Muhafazakar-geleneksel heteroseksist yapıya inat hepimiz "küpeli Cuma öğretmen","eşcinsel futbol hakemi" gibi Don Kişot,Deli Dumrul,Manisa Tarzanı olmalıyız özgürlük için,gerçek demokrasi için.Lafla hiçbir yere varamayız yoksa.
Milli Eğitim müdürü Cuma öğretmeni gündeme gelmek için medyada yer aramakla suçlamıştı.Cuma öğretmen ülkenin en büyük gazetesinde bile yer bulabildiğine göre amacına ulaşmıştı.Ben Cuma öğretmenin böyle bir derdi olduğuna hiç inanmıyorum.Bir insan deli bile olsa gündeme gelmek için bu kadar çevreci,bu kadar duyarlı,kendisinin de iddia ettiği gibi bu kadar farklı olamaz.Saygının büyük-küçük herkese olması gerektiğini savunuyor,şiddete karşı çıkıyor,sürekli elde kitapla dolaşıp insanları okumaya teşvik ediyor,okul bahçesinde çöp topluyor,insanlar bir lokma ekmeğe muhtaçken,keyif verici maddelere verilecek paralarla kitap alınması için sigara ve alkole karşı eylemler yapıyor,atık kağıtları değerlendiriyor,kimyasal maddesinin toprağa karışıp canlılara zarar vermemesi için atık pil topluyor,arabasını satıp ağaçlandırma yapıyor,çocuklara hayvan sevgisini aşılamak için okulda hayvan besliyor,küresel ısınmaya karşı dikkat çekmek için elinde dövizle kilometrelerce yol kat ediyor ve son olarak farklılıklar ve özgürlük adına bir öğrencisinin,onun cesaretini sınamak için "Siz küpe takabilir misiniz" demesi üzerine kulağına küpe takıyor ailesinin bile kati suretle karşı çıkmasına,kendisinden utanmalarına rağmen mesleğini riske ederek.
Keşke medyada yer bulabilmek için herkes Cuma öğretmen kadar kendisinin tabiriyle Don Kişot veya Deli Dumrul gibi mücadeleci olabilse.Onun sayesinde anayasadaki boşlukların geleneklere göre doldurulduğunu,mahalle baskısına karşı kefil olanların güvencesinin sözde kaldığına şahit oluyoruz.Herkes siyasi veya kişisel özgürlükleri için açılım istediği gibi o da küpe takma özgürlüğü için açılım istiyor doğal olarak.Dediği gibi küpe yasaksa herkes için yasak olmalı.Küpeden rahatsız olanlar varsa,türbandan da bir o kadar rahatsız olanlar var.Kaldı ki küpeden rahatsız olanlar iddia edildiği gibi aileler değil de daha çok bürokratlar.Milli Eğiitm Bakanının müdahalesiyle zaten küpe için sürgün edilemeyeceğinden başka okula atanması durdurulmuş.Bakanın iddia ettiği gibi öğretmene verilen cezalar da sadece küpe değil,inatlaşma sonucu oluşan zıtlaşmalardanmış.Peki ne için inatlaşma ve zıtlaşma diye sormazlar mı insana?Cuma öğretmen yanlış-yasalara aykırı bir şey mi yapmış da inatlaşıp zıtlaşıyorlar.Kişisel inatlaşmalardan dolayı bırakın maddi ve zaman kayıplarını,kişilerin mahvolan psikolojilerinin telafisi var mı bu heteroseksist dünyada?Gücü olan güç yeterliliği yapsın haksız yere ve yaptıkları yanlarına kar kalsın,hiçbir şey olmamaış gibi yollarına devam etsinler,karşılarına bir daha heteroseksist egolarını tatmin etme fırsatı çıkınca değerlendirmekten kendilerini alıkoyamasınlar.Neden yanlış yapan müdürler,bakanlar istifa etmiyorlar veya görevlerinden alınmıyorlar;Çünkü bu kişisel geleneksel uygulamaları yapanların toplumdan ve temsilcilerinden aldıkları cesaretleri var.
Tek tipleştirici,insanları disiplin altına almak maksadıyla kaleme alınmış bir yönetmelikten Milli Eğitim Bakanı'da rahatsızmış ama neden bir şey yapılmıyor.Çok mu zor bunu yapmak?Kolay ama ya herkes küpe takarsa değil mi?Kadınlar takabilirmiş ama erkekler takamazmış "Müdür"ün dediğine göre.
Cuma öğretmen mesleğinin ticari amaçlı bir görev gibi yapanlardan değil de,öğretmeyi seven öğretmenlerden.Toplumların gelişmesi ve demokratik bir ortamda yaşayabilmeleri için güvenlik ve eğitim sisteminde yer alacakların sosyopsikolojik açıdan hazım derecesi yüksek insanlar arasından seçilmeleri gerekiyor profesyonel bir testten geçirilerek ama ne yazık ki gelişmemiş toplumlarda sisteme güdümlü kişilerin mesleksiz kalınca en kolay hatta torpille ulaşabildikleri meslekler haline gelmiş durumda bu birimler.
Muhafazakar-geleneksel heteroseksist yapıya inat hepimiz "küpeli Cuma öğretmen","eşcinsel futbol hakemi" gibi Don Kişot,Deli Dumrul,Manisa Tarzanı olmalıyız özgürlük için,gerçek demokrasi için.Lafla hiçbir yere varamayız yoksa.
Milli Eğitim müdürü Cuma öğretmeni gündeme gelmek için medyada yer aramakla suçlamıştı.Cuma öğretmen ülkenin en büyük gazetesinde bile yer bulabildiğine göre amacına ulaşmıştı.Ben Cuma öğretmenin böyle bir derdi olduğuna hiç inanmıyorum.Bir insan deli bile olsa gündeme gelmek için bu kadar çevreci,bu kadar duyarlı,kendisinin de iddia ettiği gibi bu kadar farklı olamaz.Saygının büyük-küçük herkese olması gerektiğini savunuyor,şiddete karşı çıkıyor,sürekli elde kitapla dolaşıp insanları okumaya teşvik ediyor,okul bahçesinde çöp topluyor,insanlar bir lokma ekmeğe muhtaçken,keyif verici maddelere verilecek paralarla kitap alınması için sigara ve alkole karşı eylemler yapıyor,atık kağıtları değerlendiriyor,kimyasal maddesinin toprağa karışıp canlılara zarar vermemesi için atık pil topluyor,arabasını satıp ağaçlandırma yapıyor,çocuklara hayvan sevgisini aşılamak için okulda hayvan besliyor,küresel ısınmaya karşı dikkat çekmek için elinde dövizle kilometrelerce yol kat ediyor ve son olarak farklılıklar ve özgürlük adına bir öğrencisinin,onun cesaretini sınamak için "Siz küpe takabilir misiniz" demesi üzerine kulağına küpe takıyor ailesinin bile kati suretle karşı çıkmasına,kendisinden utanmalarına rağmen mesleğini riske ederek.
Keşke medyada yer bulabilmek için herkes Cuma öğretmen kadar kendisinin tabiriyle Don Kişot veya Deli Dumrul gibi mücadeleci olabilse.Onun sayesinde anayasadaki boşlukların geleneklere göre doldurulduğunu,mahalle baskısına karşı kefil olanların güvencesinin sözde kaldığına şahit oluyoruz.Herkes siyasi veya kişisel özgürlükleri için açılım istediği gibi o da küpe takma özgürlüğü için açılım istiyor doğal olarak.Dediği gibi küpe yasaksa herkes için yasak olmalı.Küpeden rahatsız olanlar varsa,türbandan da bir o kadar rahatsız olanlar var.Kaldı ki küpeden rahatsız olanlar iddia edildiği gibi aileler değil de daha çok bürokratlar.Milli Eğiitm Bakanının müdahalesiyle zaten küpe için sürgün edilemeyeceğinden başka okula atanması durdurulmuş.Bakanın iddia ettiği gibi öğretmene verilen cezalar da sadece küpe değil,inatlaşma sonucu oluşan zıtlaşmalardanmış.Peki ne için inatlaşma ve zıtlaşma diye sormazlar mı insana?Cuma öğretmen yanlış-yasalara aykırı bir şey mi yapmış da inatlaşıp zıtlaşıyorlar.Kişisel inatlaşmalardan dolayı bırakın maddi ve zaman kayıplarını,kişilerin mahvolan psikolojilerinin telafisi var mı bu heteroseksist dünyada?Gücü olan güç yeterliliği yapsın haksız yere ve yaptıkları yanlarına kar kalsın,hiçbir şey olmamaış gibi yollarına devam etsinler,karşılarına bir daha heteroseksist egolarını tatmin etme fırsatı çıkınca değerlendirmekten kendilerini alıkoyamasınlar.Neden yanlış yapan müdürler,bakanlar istifa etmiyorlar veya görevlerinden alınmıyorlar;Çünkü bu kişisel geleneksel uygulamaları yapanların toplumdan ve temsilcilerinden aldıkları cesaretleri var.
Tek tipleştirici,insanları disiplin altına almak maksadıyla kaleme alınmış bir yönetmelikten Milli Eğitim Bakanı'da rahatsızmış ama neden bir şey yapılmıyor.Çok mu zor bunu yapmak?Kolay ama ya herkes küpe takarsa değil mi?Kadınlar takabilirmiş ama erkekler takamazmış "Müdür"ün dediğine göre.
Cuma öğretmen mesleğinin ticari amaçlı bir görev gibi yapanlardan değil de,öğretmeyi seven öğretmenlerden.Toplumların gelişmesi ve demokratik bir ortamda yaşayabilmeleri için güvenlik ve eğitim sisteminde yer alacakların sosyopsikolojik açıdan hazım derecesi yüksek insanlar arasından seçilmeleri gerekiyor profesyonel bir testten geçirilerek ama ne yazık ki gelişmemiş toplumlarda sisteme güdümlü kişilerin mesleksiz kalınca en kolay hatta torpille ulaşabildikleri meslekler haline gelmiş durumda bu birimler.
Muhafazakar-geleneksel heteroseksist yapıya inat hepimiz "küpeli Cuma öğretmen","eşcinsel futbol hakemi" gibi Don Kişot,Deli Dumrul,Manisa Tarzanı olmalıyız özgürlük için,gerçek demokrasi için.Lafla hiçbir yere varamayız yoksa.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder