalizmden başka bir şey değil.Çıkarları için bile soy kırıma seyirci hatta destek olmuyorlar mı?
Demokrasi yanıbaşımızda/içimizde duruyor ama uzaktan seyrediyoruz ve demokrasiye kavuşabilmek için yüzyılların geçmesi gerekiyor-muş!Önce insan hakları gasp ediliyor/ettiriliyor,sonra da demokrasiyi getirdik/kazandık diye bayram ediliyor/ettiriliyor.Kim tarafından?Kendimiz/heteroseksizm tarafından.Hepimiz az veya çok onun bir parçası değil miyiz çıkarlarımızı gözettiğimiz,kendimizi düşündüğümüz,düşünmek zorunda bırakılsak da?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder