Eşcinsellik diye bir şey olur da eşcinsel bakış açısı ve eşcinsellik karşıtlığı oluşmasına izin vermese de eşcinsel kültür olmaz mı peydahlansa da, peydahlanamasa da? Belki eşcinselliği çağrıştıran ifadelerin arkasında eşcinsellik olmayabilir ama gördüklerimin bende eşcinselliği çağrıştırmasına bir engel mi var? Sonuçta eşcinsellik dediğimiz şey de insana dair bir şey değil mi? Sen davranışta bulunurken aklında eşcinsellik yoktur belki. Yaşadığın çevre o şekilde davranmana sebep olmuş olabilir heteroseksizme rağmen ama eşcinselliğin de yanlışta olsa bir protipi oluştuğu için, feminen giyim-kuşam ve davranışlar bir çok eşcinselde eşcinsellik algısı yaratıyor. Gerçekten hiç mi yoktur bu feminen davranışların arkasında heteroseksüellik dışında bastırılmış bir şeyler? Mesela bugün parkta spor yaparken yanı başımdaki tenis kortunda maç yapan gençlerden biri her sayı kaybettiğinde "Ayyy!" diye bağırıyordu. Görüntüde bir şey yoktu ama...
Bu yazıyı dün yazacaktım. Ara-ara sayacına bakıyorum bende eşcinselliği çağrıştıran her türlü haberi paylaştığım Denizli Gay LBT bloğumun. Dün gene bir ünlümüzün çocuğu "gay mi?" diye merak edilmiş giyimi-kuşamından dolayı epeyce kişi tarafından. Eşcinseldir demediğimin altını çizmek istiyorum tekrardan. Bir moda yazarımızın dediği gibi erkek-kadın giyimi birbirine girdi artık ve gençler de cinsiyetçi kültüre karşı daha cesur davranıp rengarenk giyinebiliyorlar. Benim buna da bir lafım olamaz zaten. Dahası hoşuma gidiyor cinsiyetlerin belli kalıplara hapsedilmesinden kurtulunmaya başlandığı için. Ama bu hoşluklar, hoşlanmalar bende eşcinsellik duygusunu da çağrıştırıyor. Belki benimki de, toplumsal cinsiyet rollerini içselleştirmeden kaynaklanıyordur veya hissettiklerim savunduğum gibi eşcinselliğe dair şeylerdir.
Çok aykırı çevrede yaşamayan dışındakilere toplum feminenliği erkekliğe yakıştıramıyor da, eşcinsel çevreden bazıları bu feminenliği eşcinselliğe yakıştıramıyorlar ya... Tamam yakıştıramasınlar, buna da lafım yok ama benim ne hissettiğime ve hislerimi yansıtmama bir engel mi var? Sonuçta benim düşündüğüm gibi düşünen, eşcinselliği benim algıladığım gibi algılayan bir kitle var ve ne kadar kabul edemesek de maçoluktan uzak yumuşak bir kültürü var eşcinsellerin. Bu da yansıyor dışarıya bazılarımız ne kadar rahatsız olsak da. Ve benim eşcinselliğe dair bu hissettiklerimin dışarıya yansıması eşcinseller tarafından reddedilebiliyor. Ben de toplumsal cinsiyet kalıplarına uyulmasını kabul etmeyenlerdenim cinsiyetçiliği pekiştirdiği için ama istediğim kadar eşcinsellikle bağdaştırılan feminenlikten giyim-kuşam olarak uzak olsam da sonuçta davranış ve konuşma olarak 100 metre öteden ne olduğum anlaşılıyor. Bu yapım, ne birilerine özentiden, ne de heteroseksizmin maçoluğundan kendimi uzak tutma hali. Sadece içimden geldiği gibi davranıyorum. Bloğumda paylaştıklarımla da düşünüldüğü gibi ne birilerini eşcinsel yapma, ne de o kişiyi eşcinsel olarak lanse etme derdim var. Eşcinselliğimle örtüşen bir şeyleri paylaşmaya, ifade etmeye çalışıyorum o kadar.
Kusura bakmayın ama ben adına eşcinsel kültürün parçalarından biri olarak gördüğüm bu yumuşaklığı ve rengarenkliği eşcinselliğin dışında tutmaya çalışanların, içselleştirdikleri homofobilerinin olduğunu düşünüyorum. Çünkü eşcinselliğini en yakın çevresinde paylaşamayan eşcinsellerin, eşcinselliği çağrıştıran her durumdan rahatsız olma halleri var. Eşcinsellerin açık olmamasından şikayet ediyoruz ya, bunun sebebi ve sorumlusu eşcinsellerimizden başkası değil. Mesela eşcinsellik hem yasal, hem de toplumsal bazda normal karşılansa bile şu anki eşcinseller hemencecik açılamayablirler. Tamam açık olan eşcinseller, transseksüeller var ama onlara ar damarları çatlamış olarak bakıyor çoğunluğu oluşturan gizli eşcinseller, daha doğrusu eşcinselliğini saklayan eşcinseller.
Aslında eşcinselliği çağrıştıran durumlara karşı çıkan eşcinsellerde de aynı duygu uyanıyor ama eşcinsellikleriyle barışmadıkları için buna karşı çıkıyorlar. Yoksa niye tepki göstersinler ki? Eşcinselliğin protipleşip önyargıya sebep olabileceğini düşünecek kapsitede eşcinsellerimiz olsaydı, şu anda homofobi diye bir şey kalmazdı zaten. Eşcinselliğimizle barışamadığımız için bırakın eşcinselce yaşamayı, daha hayata pembe gözlüklerimizi takıp eşcinselce bakamıyoruz bile. Oysa eşcinselliğimizi utanmadan yaşayıp hayata geçiremedikten ve eşcinsel kültürü öyle veya böyle oluşturamadıktan sonra, eşcinsellikle ilgili yasaları kullanabilmemiz de o kadar kolay olmayacaktır. Zaten eşcinsel kültür oluşturulabilseydi, şimdiye kadar yasalar da çıkardı, gerektiği gibi kullanılırdı da.
Konuyu bağlamak gerekirse... Heteroseksist kültürde eşcinsellik konusunda önyargıya sebep de olsa, benim bir eşcinsel bakış açım var hayata pembe gözlüklerle baktığım. Bu da benim en doğal hakkım ve ifade özgürlüğüm. Birisine "erkek gibi" demek onur verici oluyor da, doğanın bir parçası olan eşcinsellik ve ifadeleri niye hakaret olsun ki? Asıl eşcinselliğin hakaret olarak algılanması hakarettir eşcinsellere.
Son olarak, bloğumda sadece giyim-kuşam olarak değil de hayatın her birimindeki eşcinselce yaklaşımları da paylaşıyorum eşcinselce bulduğum için. Çünkü eşcinsellik dediğimiz şey aynı cinsten kişilerin birbirine yakınlaşması değil mi? O yakınlaşmalar arkadaşça, dostça olabilir ama bana eşcinselce geliyor. Ve bu da hoşuma gidiyor bir eşcinsel olarak bazılarını rahatsız etese de. Ben heteroseksüel görsellikten nasıl rahatsız olmuyorsam bir eşcinsel olarak, herkesin de eşcinsellikten rahatsız olmamayı öğrenmesi gerekiyor. Öğrenemiyorsa da kendisini tutmayı öğrenecek.
Eşcinsel kültür dediğin nedir ki? Belli bir kalıba oturtursak heteroseksizmden ne farkı kalır? Dolaylı bir şekilde de ifade edilecektir, gerçek kimliğini oturtup oluşmaya başlayıncaya-ortaya çıkıncaya kadar heteroseksist çevreden etkilenecektir de. Eşcinsel kültür oluştuktan sonra, heteroseksizm de yumuşayıp egemenliğini bırakacaktır zaten. Homofobi de zaten bu yüzden ya; Cahillikten eşcinselliğin dünyaya hakim olma korkusu. Her zaman diyorum; Ahlak-mahlak bahane.
Eşcinsellerin hayata sadece cinsel olarak bakmadıklarını da hatırlatmama gerek yok sanırım:
http://denizliglbt.blogspot.com/
Son bir not: Aslında erkek egemen kültürün her bir parçası buram-buram eşcinsellik kokuyor. Cinsiyetlerin kategorileştirilmesi ve bundaki hoşnutluk... Erkekliğin sınırlarının çizilmesi ve de bunun homofobi olarak yansıması... Ve eşcinselliğin bastırılmışlıklarının çeşitli bahanelerle "light" şekilde pörtlemesine rağmen inkarı... Daha da uzatabiliriz aslında...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder