20 Temmuz 2013 Cumartesi

Keşke annem değil de iki babam olsaydı


"Fotoğraf", ötekilere karşı empati kurulabilmesi adına yapılan çalışmalardan bir örnek.

Bir itirafta bulunmak istiyorum. Şu anda yaşamasa da babam vardı. Annem yaşıyor hala. Sevgi sorunu yaşamadım hiç. Kültür elverdiği ölçüde sevildim. Hayatta, "Şöyle olsaydı, böyle yaşamım olurdu" diye de hayıflanmadım. Çünkü dünyaya bir şekilde gelmiş miyim, gelmişim. Şükür. Sıfırdan başlamak diye bir şey var, başlanabiliyor yani. Hayatı lehimize döndürme şansımız var sonuçta. Daha iyi koşullarla, daha ileride bir kişi olamazdım diye düşünüyorum. İnsan ne kadarsa, o kadar oluyor işte. Belki de öyle değildir, bilmiyorum. 

Konunun fotoğrafla ne alakası var veya konuyu nereye bağlayacaksın diyorsanız... Çocukken insan farkına varmıyor. Sana ne şekilde sevgi verilirse, o şekilde alıyorsun. Sevgi eksikliği çekmediğimi belirtmiştim. Ben öyle mıncık-mıncık sevgi sevdalısı birisi de olmadım hiçbir zaman zaten. Ama şu anda, yani 44 yaşımda, bana 20'li yaşlarında sahip olan, 60'larında iki tane erkek eşcinsel ebeveynimin olmasını, onlar tarafından sevilmek, onların sorumluluğunu almak, kısaca eşcinsel bir ailemin olmasını isterdim. Eğer aile diye bir kavram gerçekse, bu benim yapıma uygun olmalı-ydı. Eğer şu anda aile kavramına karşıysam, şu anki sistemin aile anlayışının benim yapıma ters olmasından ve bu yapının eşcinsellere dayatılmasından dolayıdır. Hiçbir şey paylaşamadığım için, bana hiçbir şey vermeyen heteroseksüel, heteroseksist aile yapısını nasıl ve niye benimseyeyim ki. Tamam insanlar doğursunlar, etsinler ama birilerinin yapılarına uygun yaşamlarına da müdahele edilmemesi gerektiğini öğrensinler

Bir çok eşcinsel farkında veya değil ama bu heteroseksüel yapı eşcinsellere işkenceden başka bir şey değil. Eşcinsellerin heteroseksüelliğe, heteroseksizme maruz kalması gerçekten kaldırılabilecek bir şey değil. Eşcinselliğiyle tam anlamıyla barışabilen eşcinseller bu yükün altına girmeyebiliyorlar ama heteroseksüel yaşama mecbur kalmış ve onun ağırlığı altında ezilen eşcinseller çoğunlukta. Yani yapılarına uymadığı halde heteroseksüel aile yapısına uymaya çalışan eşcinsellerden bahsediyorum. Açık eşcinsel olarak yaşayamadıkları için gerçek anlamda ailesiz büyüyen eşcinseller, adına aile dedikleri sevgi yoksunu yaşamlar kuruyorlar kimseye bir şey veremedikleri, kimseye faydası olmayan, 

Heteroseksizmin istediği bu olabilir ama eşcinseller bunu istemiyorlar işte. Bunun zararına sadece eşcinseller değil, heteroseksüeller de maruz kalıyor. Çünkü eşcinsellerin kurmaya mecbur bırakıldıkları sahte aileler, heteroseksüellerle kuruluyor. Ve heteroseksüel aile kurulunca eşcinseller heteoseksüel olmuyorlar. Sadece heteroseksüellik maskesi takıyorlar. Heteroseksizm bunu biliyor ve bu ikiyüzlülüğe razı zaten. Aile olayını dayatmasının sebebi de namının yürümesi. Varolsun da nasıl varolursa olsun.

Diyebilirsiniz ki, heteroseksüeller de heteroseksüel aile ister, heteroseksüeller için heteroseksüel aile daha uygundur. Ben de diyorum ki, heteroseksüellik hetero-seksistleşmiştir, doğallığını kaybetmiştir. Kurallarıyla, dayatmalarıyla sadece eşcinsellere değil, heteroseksüellere de zarar vermektedir. Çünkü herkesin doğal yapısından feragat edip uymak zorunda bırakıldığı rol kalıpları vardır. Dışına çıkarsan dışlanırsın. 

Mesela eşcinselliği kabul etmiyor genelde heteroseksüeller veya en fazla lafta kabul ediyorlar. Ama eşcinseller herkesin eşcinsel olması için dayatmıyor. Yani heteroseksistleşen heteroseksüeller cinsiyet ve cinsel yönelim ayrımcılığı yapıyorlar. O yüzden eşcinsel aile sistemi daha özgürlükçü olduğu için, doğallık anlamında daha normal. Ayrımcılığın, idealizmin olmadığı ortamlarda da çocuklar daha normal yetişecektir haliyle. Cinsiyeti, cinsel yönelimi ne olursa olsun, normal olan, insanlar arasında ayrım yapmayandır. Eğer bir aile çocuğunun eşcinsel olmasını istemiyorsa, üzerinde konuşulacak bir şey yoktur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder