4 Temmuz 2013 Perşembe

Gizli eşcinselliğin gizlenen eşcinsellikten farkı

Evlenmişler, çoluğa-çocuğa karışmışlar ama hiç işleri-güçleri yokmuş gibi eşcinsellere saldırıyorlar. Eşcinsellerin bugüne kadar kime zararı olmuş ki? Yok, illaki nefret edecekler, illaki hedef gösterecekleri ki, eşcinsellerin başlarına bir şey gelsin, onlar da rahatlasınlar. Neden? Çünkü bu sayede bilinçaltlarındaki gizli eşcinselliği kimse farketmeyeceği gibi, uyanıp kendilerini de rahatsız etmeyecek. Çünkü etraflarındaki eşcinselleri gördükçe, içlerindeki eşcinsellik de onları dürtüklüyor ve ortaya çıkma, dolayısıyla öğrenilme korkusu yaratıyor. Siz hiç heteroseksüelliği veya eşcinselliğiyle ilgili sorunu olmayıp, homofobik olan biri gördünüz mü? Cinsel kimliğiyle barışık ve mutlu olan insanın, başkalarının cinsel kimliğiyle ilgili sorunu ve takıntısı olmaz. Bakmayın "Ben heteroseksüelim, cinsel kimliğimle ilgili bir sorunum yok ama homofobik değilim, sadece eşcinselliğe karşıyım." dediklerine bazılarının. Karşıtlık homofobi değil mi zaten? Niye karşı oluyorsun rahatsız değilsen eşcinsellikten? Ben niye rahatsız olmuyorum o zaman cinsel yönelimlerden? Çünkü homofobiye rağmen barışığım eşcinselliğimle ve kendimden emin olduğum için bilinçaltımda beni dürtükleyen, rahatsız eden bir şey yok.

Bilinçaltlarından habersiz, bilimsel çalışmalarından, araştırmalarından da uzak yaşadıkları ve dolayısıyla kendilerini keşfedip, kendileriyle barışmaları söz konusu olmadığı için, hayat boyu şiddet boyutu yüksek homofobik olma ihtimalleri çok yüksektir doğmaların esir aldığı toplumlar. Onlar için yapılabilecek pek bir şey yok aslında yasalarla yaptırım uygulamak dışında. Çünkü insanların araştırma, öğrenme kapasiteleri yoksa veya zorlamıyorlarsa kendilerini bir şeyler öğrenmek için, başkalarının onları kendileri konusunda ikna etmesi çok zordur.

Freud'dan günümüzdeki psikologlara, araştırmacılara kadar homofobinin-eşcinsel karşıtlığının sebebinin bilçaltındaki gizli eşcinsellik olduğu biliniyor artık. Buna rağmen hala eşcinselliğinin farkında olup da, eşcinselliğin hastalık olduğuna inananlar, tedavi etmek ve olmak isteyenler var ama en çok onlar çark ediyorlar ve özlerine, eşcinselliklerine dönüyorlar. Siyasisinden, bilimcisine kadar en sonunda eşcinselliklerini itiraf ediyorlar; Bir gün eşcinsellikten kurtulacaklarına inandıkları için eşcinsellik karşıtı olmuşlar.

Gizli eşcinselliği, (bilgili oldukları halde gizlenen eşcinseller beraber), zırıl-zırıl eşcinsel olup da, toplumsal kaygı kaynaklı mecburiyetten evlenip, erkek görünmek zorunda olan eşcinsellerle karıştırmayalım. Onlar sadece çevrelerine karşı gizliyorlar eşcinselliklerini. Eşcinselliklerinin farkındalar ve yaşıyorlar. Yaşayamasalar bile eşcinselliklerinin farkındalar. Onların homofobisi ancak kendilerine karşı olabilir. Eşcinselliklerini yaşarlar, en fazla bir daha seksleri gelene kadar pişmanlık duyabilirler.

Eşcinselliğini yaşayıp da şiddet boyutunda homofobisi olanlar olmuyor mu? Tabi ki de fazlasıyla oluyor ama onlar da eşcinselliklerini hiç kabul etmiyorlar ki. Hatta eşcinsellik kelimesini hakaret olarak algılıyorlar. Kendi cinslerine karşı da olsa erkekliği sadece aktiflikle özdeştirdikleri için, erkekliklerinden şüphe etmiyorlar. Onlar, neden kadınlara değil de, erkeklere karşı erkeklik yaptıklarından dolayı homofobik oluyorlar. Yani duyulursa aşağılanmaktan, dışlanmaktan korkuyorlar. Sanırım bunların eşcinselliği bilinçaltlarından pörtleyip, erkeklik dayanağıyla vücut buluyor ama barışılamadığı için homofobileri gene şiddetli oluyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder