Eşcinsellik hem kadın, hem de erkek ruhu taşımaktır.
Heteroseksist bir dünyada toplumsal cinsiyet denilen şey toplumla beraber eşcinsel bireylerde de homofobi yaratmatadır.
Bu da bazı eşcinsel bireylere herhangi bir cinsiyette nefes almaya itmektedir;
Ya transseksüel olmak zorunda hissediyorlar kendilerini, ya da doğdukları biyolojik cinsiyetle tanımlayıp gizli eşcinsel oluyorlar.
Oysa eşcinsellik diye bir gerçek var, transseksüellik değil.
Ne doğanın yarattığı beden yanlıştır, ne de ruh; Heteroseksizmin toplumsal cinsiyet rolüne uymuyor diye ruh yanlış bedende doğmuş denilebilir mi?
Sen doğduğun bedende ne olursan ol, o beden seni her şekilde taşır.
Ama ruhunda psikolojik bir durumu varsa, bedeninle savaş halinde olabilirsin.
Bu savaştan galip çıkılmaz; çünkü doğayla savaş olmaz.
Çünkü her zaman gerçekler ve doğrular kazanır; yapaylıklar ve yanlışlar değil!
Kendin ol, gerçek ol, doğal ol, eşcinsel kal!
Bir cinsel yönelim vardır, bir de biyolojik cinsiyet; gerisi heteroseksizmin toplumsal cinsiyet tuzaklarıdır..!
Zaten transseksüellik heteroseksizme paralele geçici bir süreçtir...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder