Haberin başlığı, "İstanbul'da bir trans daha öldürüldü". Artık söyleyecek sözümüz de kalmadı nefret cinayetleriyle ilgili. Durumun nedenlerini-niçinlerini her yönüyle ele aldık. Sadece devletin "dur" demesi kaldı. "Dur" demediği ve demek istemediği için de "Bir trans daha öldürüldü" demeye devam edeceğiz bu gidişle.
Zaten kimsenin umrunda değil ki. Sonuçta ölen bir trans! Ne ailesi kabul ediyor, ne toplum kabul ediyor, ne de resmi olarak tanınıyor, tanımlanıyorlar. Sadece su testisi su yolunda kırıldı muamelesi yapılıyor. Çünkü heteroseksist sisteme göre eşcinseller, transseksüeller, tüm LGBT'ler birer ahlaksız, sapık, hasta, seks manyağı, günahkar, düzen bozucu...
LGBT hareketi güçlenmediği sürece de değişen bir şey olacağını zannetmiyorum. Çünkü heteroseksist bir toplum olan Türkiye'de herkes resmi anlmda sünni müslüman ve heteroseksüel! Hal böyle olunca bu ülkenin yasasının, yargısının homofobik, transfobik olması da olağan, başbakanının, milletvekilinin homofobik, transfobik olması da olağan.
Zaten açıkça dile getiriyorlar da sadece % 50'nin temsilcisi olduklarını. Sözde "herkesin devletiyiz" diyorlar ama bunun sadece sözde kaldığını herkes biliyor. Çünkü onların kategorisine dahil olabilmek için, onlar gibi ahlaklı, ahlakçı olman şart. Yani heteroseksüel ve müslüman olacaksın biraz önce de dediğim gibi ve bu kurallara göre yaşayacaksın. Yoksa yok sayılıyorsun, yok ediliyorsun, yok edilmen görmezlikten geliniyor.
Ne acı bir insanın, cinsel yöneliminin heteroseksist sistemin ahlak anlayışına ters olduğu düşüncesiyle güvenliğinin sağlanmaması. Nasıl bir ülke yönetimidir ki bu, vatandaşları arasında ayırım yapıyor, vatandaşları arasında taraf tutuyor ve kendi ideolojisine ters düşenleri ahlaksız ilan edip öldürülmelerine seyirci kalıyor.
Yasa yapılıyor, varolan sistemin devamlılığını sağlamak için. Seçim yapılıyor, sadece çoğunluğun iktidarını sağlamlaştırmak üzere kurallar çerçevesinde. Yani çoğunluğa uyarsan öyle temsil edilebileceksin, öyle söz hakkın olacak, öyle güvenliğin sağlanacak. Uymuyor kardeşim sizin yaşam biçiminiz bize ve korumuyor bizim canımızı. Bunun başka bir ifade şekli var mı?
Daha fazla da bir şey söylemenin anlamı yok. Eğer LGBT'ler haklarına sahip çıkmıyorsa, homofobik bir sisteme laf söylemek, çene yormaktan başka bir şey değil. Heteroseksizmin nefretinden kurtulmamızın tek yolu, LGBT'ler olarak haklarımıza pratikte de sahip çıkmak. Çünkü yasaları değiştirecek olan bizim yaşam biçimimiz, yaşam kültürümüz olacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder