20 Nisan 2013 Cumartesi

Erkekliğe laf edilebilmeli!

"Biz bir bok yedik, gidin hastaneye bakın!"

Erkekliğe laf edilebilmeli. O erkekliği yaratan kim? Erkeklik kendileri-erkekler tarafından idealize ediliyor, sonra da o ideal erkeğe uyamayınca, "erkekliğine laf etti" oluyor. Ya erkekliği yüceltmeyeceksin, ya da o yücelttiğin erkeklik mertebesine yakışmayınca sesini çıkarmayacak, kuyruğu-kulağı kısıp defolup gideceksin! Hem kendini en üstte göster, hem de altta kalınca hazmedemeyip, "tahrik oldum" bahanesiyle eksiklik hissettiğin kişileri komplekse girip katlet. Ne akıllı şey şu erkeklik?

Tabi tek suç erkeklerde değil. İkinci, üçüncü sınıflığı sineye çekip erkekçilik yapanlar da bir o kadar suçlu. Ne demekse "erkek sahip!" veya erkeğe, erkekliğe teslimiyet? Senin aklın-fikrin yok mu? Kendini cinsiyet anlamda teslim edersen, egemen konumdaki erkek cinsiyeti de sana istediği şekilde davranır tabi. Egemenliği belirleyen sadece egemen güç değildir, o egemen gücü tanıyan ve egemenlik altında yaşamayı kabul edendir. Hatta teslim olup egemenliği kabul eden tek suçludur bile diyebilirim. Sen teslim olmazsan erkeklik neyi teslim alacak? Herkes teslim olmayı kabul etmezse, teslim almak diye bir şey de olmayacaktır.

Çaresizlik mi dediniz? Ne çaresizliği be! Bile-isteye erkeklik zorbalığını kabul edilip onaylayarak tescilliyorsunuz.

İnsan nasıl kendini yok sayan heteroseksist bir sistemle varolmaya çalışır aklım kesmiyor. Beni istedikleri kadar dışlasınlar, aşağılasınlar, yok saysınlar, hatta yok etsinler gene de başkası aracılığıyla değil, kendim olarak varolmak isterim. Zaten başkası egemenliğinde varoluş, varoluş mudur? Bu şekilde varoluş krallık dönemi ilkelliğidir. Herkes kendisinin kralı olmalıdır. Olamıyorsan da şiddeti, öldürülmeyi gözönünde bulunduracaksın. Haa, hiç kimse ölümü hak ediyordur demek haddime değil, haşa. Hiçbir şekilde şiddet veya cinayeti kabul edemem. Ama insan da kendini yılanların, kaplanların ortasına göz kapalı atar mı? Hiç önlemini almaz mı?

Ne için bu fedakarlık? Aile, çoluk-çocuk, sevgi için mi? Değer mi? Şimdi hiçbirine sahip değilsin ama. Hadi yanıldın diyelim. İlk şiddetten sonra neden, şiddete karşı önlem alınmaz. Ne özelliği var şu aile ve evlilik dedikleri şeyin? Nikah memurunun imzası ve toplumun onayı mı? Kendi öz ailen bile kurtarabildi mi seni? Nerde peki senin hayatın şu anda? İnanılan heteroseksist değerler insanın hayatını koruyor, kurtarıyor mu?

Bana göre toplumsal varoluş bir yan varoluş şekli olmalıdır en fazla. Önce bireysel olarak varolmayı öğrenmelisin. Sen, sen olmayınca, başkasının adıyla varolmak ne kadar tatmin edebilir ki seni? Hayat bu şekilde-teslimiyetçi bir şekilde öğrenilince insan böyle mi tatmin oluyor acaba? Veya gene gele-gele yapıya, genlere mi geliyoruz? Çevre sadece yapıya uygun mu varoluyor? İnsanın içinden gelmese, çevre etki edemez mi?

Ama şöyle bir gerçek de var. Olumsuz çevreye karşı, yetersiz yapıları koruyabilir, olumsuz egemen güçleri bertaraf edebiliriz. Zamanla da bu kötü egemen çevre ve sistem alışkanlıklarından kurtulabiliriz.

Sinirlenmemin sebebi, Altı ay önce evlenen bir kadın, kocası ve kocasının ailesi tarafın şiddetli bir şekilde dövülüyor. Vücuduna ütü basılacak kadar falan. Nasıl bir sadistlikse. Sonra hastanenin acil servisinin önüne atılarak kaçılıyor. Kadının yakınlarına de telefonla haber veriliyor. Ne diye mi? "Biz bir bok yedik, gidin hastaneye bakın!" diye.

Tanrım nasıl bir utanmazlıktır bu? Burada ölen kadın mı, insanlık mı? Ölen kadının kocası ve ailesi yakalanıyor, tutuklanıyor. Kocanın kadını öldürmesinin gerekçesiyse, kadının erkekliğine laf etmesi-ymiş!

Bu erkeklik dedikleri ne acaba? Penisten başka bir şey olabilir mi? Erkekliği penise indirgersen, erkek egemen bir toplumda da yaşarsan, bu vahim sondan kaçılabilir mi?

Hayır anlayamadığım, erkekliğini yerine getiremediğin kişiyi öldürünce erkeklik yerine mi geliyor? Öldürerek daha güçlü mü erkek olunuyor? Veya erkekliğinin yetersizliğini örtmüş mü oluyor cinayetle? Kim kazandı şimdi? Erkeklik mi? Öldürmek başarı mı oluyor? Sahi egemenlik başarı mı?

İnsanın kendine ve karşısına saygısızlıktan başka bir şey değil egemenlik. Egemenlik karşındakine güvenmemek demektir, ona her anlamda güç yeterliliği yapmak, onu küçük görmektir.

Hayatta insanlar kapasiteleri ölçüsünde vardır. Kapasitesi fazla olanın, özellikle fiziksel kapasitesi fazla olanın, başkalarına hükmetme hakkı yoktur. Varsa bir üstünlüğün, koy ortaya, faydalanmak isteyen faydalansın. İlla ki hizmet mi alman gerekiyor gücünün karşılığı olarak veya esir mi alman gerekiyor karşındakini.

Güç de, güç olsa! Zayıflıktan başka bir şey değil. İnsanlara zorbalık yapmak ne kadar güç sayılabilir ki?

Gücün kaynağını hatırlatmakta fayda var. Heteroseksist iktididarlar. İsteseler öyle bir eşitlik sağlarlar ki. Heteroseksist sistemin amacı, ideali erkekliğin üstünlüğü ve daimiliği değil mi? Kime karşı kimi savunacağız veya suçlayacağız ki? Bir yerde eşitsizlik varsa, bu zincirleme şekilde devam eder gider. Bizdeki eşitsizlik de en tepeden varsa?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder