Herkesin sevdiğini,herkes sever.Gerçek sevgi en ötekini sevebilmektir.Bunu da esirgemeyelim kendimizden.Çünkü beklentisiz-çıkarsız sevmek,sevilmek olarak dönecektir can-ı gönülden.
"Geçirdiği cinsiyet ameliyatı ile önce kadın olan, daha sonra ise kadın olmaktan vazgeçip tekrar ameliyatla erkek olan milyoner Charles Kane, şimdi evlilik planları yapıyor."
Bu haber bu güne kadar okuduğum benzerlerinin son örneği.Eşcinsel erkek önce ameliyat olup cinsiyet değiştiriyor,erkeklerle beraberlikten sonra kadınken,tekrar bir kadına aşık olup yeni bir ameliyatla erkek oluyor.
Önce insanın aklı karışıyor;"Tekrar kadınlara ilgi duyabilme ihtimalin var,niye operasyon zahmetine katlanıp kadın oluyorsun" diye.Tekrar bir operasyon daha geçirip eski cinsiyetine geçince,sabit kalmasının garantisi varmıdır ki!? "Hem bu kadar önemli mi bedensel değişimler" desem çok büyük haksızlık etmiş olacağımı biliyorum transseksüel arkadaşlarıma karşı.Eşcinsel olmakla trans olmanın en büyük farkı da,cinsel yönelimin bedenle barışamamış olması mı,yoksa translarda aidiyet kaygısının çok fazla olması mı toplumun farklılıklara bakış açısı yüzünden?Aslında toplumsal cinsiyet içselleşmesinden dolayı aşırı muhafazakar toplumlarda bile transseksüelliğe bakış açısı eşcinselliğe göre daha yumuşak.Yorum yapmak da transseksüelleri anlayamamanın bir ifadesi olsa gerek.Bir de olaya sadece cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim üzerinden bakmak yerine çevresel ve genetiksel faktörlerin kişi üzerinde oluşturduğu etkileşimi göz önünde bulundurarak irdelemek heteroseksist düşünceyi beslemek sayılır mı ki?
Belki de olması gereken kişisel özgürlükler adına kişilerin bu geçişken durumlarını istedikleri şekilde kullanabilme hakkına sahip olmaları.Ama heteroseksizmin baskın olduğu toplumlarda,LGBTT bireyler bile birbirlerini anlayamadıkları için,küçük detaylara(Aslında büyük) empatik olmalarını beklemek o kadar kolay olmasa gerek.En fazla"Kimliğini bulamamışlık" gözüyle bakılabilir cinsiyet ameliyatı olan bir kişinin eski cinsiyetine dönmesine.
Transseksüel denilince bile sadece kadın transseksüeller yani erkekken kadın olanlar anlaşılıyor.Erkek bir transseksüelin erkek cinsiyetine geçme isteği yani erkek transseksüellik ise pek tahayyül edilemiyor.Onlar erkek fatma olarak erkek egemen toplumda makbule geçenler sınıfında sayılıyorlar ama evlenip çoluk-çocuğa karışırsa,toplumsal cinsiyeti kendi cinsiyle beraber olup tehdit etmezse.
Açıkça erkek transseksüel dendiği zaman bile transseksüelliğin nemenem bir şey olduğu beyinlerde yer ettiğinden,gene kadın transseksüeller akla geliyor.Çünkü açık olan,gözle görünür olduğu kadar eşcinsel gündemi de oluşturan onlar olduğu için,LGBTT'ler de kelime tanımlarına dikkat etmedikleri zaman,karıştırıp erkek transseksüelliğini kadın transseksüelliği olarak algılayabiliyor.Çünkü kavramlar ve ayrıntılar tam olarak bilinmiyor.
Peki trans eşcinsellik ne demektir?Ben bu güne kadar eşcinselliğin bu tarafını hiç düşünmemiştim,düşündürecek bir gündemle de karşılaşmamıştım.Cinsiyet değiştirip de,kendi cinsinle beraber olmanın mantığını bırakın kurmayı aklıma bile getirmemiştim.Yani bir erkek kadın olup da niye kadınla beraber olsun veya bir kadın erkek olup niye erkekle beraber olsun?Olsa-olsa kimliğini oturtamamış olabilir diye düşünüp,üzerinde durmuyordum.Tabii trans eşcinseller de "bizi kimse anlamıyor" demekle de çok haklı bir konuma geçiyorlar bu durumda.
Zaten hangi LGBTT bireyi birbirini anlayabiliyor ki trans eşcinselleri anlasınlar veya bilsinler?Ayrımcılığı,ötekileştirmeyi önce kendi aramızda yapmıyor muyuz?;Eşcinsellere göre transseksüellik bedeninle barışamamak,translara göre eşcinsellik de kendinle barışamayıp bedeninle idare etmek toplumsal yapıyı;Çünkü translara göre de erkek "erkek gibi",kadın "kadın gibi" olmalı.Biseksüeller ise zaten ne istediğini bilemeyenler.Hatta karşı cinsle olan beraberlikleri tamamen kamufle olmak için!
LGBTT'ler içinde en zor trans eşcinsel olmak,özellikle de erkek trans eşcinsel olmak.Önce cinsiyet ameliyatı geçirip erkek olacaksın,sonra da beraberliğini bir erkekle gerçekleştireceksin."Erkekle beraber olacaktın,kadınken niye erkek oldun" diyecekler.Anlamayacaklar kadın bedenine sahip olsan da bir erkek-trans bir erkek olduğunu,trans bir erkek olarak erkekleri sevebileceğini,trans bir eşcinsel olabileceğini.Çünkü biz daha kendimizi tanımıyoruz ki,ötekileri anlayabilelim.Birilerini anlamak için de illaki bir şeylerin vesile olmasını beklemeyelim karşılaştığımızda adaptasyon sorunu yaşamamak ve ayrımcılık yapmamak için.
Herkesin sevdiğini,herkes sever.Gerçek sevgi en ötekini sevebilmektir.Bunu da esirgemeyelim kendimizden.Çünkü beklentisiz-çıkarsız sevmek,sevilmek olarak dönecektir can-ı gönülden.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder