Ekşi Sözlük'te "Lezbiyen kadınlara gey dendiğini bilmemek" başlığıyla karşılaştım. Başlıkla ilgili yorumda bulunan da olmamış. Aslında lezbiyenliğin de eşcinsellik olduğunu ve onlara da gey denilebileceğine gelinceye kadar daha bilmediğimiz o kadar çok şey var ki eşcinsellikle ilgili.
Bir şeyleri yanlış bilmemizin sebebi, eşcinselliğin tabu olmasından dolayı hayata geçirilemeyip görünür olmaması. Durum böyle olunca herkes doğruyu öğrenemiyor, yanlışların üzerine bir düşünce sistemi inşa ediyor. Bu da zamanla pekiştirilip, doğrusuna eşcinseller tarafından bile itiraz edilebiliyor. Mesela daha hala eşcinsellerin cinsel işlev bozukluğu yüzünden, yani penislerinin sertleşmemesinden dolayı mecburiyetten anal ilişkiye giren erkekler zannedilmesi ve transseksüellikle eşcinselliğin bile ayırt edilememesi bunun en öne çıkan örnekleri. Yani 70'lerde, 80'lerde nasıl bir algı varsa, aynı anlayış eşcinsellerin genelinde hala mevcut.
Bu yanlış bilgiler üzerine sadece yanlış düşünce sistemi inşa edilmiyor, eşcinsellerin yaşam biçimi de bu yanlış bilgi üzerinden şekilleniyor. Gene benzer basit bir örnek vereceğim. Eğer eşcinselsen, travesti-transseksüel sayılabilirsin. Eğer penisini kullanabiliyorsan, eşcinsellik sana yakıştırılamıyor. Kalkıyorsa niye erkekliğine leke getiriyorsun diye düşünülüyor. Yani "cinsiyet kimliğiyle cinsel yönelimin ayırımın yapacak konumda bile değil eşcinsellerimiz" diyeceğim ama, "cinsiyet ne, yönelim ne?" diyeceklerini çok iyi biliyorum.
Eğer biraz bilgiye dayalı konuştun mu eşcinsel çevre tarafından dışlanıyorsun zaten ukalalık yaptığın zannedilerek. Bilinçli eşcinsel olmak kendi camianda öteki olmana neden olabiliyor. Bilinçli olmak azınlıkta kalınca da, eşcinsel hareket yerinde sayıyor haliyle. Küçümsediğim falan zannedilmesin ama, "Onur" yürüyüşlerimiz artık sayıca katılım bakımından rekorlar kırıyor ya ülkemizdeki LGBT'lik adına, keşke o katılanlar kadar olsaydı bilinçlilerin sayısı. O kadar kişi mutlaka yakınlarındaki kişileri de etkileyip bilinçlendirecektir.
Zaten eşcinselliği-ni doğru bilmek öyle insanı tepeden baktıracak bir bilgi gerektirmiyor ki. Sadece kendini heteroseksizmden kurtarıp ne olduğunun, kim olduğunun farkında olmaktan ibaret. İşte eşcinsellerimizin cahilliği kendilerini keşfedip, kendisiyle barışamamaktan ibaret. Eşcinsellerin haklarına sahip çıkması da aslında bundan ibaret; Kendini tanıyıp, kendini sevmek ve kendinden utanmamak. Gerisi daha kolay gelecektir.
Eşcinseller kendilerine sahip çıktıktan sonra homofobi de, transfobi de birer teferruat. Ben kendime inanıp-güvenip, kendime sahip çıktıktan sonra, homofobi cahil insanların gerzekliğinden başka bir şey olmayacaktır. Sinek vızıltısı kadar bile rahatsız etmez insanı. Eşcinselleri rahatsız eden kendi korkuları, kendileriyle barışamamaları, kendi homofobileri. Ve bu da heteroseksizm tarafından homofobiye fırsat olarak çok güzel kullanılıyor.
Konumuz lezbiyenlerin de gey olduğu ve bunun bilinmemesiydi değil mi? Bunun sebebi de yukarıdaki anlattıklarımla alakalı. LGBT'lerin görünür olmayıp, kendilerini ifade etmemelerinden kaynaklanıyor. Bir şeyler pratiğe geçmeyip sözde kalırsa, tabiki de yanlış öğrenilip, yanlış tanımlanabilir. Ayrıca bu o kadar kafaya takılacak bir şey değil. Kadın eşcinsele lezbiyen, erkek eşcinsele gey denilmesi cahillik de sayılmayabilir, LGBT'ler arasında ayrımcılık da sayılmayabilir. LGBT dünyasında erkek eşcinselliğinin gölgesinde kalmak diğer LGBT'leri huzursuz edebiliyor ama bunu değiştirmek de gene LGBT'lerin kendi elinde. LGBT'liği akademik düzeyle beraber toplumsal bazda hayata geçirebilirsek, yanlış tanımlamalar da sona erecektir, LGBT'lere yapılan ayrımcılıklar da.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder